{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ\t<br>\t                                                  <br>KARAR<br>ESAS NO\t: 2016/33 Esas<br>KARAR NO\t: 2019/72<br><br>DAVA\t: Marka Hükümsüzlüğü<br>DAVA TARİHİ\t: 19/02/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2019<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılama sonucunda;<br>\tİSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin -------- yılında kurulduğunu, müvekkili şirketin bağlı olarak kurulduğu --------------------- ise --- yılında ---- kurulduğunu ve Türkiye'de özel sektörün ilk birasını ---- markasıyla piyasaya sunduğunu, dava dışı ----------------temcilsici olan ------------------ ile bu şirkete bağlı olarak kurulan müvekkili şirketin alanında öncü ve köklü kuruluşların tecrübesini, profesyonelliğini, kültürünü ve teknolojisini buluşturarak ---- bulunan tesislerinde dünya standartlarında bira imal ettiğini, müvekkili şirketin bağlı olduğu dava dışı --------- olmak üzere dava dışı -------------- adına tescilli -----\" esas unsurlu markaların uzun yıllardır fasılasız olarak kullanıldığını ve TPMK nezdinde tanınmış marka olduğunu, davacının ------ esas unsurlu tanınmış markasının---------ve dünyada pek çok ülkede ve --- tescilli olduğunu, davalının dava dışı ------.'den --- numaralı \"----\" markasını---- tarihinde devraldığını, devre izin veren Rekabet Kurulu kararının iptali için --- açılan dava sonucunda kararın iptal edildiğini, davalının temyiz itirazının reddedildiğini, davalının kanunu dolanmak amacıyla  ----  numaralı ----\" ile---- numaralı \"-------\" markalarının tescili için başvurular yaptığını,  davalının ---------- numaralı marka başvurularına karşı davacı tarafından yapılan itiraz sonucunda---- tarafından --- davacıya marka devrine izin veren Rekabet Kurulu kararına karşı---- açılan dava dayanak gösterilerek itirazın kabul edildiğini belirterek, davalı adına tescilli 30/10/2010 tarihli ve --- numaralı \"------\" markasının 556 sayılı KHK'nin 35. ve MK'nun 2. maddeleri uyarınca  hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ayrıca 5 yıldan bu yana ciddi biçimde kullanılmadığından 30/10/2010 tarihli ve ---- -numaralı ------- markasının 556 sayılı KHK'nin 14. maddesi uyarınca iptaline v esicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> \tDAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin ve dava konusu markanın tescilinin kötü niyetli olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, -----\" markasının hali hazırda müvekkili adına tescilli olduğunu, söz konusu markayı Rekabet Kurumu'ndan 10.09.2009 tarihinde alınan onaylar üzerine usulünce devraldığını, markayı yenilemek üzere 30.10.2009 tarihinde ------ sayılı dava konusu marka için başvuruda bulunduğunu ve markanın TPMK tarafından tescil edildiğini, Danıştay -----Dairesinin ---- markasının devrine izin veren Rekabet Kurumu kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararının 04.02.2010 tarihli,------ markasının devrine izin veren Rekabet Kurumu kararının iptaline dair Danıştay -----.Dairesi'nin ----Esas, ---- Karar sayılı kararının ise 26.03.2013 tarihli olduğunu, dolayısıyla henüz devir işleminin iptaline karar verilmediğini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, müvekkilinin \"-----\" markasını ve dava konusu ------ sayılı markanın kullanamamasının Danıştay -----.Dairesi tarafından Rekabet Kurulu'nun 25.08.2009 tarih ve ----- sayılı kararı hakkında verilen yürütmenin durdurması kararına dayandığını, müvekkilinin tescilli markası ile ilgili ortaya bir ihtilaf çıkaran ---- kararının haklı neden sayılması gerektiğinden şüphe bulunmadığına göre, haklı nedenin devam ettiği huzurdaki davanın açıldığı tarihe kadar olan süre için KHK'nun 14.maddesindeki 5 yıllık sürenin de işlemeyeceğini, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> \tD E L İ L L E R   V E   G E R E K Ç E / Dava davalı adına tescilli  ------ numaralı ------- ibareli markanın kötü niyetli tescil edildiği ve tescil tarihi itibariyle 5 yıl süreyle ciddi şekilde kullanılmadığı iddiası ile açılan hükümsüzlük ve iptal davasıdır. <br>\tDosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde --- numaralı \"---------\" ibareli markanın 30.10.2009 tarihinde ----.sınıftaki mal ve hizmetler yönünden davalı şirket adına tescil edildiği, davacının ise yine aynı sınıfta tescilli \"---- esas unsurlu pek çok markasının mevcut olduğu anlaşılmıştır. <br>                              Dosya içine getirtilen Rekabet Kurulu'nun --- dosya, ----- Karar sayılı ve 25/08/2009 tarihli kararı incelendiğinde, dava dışı ---- -----.'ne ait --- -----------\" markasının davalı tarafından satın alınmasına izin verildiği tespit edilmiştir.<br>Rekabet Kurulu'nun bu kararının iptali için ----------. Tarafından 23/10/2009 tarihinde Danıştay ------- Dairesi'ne--- Esas sayılı davanın açıldığı, davalının da bu davaya davacı yanında müdahil olduğu, yapılan yargılama sonucunda 26/03/2013 tarihli ve -------- Karar sayılı kararı ile Rekabet Kurulu'nun kararının iptaline karar verildiği, davacının Rekabet Kurulu'nun izni ile satın aldığı ---- markasının esas unsuru olan ---- ibaresinin yer aldığı seri markaları tescil ettirmek için yaptığı üç adet marka başvurusu sonucunda davaya konu edilen--- numaralı \"---- --\" markasının tescil edildiği, diğer --------- numaralı marka başvurularının davalının itirazı üzerine ----- tarafından reddine karar verildiği tespit edilmiştir.<br>Öncelikle davacının kullanmama nedeniyle markanın iptalini talebiyle ilgili inceleme yapılmıştır. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi ile, markanın kullanılması zorunluluğu getirilmiştir. KHK'da öngörülen 5 yıllık kesintisiz kullanmama hali söz konusu olduğunda, markanın iptaline mahkeme tarafından karar verilebileceği ve marka korumasının sona ereceği düzenlenmiştir.  Ancak bu hüküm Anayasa Mahkemesi'nin---- tarihli ve --- Esas ve ----Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. İptal gerekçesinde; tescilden önce kullanımla yahut kullanım olmaksızın tescille kazanılan marka hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, bu sebeple marka üzerindeki hakkın temel haklardan olduğu, sadece kanunla sınırlandırılabileceği, 556 sayılı KHK'nin 14. maddesiyle getirilen kullanma külfetinin mülkiyet hakkı kapsamında bulunan bir sınırlandırma olduğu, mülkiyet hakkına ancak kanunla sınırlandırma getirilebileceği, Kanun Hükmünde Kararname ile sınırlandırma getirilemeyeceği, bu durumun Anayasanın 91. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olduğu belirtilmiştir.<br>Her ne kadar Türkiye'nin taraf olduğu ---'nin ---. maddesinde de benzer bir hüküm mevcutsa da, bu hükmün markanın kullanma zorunluluğunun mevcut olması halinde uygulanabileceği, 556 sayılı KHK'nin 14.maddesinin iptali ile iç hukukumuzda markanın kullanılması zorunluluğunun kalmadığı, bu nedenle---- hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, iptal kararından sonra yürürlüğe giren --- sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 9. maddesinde de benzer bir hüküm yer almaktaysa da bu hüküm ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için uygulanabileceğinden Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın dayanağının kalmadığı anlaşılmakla, iptal talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Hükümsüzlük talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; davacı, ticari rekabet ortamını bozacağı ve tekelleşmeye neden olacağı gerekçesiyle davalının dava dışı şirketten satın aldığı ------\" markasının satışına izin veren Rekabet Kurulu kararının iptalini talep ettikleri ve davalının bu durumu bilerek, aynı ibareyi içeren başka bir marka başvurusu yapmasının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK’de kötü niyetli marka tescili açıkça hükümsüzlük nedeni olarak sayılmamış olmasına rağmen, uygulamada kötü niyetle tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne karar verilebileceği ilk derece mahkemeleri ve Yargıtay kararları ile kabul edilmiştir.<br>             Başvuru sahibinin marka hakkı olmadığını bilmesine rağmen başvuru yapması MK’nun 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralının ihlali niteliğindedir. Kötü niyetli markada esas olan, dürüstlük kuralına aykırı şekilde marka tescilinde bulunulmasıdır. Nitekim uygulamada, başvuru sahibinin markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali kötü niyetin varlığı için yeterli görülmektedir. Gerçek hak sahibi olmamakla birlikte, başkasının ticaretinde kullandığı tescilsiz veya tescilli bir işareti, kendisinin hak sahibi olmadığını bile bile tescili için başvuruda bulunan kimse kötü niyetli sayılacaktır. Bu konuda doktrinde farklı görüşler mevcut olup,  kötü niyetin geniş yorumlanması ve gerçekte kullanmayıp, yedekleme veya marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik markaların kötü niyetli marka başvurusu olarak kabul edilmesi gerektiği de savunulmaktadır. Kullanma yerine, marka ticareti yapma veya spekülasyon amacı taşıyan veya başkası tarafından kullanılan bir markanın aynısını veya benzerini bilerek ve haklı bir neden olmaksızın, sırf rakibini engellemek amacıyla engelleme markaları için yapılan başvurular da kötü niyetli marka başvurusu olarak değerlendirilebilmektedir.  <br>             Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalının Rekabet Kurulu’ndan da izin almak suretiyle ----- markasını gerçek hak sahibinden satın aldıktan sonra, Türkiye’de alkollü içki sektöründe tanınan bu markanın benzerlerini tescil ettirmek istemesinin ticari hayatta tekelleşmeye yol açacağı, davacının bu marka devriyle ilgili Rekabet Kurulu’nun izin kararının iptali için yasal yollara başvurduğunu bilerek davalının marka başvurusunda bulunmasının kötü niyetli marka tescili olduğu iddia edilmişse de, davalının kendisine ait markanın değişik şekilde tescili için başvuruda bulunabileceği, marka başvurusu yaptığı tarihte Danıştay tarafından henüz yürütmenin durdurulmasına karar verilmediği, kaldı ki bu şekilde karar verilmiş olsa dahi, --- devir nedeniyle markanın kendi adına tescil edilmesi ile davalının mülkiyet hakkını kazandığı, davalı şirketin de alkollü içki alanında faaliyet gösterdiği, spekülasyon, şantaj veya marka ticareti yapmak amacıyla hareket ettiğinin kanıtlanamadığı, davacının ---- markası üzerinde bir hakkı bulunmadığı, kötü niyet tanımının bu kadar geniş tutulması halinde önemli markaların satışının ve satın alınmasının mümkün olamayacağı, davalının satın aldığı markanın daha önce de dava dışı başka bir şirkete ait olduğu, Rekabet Kurulu’nun satışa izin kararının iptal edilmesi halinde dahi markanın önceki sahibine kendiliğinden dönmeyeceği, markanın davalı tarafından yeniden ilk sahibine devredilmesi halinde, gerekirse davalının tescil ettirdiği dava konusu markanın hükümsüzlüğü konusunda markayı davalıya satan bu şirket tarafından dava açılabileceği, her ne kadar kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük davasının zarar gören herkes tarafından açılabileceği kabul edilmişse de, ----- markası üzerinde hiçbir hakkı bulunmayan davacı tarafından yalnızca piyasadaki rekabet koşulları gerekçe gösterilerek kötü niyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği sonucuna varılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>Davanın REDDİNE, <br>Alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 3.931,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafından yapılan 48,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, <br>Dair;  taraf vekillerinin  yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6663daa55a2cdbce","SID":"dab7786c1c7d4186"}}