{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2018/990 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/1254<br><br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2018<br> <br>Mahkememizde görülen Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekiledenlerinin davalı şirket ... A.Ş'de toplam 6.150.000 adet pay ile %30 pay sahibi olup,  TTK kapsamında  azınlık pay sahipleri olduğunu, davalı şirketin 24.07.2018 tarihli  Olağan Genel Kurul toplantısında vekiledenlerinin azınlık haklarının kullandırılmadığını, finansal tablolar ve buna bağlı gündem maddelerinin görülmesinin ertelenmesi taleplerinin usule aykırı şekilde reddedildiğini, yönetim kurulu üyesi olan ortakların kendi ibralarında oy kullanarak usulüne  aykırı şekilde oylama yapıldığını, hukuka ve TTK ya aykırı kararlar alındığını beyanla, alınan tüm kararların yokluğunun tespitine, bunun kabul edilmemesi halinde butlanına, bununda kabul edilmemesi halinde Genel Kurul Kararlarının tümünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde, davacının iddia ve taleplerinin temelden yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davacıların iptal davası açma hakkı olmadığını,  davacıların 24.07.2018 tarihli genel kurulda henüz oylamaya geçilmeden ön yargılı ve kötüniyetli biçimde tüm oylama konusu kararlara peşinen muhalefet ettiklerini, Yargıtay kararları ve doktrindeki hakim görüşe göre peşin muhalefet eden pay sahiplerinin iptal davası açma hakkının bulunmadığını, davacılar daha önce 20.12.2017 tarihli genel kurulun ertelenmesini de talep ettiklerini, 24.07.2018 tarihli genel kurulun daha önce ertelenen genel kurulun devamı olduğunu, davacılar 24/07/2018 tarihli genel kurulda da TTK  420(2) maddesine göre  erteleme talep etmiş iseler de, bu konudaki yasal şartların oluşmadığını,  davacıların azınlık pay sahibi olarak haklarını kötüye kullandıklarını, bütün eylemlerinin vekiledenine zarar vermek amacı taşıdığını, yine davacıların nisap yokluğu nedeniyle yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararının yokluğunun tespiti isteminin de teknik olarak kararın iptali istemi olup, somut olayda genel kurul iptal davasının şartlarının oluşmadığını beyanla, davanın öncelikle esasa girilmeksizin usulden reddine, aksi halde davanın normatif açıdan ve dayanaksız olması sebebiyle reddine karar verilmesini ve TTK 448/(3) madde uyarınca davacıdan 1.000.000-TL teminat alınmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>GEREKÇE<br>Dava, 24.07.2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan tüm kararların yokluğunun tespiti, olmaz ise butlanı, olmaz ise iptali talebinden ibarettir.  <br>TTK’nun MADDE 446- \"...(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,  b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir...\" hükmü ile, <br>Aynı kanunun MADDE 445- ise \" ...(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler...\"  hükümleri düzenlenmiştir.  <br>Davanın 3 aylık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı ve davalı şirketin adresi itibariyle mahkememizin yetkili olduğu  anlaşılmaktadır.<br>İptali istenen  24.07.2018 tarihli  Genel Kurul Toplantısında her bir toplantı gündem maddesi için davacılar vekillerinin olumsuz oy kullandıkları, TTK 420 maddesi gereğince müzakerenin ertelenmesi talebi için önerge verdikleri, gündem maddeleri altında ayrıca ve açıkça muhalefet şerhleri bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yokluk ve butlan sebeplerine girilmeden duraksama halinde genel kurul kararının iptal edilebilirlik müeyyidesine tabi olduğu gereğinden hareketle iptal edilebilirlik iddiası incelenmiştir. TTK 446 madde hükmünde aranan muhalefetin görüşmeler sırasında ve gündeme ilişkin olarak değil özellikle oylama sırasında ve oylama sonucuna ilişkin olarak yapılması gerekmektedir. Ayrıca oylama öncesi yapılan görüşmeler sınasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olduğunun belirtilmesi alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Dolayısıyla muhalefetin alınan karara karşı oylama sırasında yapılması gerekir. Bu husus dava koşulu olmakla ve somut olayda incelenen toplantı tutanaklarına göre bu dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. <br>Bu itibarla;<br>KARAR:<br>1-) Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-) Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-) Davacılar tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin  üzerinde  bırakılmasına,<br>4-)Davalı   duruşmalarda kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davalıya verilmesine,  <br>5-) Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde  davacılara/vekillerine iadesine,<br>Davacılar vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle karar verildi. 27/12/2018<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"483367ec01abaa73","SID":"30c3a6ff5fd1cdf9"}}