{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/2649 <br>KARAR NO\t: 2018/1533<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/03/2018<br>NUMARASI\t: 2016/540 E- 2018/202K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 09/11/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen  elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü  bedellerden, şimdilik toplam 7.000,00 TL'nin  avans faizi ile birlikte davalılar taraftan  tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekilleri  cevap dilekçelerinde  özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin  perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini  talep  etmiştir.<br>Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle  dava konusuz kaldığından,  esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.<br>Söz konusu kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf etmiştir.<br>Davacı taraf istinaf sebepleri olarak, hükme esas alınan yasanın  Anayasaya aykırı olduğunu , açılan iptal davasının  sonucunun  beklenmesi gerektiğini , zira hem içeriği Anayasaya aykırı hem de kanunların geriye yürümezliği ilkesi Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle, 6719 Sayılı Yasanın yenilik değil açıklama getirdiği, yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdiri de hukuka aykırı olduğu,davanın  konusuz kaldığı kabul edilse bile davacının başta da haksız olduğu, o nedenle kararın  bu kısmın da kaldırılması gerektiği, davalılar lehine  vekalet ücreti ve yargılama giderleri hükmedilmemesinin hatalı olduğu   ,davalı BEDAŞ vekilince ayrıca ,davacının talebinde \"müştereken ve müteselsilen\"  tahsil talebi olmamasına rağmen ,mahkemece bu şekilde hüküm kurulmasının da usul ve hukuka aykırı olduğu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür.<br>Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım  bedellerinin  haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir.<br>HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen  istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek, Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.Yine, 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, 6719 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10. bend  ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür. Anılan yasanın bazı maddelerinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurularının  bekletici mesele yapılmamasına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde , dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın yürürlük tarihi gözetildiğinde çok sayıda mahkemenin Anayasaya aykırılık başvurularının,  istinafa konu kararın karar tarihi itibariyle yasal karara bağlama süresinin geçtiği ve henüz sonuçlanmadığı, bazı mahkemelerinin başvurularının da usulden reddedildiği  anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. (Anayasa m. 152,III; An. Mah. m. 28,IV c,2) Aksi halde, Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve onun kararını beklemekte olan mahkeme, beklemeye son vererek, davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırabilir. Dolayısıyla, mahkemenin, Anayasanın m. 152, III; Any. Mah.Kuruluş Kn m. 28,IV c,2 gereğince, Anayasa Mahkemesine başvurunun esastan incelenmesini beklemeksizin, yürürlükteki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un hükümlerine göre somut olayı sonuçlandırılması ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruları bekletici mesele yapmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.Kaldı ki; Anayasa Mahkemesince 28/12/2017 tarihli karar ile iptal başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu sebeplerle ,davacının istinaf talebinin  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davalı tarafların  istinaf taleplerinin  incelenmesiyle; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Bu sebeple  mahkemece \" dava konusuz kaldığından; esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" karar verilmesi ve HMK 331/1 maddesi uyarınca  yargılama giderleri ve bu kapsamda maktu vekalet ücretinin haksız tarafa yükletilmesinde usul ve hukuka aykırlık bulunmamaktadır.Çünkü davacının, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı taraf, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama harç ve giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralı karşısında, davalılar  lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden , davalı tarafın istinaf talebi  yerinde görülmemiş, davalıların   bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Ancak,davacı tarafça dava açılırken dava konusu bedellerin davalılardan tahsili talep edilmesine rağmen,mahkemece talebe aykırı olarak \"müştereken ve müteselsilen \" tahsil şeklinde hüküm kurulması ,davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı da gözetildiğinde usul ve hukuka aykırı olmakla,davalı ...'ın bu yöne ilişkin istinaf talebinin  kabulü ile, hükmün, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsil şekline ilişkin  kısımları, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde  hüküm kurulması  gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacı ve davalı...'ın  istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,<br>Davalı ...'ın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, hükmün, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında;<br>1-Davacının davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-6100 S HMK 331/ 1 gereğince ve Harçlar Kanunu uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre karar ve ilam harcı olan 35,90 TL 'nin  davacı tarafça peşin olarak yatırılan 119,55 TL harçtan mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, bakiye 83,65 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, mahsup edilen 35,90 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3- 6100 S HMK 331/ 1 gereğince tebligat gideri, posta masrafı,  olan 188,00 TL yargılama giderinin davalılardan   tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>4-Davalı ...' ın artan ve harcanmayan gider avansı olan 50,00 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davalı Bedaş' a iadesine, davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,  <br>5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. md 13 deki esaslara göre ve 6100 S HMK 331/ 1 gereğince belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan  tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6- 6100 S HMK m. 333 uyarınca dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen davacı gider avansının karar kesinleştiğinde   davacı tarafa iadesine,<br>Sair istinaf isteminin reddine,<br>Davacı ile davalı ...'dan  Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  35,90 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına ve istinaf eden bu  taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı ...'dan peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Davacı ile davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler  üzerinde bırakılmasına, <br>Davalı ... tarafından yapılan 31,50 TL masrafın davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine ,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere  ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/11/2018<br><br>          </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c666c5e4b70fe960","SID":"c0493490dcbea3ea"}}