{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.                                              <br>İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI<br>ESAS NO\t: 2019/440 <br>KARAR NO\t: 2019/649<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/12/2018<br>NUMARASI\t: 2018/939 Esas, 2018/1307 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:  04/04/2019 <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;                                       <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında internet sitesi yapımına ilişkin ilişkisi kurulduğunu,  kurulan bu ilişki çerçevesinde tarafların işin tanımı ve nasıl olacağı üzerinde mail yolu ile anlaştıklarını, davacının anlaşma gereğince edimini yerine getirerek 20/03/2018 tarihinde ilgili sitenin devreye girmesini sağladığını, hak ettiği ücretin bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ödenmemesi üzerine alacağının tahsili hususunda İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durmasına sebebiyet verdiğinden, itirazın iptaline, takibin devamına, davalın takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacının davasının yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun bir takip bulunmadığından davanın bu nedenle usulden reddine yönelik karar tesis edilmiştir.Karar süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın süresinde cevap dilekçesini vermediğini, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle yazılı delil ile ispatlandığını, taraflar arasında web sitesi yapımına yönelik eser sözleşmesi mevcut olduğunu, eser sözleşmesinin başlangıcı ile ispatının mümkün olduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmalarının eser sözleşmesinin olduğunu kanıtladığını, sözleşmenin elektronik ortamda kurulduğunu, bu kapsamda sözleşmenin davalı şirketin yetkilisinin adresinde kurulumunun gerçekleştiğinin ve icra takibinin yetkili yerde yapıldığının kanıtlandığını, borcun götürülecek borç olması nedeniyle icra  dairesinin yetkili olduğundan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine verdiği cevap dilekçesiyle; kararın usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.İddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; dava, itirazın iptali  istemine yöneliktir.İcra takibine konu yapılan alacağın dayanağı olarak gösterilen faturada alacak \"reklam ve görsel  hizmetler\" karşılığı olarak gösterilmiştir. Davacı davasını taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayandırmıştır. Ancak davalı yargılama aşamasında sözleşmeyi inkar etmiştir. Davalı icra takibindeki itirazında icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Bu durumda ilamsız takipteki yetkili icra dairesi İİK m.50'nin yollamasıyla HMK Genel Hükümlerine göre belirleneceğinden, tarafların yerleşim yeri adresleri nazara alındığında takibin yetkili icra dairesinde başlatılmamış bulunması ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı, İİK m.50 gereğince bu hususun dava şartı olarak resen nazara alınması gerektiğinden, mahkeme karar ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı istinaf talebinde haklı değildir.  Bu itibarla; istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.  <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine,2.İşin duruşmasız olarak incelenmesi nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken harçlar peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,  5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 04/04/2019 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.   <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc13e8c0309c5ab4","SID":"b0c57d1ef077f92a"}}