{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2018/404<br>KARAR NO\t: 2018/1161<br><br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 15/05/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   <br>DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Müvekkili ile davalılardan ...'ın  Muğla'nın ...  İlçesinde su altı sporları ve dalış faaliyet gösteren bulunan ... Ltd. Şit.'nin beş ortağından ikisi olduklarını, şirketin güvene dayalı aile  şirketi olduğunu, ilk beş yıl için  müvekkili ile davalılardan ...'ın şirketin  müdürü seçildiğini, şirketin Mart 2015 yılında mevcut ortaklar arasında genel kurul yapıldığını ve şirketin ortağı olan müvekkilinin itirazlarına rağmen çoğunluk hisseye sahip olan  ... ve ... tarafından kararlar alınarak müvekkili ile  ...'ın şirket müdürlüğü görevine son verildiğini, şirketin  müdürlük görevine  ...'ın getirildiğini, akabinde ...'ın hisselerini ...'a devrettiğini,<br>Sonuçta şirketin  %75 hisseye sahip hakim ortağının  ... olmasının sağlandığını, müvekkilinin ise %25 azınlık hisseye sahip kaldığını, şirketin 2014 ve 2015 yıllarında gözle  görünür şekilde ekonomik durumunun iyi ve işlerinin son  derece yoğun  olmasına rağmen şirketin yıl  sonu bilançolarında zarar ettiğinin görüldüğünü,<br>Müvekkilinin geçmiş yıllara ait hesapları ve defterlerin istenmesi için şirket müdürüne noter aracılığı ile  ihtar çektiğini, ihtarın şirketin belirtilen adreste tanınmadığı gerekçesi ile tebliğ edilemediğini, ancak şirketin adresinde faal olduğunu, şirket adına satın  alınan  teknenin ve dalış ekipmanlarının ... tarafından yok pahasına satışa  çıkarıldığını, davalının da yurt dışına yerleşeceğini yakın çevresine  söylediğini, şirketin bir başka  danışmanlık şirketine alacaklarından ötürü borçlandırıldığını ve temerrüde düşürüldüğünü, arından 13/05/2016 tarihli genel kurulun yapıldığını, bu genel kurulda alınan tüm kararların dürüstlük kuralın a  aykırı olduğunu, şirketin tasfiyesinin gerekmediğini beyanla;<br>Davalı şirketin 13/05/2016 tarihli genel kurul kararlarının tümü yada olumsuz oy kullanılan şirketin tasfiyesine ilişkin 3 Ve 5 numaralı kararların dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP / Davalı şirket ve kendi adına  ... cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacının zor durumda olan  şirketi iyice işlevsiz bırakarak para sızdırmak istediğini, şirketin  piyasa koşulları ile zarar ettiğini, şirketin 13/05/2016 tarihli genel kurulunda sermaye arttırımının tartışıldığını, bunun kabul edilmemesi üzerine  tasfiyesinin gündeme  geldiğini, davacı vekilinin tasfiye kararına  itiraz ettiğini, bu durumun şirketin geleceğini çözümsüzlüğe sürüklemek olduğunu, genel kurulda alınan kararların yasal olduğunu, davacı ve vekilinin kendisine  imkan sağlanmasına rağmen 15 günlük sürede gelip şirket hesaplarını incelemediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t\t<br>Dava; TTK. 622 atfı ile TTK 445.maddesi gereğince ortaklar  genel kurulunda alınan kararların iptali istemine  ilişkindir. <br>Davalı ... Limited Şirketi'nin 13/05/2016  tarihli genel kurulunda alınan tüm kararların ya da davacı tarafından olumsuz oy kullanılan tasfiyeye ilişkin 3 ve 5 numaralı kararların iptali istenmiştir. <br>Dosya  içine davalı şirketin faaliyet konusunu, ortaklarını gösterir ticaret sicil dosyası, ana sözleşmesi, iptali istenen genel kurul karar örneği, hazirun cetveli alınmıştır. Hukukçu bilirkişi ... , mali müşavir bilirkişi ... ‘ın raporları alınmıştır. <br>TTK.445.maddesi gereğince genel kurul kararlarının iptali, genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren üç aylık sürede istenebilir. Genel kurul 13/05/2016 tarihinde yapılmış, mahkememiz dosyasındaki dava 17/05/2016 tarihinde açılmıştır. Dava süresindedir. <br>TTK.621.maddesinde aranan “temsil edilen  oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması” ile toplantı yapılabilir. Toplantıya %25  hisse sahibi davacı ile %75 hisse sahibi ...  katılmış, toplantı nisabı sağlanmıştır. <br>İptal davası açılabilmesi için TTK.446.mad.gereğince toplantıda hazır bulunmak, olumsuz oy kullanmak ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirmek koşulu aranacaktır. İptali istenen 13/05/2016 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde davacı vekilinin toplantıya katıldığı;<br>  Davacı vekilinin  1 numaralı “toplantı başkanlığına ...’ın seçilmesine” ilişkin karara olumlu oy kullandığı,  3 numaralı bilanço ve gelir tablolarının  onaylanması kararına, 4 numaralı  şirket müdürü ...’ın  ibrasına, 5 numaralı şirketin tasfiyesine ilişkin kararlara olumsuz oy kullandığı tespit edilmiştir. <br>4 numaralı şirket müdürü ...’ın ibrasına  ilişkin oylamada ... oy kullanmadığından davacının  olumsuz oyu ile ibra gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla davacının bu kararın iptali istemekte hukuki yararı  yoktur. <br>Davacı vekili olumsuz oy kullandığı 3 ve 5 numaralı genel kurul kararları hakkında  “şirketin sermaye arttırımı ve tasfiye edilmesine, şirket ile ilgili olarak  açılmış ve derdest olan ... ATM’nin ... Esas sayılı, ... CBS ... sorgu sayılı dosyalarının devam etmesi, şirket hesap ve bilançolarının toplantı anında görülebildiği ve ayrıca tarafımıza gönderilemediğinden incelenememiş olması sebebiyle karşı olduklarını söylemiştir.” şeklinde muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirmiştir. <br>Davacı, bilanço ve gelir tablolarının  onaylanması konusundaki 3 numaralı karar konusunda olumsuz oy ve muhalefet şerhi ile iptal isteyebilir, ancak dosyaya sunulan şirket kayıtlarına göre davacı tarafa 28/04/2016’dan toplantı daveti ve ekindeki belgelerin tebliğ edildiği ve usule uygun  olduğu anlaşılmıştır. Davacı toplantıdan önce hesap ve bilançoların tebliğ edilmediğini iddia etmektedir. Ancak bu konuda kendisine yapılan tebligattan sonra davalı şirkete bilgi alma hakkının kullanılmasına dair yaptığı bir başvuru ve bu başvurunun davalı şirkete  usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair  belge  sunamamıştır. Kaldı ki davacı genel kurul toplantısından önce ve sonra her zaman bilgi alma hakkı, buna bağlı olarak özel denetçi atanma davasını açabilir. Bu nedenle  dürüstlük kuralına  uymadığı itirazı yerinde  bulunmamış, 3 numaralı kararın iptali istemi kabul edilmemiştir. <br>İptali istenen tasfiyeye ilişkin 5 numaralı  karar yönünden; 13/05/2016 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde “şirketin mali durumu görüşüldü, şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve borçların ödenebilmesi için ek mali kaynağa gerek duyulduğundan  şirket sermayesinin arttırılması gerekmektedir, yapılan m müzakere sonucu ortaklar sermaye artışı önerisin uygun görmemiştir. Şirket müdür ... gerek mali yapı gerekse turizmdeki geçişmelerin kötüye gitmesi  iştigal konusunda beklentilerin azalması nedeniyle şirketin faaliyetine davam etmesinde yarar görmediğini bildirerek şirketin tasfiye edilmesini önermiştir. Bu müzakereler sonucu şirketin tasfiyesi konusunda oylama yapılmış olup, şirketin faaliyetine davam etmesinde yarar görülmemesi nedeniyle tasfiyeye geçilmesine karar verilmiştir.” kaydının  bulunduğu tespit  edilmiştir.<br>Mahkememizce alınan mali müşavir bilirkişi ...’ın 15/09/2018 tarihli raporunda ayrıntısı ile tespit edildiği üzere şirket borca batık durumdadır. Bu batıklığın giderilmesi için sermaye arttırımı yapılıp ortakların sermaye koyması gerekecektir. Ancak toplantı tutanağına yazıldığı üzere ortaklar sermaye artışını uygun görmemiştir.  O halde TTK 636/5.maddesi ve 533/1.maddesi gereğince şirket bu haliyle sona erdiğinden tasfiye haline girecektir. TTK.376/2.maddesi amir hükmüne göre şirketin sona ermesi  gerekmiştir. Tasfiye kararı yasa gereğince alınmış bir karardır. Dolayısıyla davacının dürüstlük kuralına aykırılık iddiası  sabit değildir. <br>Açıklanan nedenlerle sabit olmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM /<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar kanunu hükümlerine göre alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsup edilerek 6,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan gidelerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı ... tarafından yapılan 56,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>5-Davalı ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan  AAÜT gereğince 2.180,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan  alınarak davalı ...'a verilmesine,<br>6-Artan avansın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, Davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ...'ın yüzüne karşı,  diğerlerinin  yokluğunda kararın tebliğinden  itibaren iki haftalık yasal süresi içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf kanun  yolu açık olmak üzere oy birliğiyle  karar verildi.  08/11/2018<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e637d9daf4d5c4d4","SID":"e3013d4ae791144c"}}