{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2019/162 <br>KARAR NO\t: 2019/286<br><br><br>DAVA\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>DAVA TARİHİ\t: 26/11/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 07/03/2019<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 26/03/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili tarafından mahkememize sunulan 26/11/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; ...'ın .... Ltd Şti’nin %45 hissedarı, kurucu ortağı ve müdürü olduğunu, ....Cad. ... Etap  ...-Blk D:.... Başakşehir / İstanbul adresinde ikamet ettiğini,  2007 yılında .... Ltd Şti’ni iki kardeşi ile birlikte  kurduğunu, şirketin üretim satış ve satış sonrası hizmet işlerinden sorumlu olarak çalışmaya başladığını, başlangıçta çelik servis merkezi olarak başladıkları faaliyetlerine Alçıpan, PVC Destek ve Kutu Profilleri ve bunların Bilumum aksesuarlarının üretimi, ithalatı ve satışı olarak devam ettiğini, müvekkili ...’ın kendi adına  bir  ticari işletmesi, Ticaret Sicil Memurluğunda tacir olarak bir kaydı bulunmadığını, hissedarı olduğu şirket  mali açıdan darboğazda  olup; konkordato sürecine  başvurma kararı almıştır. Bu nedenle; müvekkili ...  ile  müvekkil şirket  arasında da ekonomik ve organik bağ bulunduğunu, makta olup; müvekkil şirketin tüm banka, finansal kiralama  borçlarının müteselsil kefili olduğunu, ....Ltd Şti’nin %45  hissesi İstanbul /Başakşehir’de  daire : Rayiç satış değeri ¨450.000 civarında ve Yapı kredi Bankası’nın rehni bulunduğunu, müvekkili şirket ortaklarından ...'ın .... Ltd Şti’nin %45 hissedarı, kurucu ortağı ve müdürü olduğunu,.... Mh. .... cd. No...... Blk No.... Başakşehir / İstanbul adresinde ikamet ettiğini, şirketin  üretim satış ve satış sonrası hizmet işlerinden sorumlu olarak çalışmaya başladığını, başlangıçta çelik servis merkezi olarak başladıkları faaliyetlerine Alçıpan, PVC Destek ve Kutu Profilleri ve bunların Bilumum aksesuarlarının üretimi, ithalatı ve satışı olarak devam ettiğini, ...’ın kendi adına  bir  ticari işletmesi,  Ticaret Sicil Memurluğunda tacir olarak bir kaydı bulunmadığını, hissedarı olduğu şirketin  mali açıdan darboğazda  olduğunu ve konkordato sürecine  başvurma kararı aldığını,...Ltd Şti’nin  %45  hissesi, İstanbul /Başakşehir’de  daire  Rayiç satış değeri ¨450.000'si civarında olup, ...Bankası’nın rehni bulunduğunu, İstanbul /Esenyurt ‘ta daire rayiç satış değeri ¨350.000’sı civarında,Aydın / Kuşadasında  daire rayiç satış değeri ¨200.000 civarında olduğunu, müvekkili şirket ortaklarından ...'ın .... Ltd Şti’nin %10 hissedarı olduğunu ve....  Mh. .... Cd.  ...Başakşehir / İstanbul adresinde ikamet ettiğini,...Ltd Şti’nin   %10  hissesi, İstanbul /Başakşehir’de  daire  Rayiç satış değeri ¨450.000’sı civarında olup, Yapı kredi Bankası’nın rehni bulunmadığını, İstanbul /Esenyurt ‘ta daire Rayiç satış değeri ¨350.000’sı civarında olduğunu, öncelikle müvekkillerin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için için İİK 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesi'ne ve gerekli görülmesi halinde işbu mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının iik md. 288 çerçevesinde ilanına, İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, müvvekkil şirket ve ortaklarının  İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesini, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler de dahil olmak üzere,   hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkillere takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin  ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini, müvekkil şirket ve ortaklarının aktiflerinde bulunan menkul ve gayrımenkuller ile üçüncü kişilerin müvekkiller lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafaza ve satışlarının durdurulması, müvekkilleri aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü takipteki muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icrai işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkillerinin elde ettikleri gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanması halinde müvekkil şirket ve ortakları faaliyetlerine devam edemeyeceğinden,  müvekkillerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. Kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulmuş hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkillere ödenmesi, müvekkillere haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesi, gönderilmiş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkillerin muhafaza altına alınmış ve/veya alınacak emtia, taşıt, cihaz ve leasing kapsamındaki makina ve diğer hak ve alacaklarının müvekkillere iadesini, müvekkillerin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhinde veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesini, müvekkillerin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını, müvekkil şirket tarafından bankalara verilen teminat çeklerinin paraya çevrilmemesi amacıyla, geçici mühlet kararı verilmesi ile birlikte müvekkil şirkete iadesine, müvekkillerin araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması konulmuş ise kaldırılması yönünde yargılama neticeleninceye kadar  tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesine, alacaklılar tarafından alacaklarını elde etmek gayesi ile takip hukuku dışında temlik, mahsup, hapis, protesto, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi hukuki işlemlerin yapılmasının durdurulmasına karar verilmesini,  geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu, İcra ve İflas Kanunu'nun 289. Maddesi gereğince  bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, İcra ve İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama neticesinde  konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER ve GEREKÇE : <br>Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta konkordato talep eden şirket(asıl dosyada) yanında şirket ortağı olan gerçek kişilerin de şirketin kredilerine müteselsil kefil olmaları nedeniyle konkordato talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.Borçlu gerçek kişiler tarafından sunulan ön projelerde  konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlanmakta olup kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği,  bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir  olmasının mümkün gözükmediği,gerçek kişi borçluların, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşıldığından gerçek kişi davacıların davasının bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacılar ..., ... ve ...  tarafından açılan konkordato ve geçici mühlet içeren davanın dosyaya sunulan ön projelerde konkordatonun başarısının borçlu şirketin konkordatosunun başarısına bağlandığı,kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği anlaşıldığından HMK'nın 114/2 ve ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacılar hakkında verilen geçici mühlet ile tedbirler tefrik olunan dosyada kaldırıldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Alınması gerekli ¨44,40 başvuru harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, <br>4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun  341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren iki hafta  içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.07/03/2019<br><br>BAŞKAN ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br>ÜYE ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br>ÜYE ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br>KATİP 135165<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br><br><br><br>\"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"179f14799bc1746d","SID":"c83b28da989977a3"}}