{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/2850 <br>KARAR NO\t: 2018/1707<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/07/2018<br>NUMARASI\t: 2016/608 E- 2018/746K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 29/11/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen  elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 10.000,00 TL'nin  faizi ile birlikte davalı taraftan  tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin  perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini  talep  etmiştir.<br>Mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı tarafça, husumet yokluğu değerlendirmesinin  hatalı olduğu, ... ile  ... arasında dağıtım şirketlerinin ayrışması sonucu perakende satış şirketlerinin  oluştuğu , aradaki organik bağ nedeniyle aynı hizmet dağıtıcısına bağlı olduklarından, davacıya karşı sorumluluğun  davalı yönünden de devam ettiği,  hata varsa dahi  bunun  maddi hata olduğu, HMK'nın 124.maddesinin uygulanması için imkan tanınmadığı, bunun da hatalı olduğu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür.<br>Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım  bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; Elektrik Dağıtımına İlişkin Abonman Sözleşmeleri   2004  yılında taraflar arasında akdedilmiştir.Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun 27.09.2012 tarih  28424 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 12.09.2012 tarihli 4019 sayılı kurul kararı ile Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3/1 maddesinin  (c) bendi hükmü çerçevesinde, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin dağıtım şirketleri tarafından 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine ilişkin hazırlanan, “Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerinin Hukuki Ayrıştırılmasına İlişkin Usul Ve Esaslar”ın kabul edilerek, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiştir. Kaldı ki; somut olayda talep abonelik tarihinden sonra tahsil edilen tüm bedellerin iadesine ilişkin döneme ait olup, ibraz edilen fatura detay listeleri  ve fatura örneklerine göre, dava konusu edilen faturalar  davalı tarafça tanzim ve tahsil edilmiştir. Davalının varsa, bölünmeden önceki borçtan sorumluluğu BK 203. maddesine göre devam eder. Davalı şirketin, tedarikçi sıfatından dolayı davacıdan tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesi talebi bakımından, somut olayda pasif husumet ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekir. Böylece emsal nitelikli Yargıtay kararında kayıp kaçak bedellerinin iadesi hususunda açılan davalarda husumetin sözleşme yapılan şirkete yöneltilmesi gerektiği vurgulanmıştır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/11060 E. 2017/967 K. ve 08.02.2017 tarihli kararı) Görüldüğü üzere, sorumluluk sözleşmenin tarafı olan şirkette olup somut olayda sözleşmenin tarafı olan şirket davalı şirkettir. Yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/18311 E 2015/15438 K ve 08.10.2015 tarihli kararında da, tedarikçi ve pazarlayıcı konumda bulunan şirketlerin, davada sorumluluk doğduğu tespit edildiğinden, dava konusu bedellerin iadesinden müteselsilen sorumlu olduğu vurgulanmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmakla , davacının istinaf talebinin kabulü ile, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca karar kaldırılarak, davanın esas yönünden  incelenmesi ,delillerin toplanıp değerlendirilmesi için  dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t    <br>Davacının istinaf talebinin kabulü ile, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca karar kaldırılıp, yeniden esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/11/2018<br><br>         </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c4b7bb9d028264c","SID":"86dc88781190d7e6"}}