{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2018/1526    <br>KARAR NO\t: 2019/175<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2018<br>NUMARASI\t: 2018/1820 D.İş Esas - 2018/1820 D.İş Karar   <br>DAVA \t: Bakiye Güç Kaybı Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2019<br>Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti  kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili başvuru dilekçesinde özetle; 14/06/2014 tarihinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazaya karışan diğer araç olan ... plakalı araçta yolcu olduğunu, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi  Uygulama ve Araştırma  Hastanesinin 12/01/2017 tarihli sağlık kurulu raporuna göre, kaza nedeniyle, müvekkilinin meslekte kazanma gücü kayıp oranının %19 olarak tespit edildiğini, davalı tarafça müvekkiline 03/05/2017 tarihinde 26.885,83 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, 20.000,00 TL'lik maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarih olan 03/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa, %8 maluliyet oranı ve sigortalı aracın %75 kusur oranı dikkate alınarak 03/05/2017 tarihinde 26.885,83 TL tazminat ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvurunun kabulü ile, 74.394,38 TL tazminatın 03/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar vermiş, davalı tarafça bu karara itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti, davalı tarafın itirazının reddine karar vermiştir. Davalı vekili, karara dayanak yapılan %19 maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini iddia ederek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye güç kaybı tazminatı istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. maddesine göre, kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davalı tarafın istinaf iddia ve itirazı sadece davacının maluliyet raporuna ilişkindir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen kazalar nedeniyle \"Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü\", 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar nedeniyle \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\", 01.09.2013 tarihinden sonra gerçekleşen kazalar nedeniyle de \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\"ne uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara dayanak olarak alınan  Dokuz Eylül Üniversitesi  Uygulama ve Araştırma  Hastanesinin 12/01/2016 tarihli adli bilirkişi kurulu raporunun,  14/06/2014 tarihinde meydana gelen kaza tarihinde yürürlükte bulunan, 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\"ne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Başka bir deyişle, davalı vekilinin rapora yönelik istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir. <br>Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-6728 sayılı Yasa'nın 36.maddesi  ile değişik  492 sayılı Harçlar  Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün III- Karar ve ilam harcı başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince  harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Peşin alınan karar harcının İlk Derece Mahkemesince  istinaf talep edene iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde  Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek  temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2019<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ae49c4c5f2b6d74","SID":"4118b346c91361d8"}}