{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>\t<br>KARAR<br>ESAS NO\t: 2018/1125 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/1037<br><br><br>DAVA\t: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>DAVA TARİHİ\t: 26/09/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; ----------- ortağı olan ------------ 07.09.2016 tarihinde vefat ettiğini, -------- vefat tarihi itibari ile ----- Şirketi’nin %90 payına sahip olduğunu,-------------- 20.09.2016 tarihli mirasçılık belgesine göre, iki mirasçısı bulunduğunu, mirasçıların; ----------- ve müvekkili ... olduğunu,  murise ait olan % 90 oranındaki şirket payının % 45’er oranda mirasçılara intikal ettiğini, kalan paylardan %5’i ---------e ve %5’inin de ------------e ait olduğunu, şirketin müvekkilini ortak olarak kabul ettiğini ancak diğer mirasçı---------------, TTK’nın 596. maddesi hükmü uyarınca, şirkete ortak olarak kabul etmediğini ve  diğer mirasçı ---------------- ortaklığını reddettiğini ve şirkete ortak olarak kabul edilmemesine ilişkin olarak; 01.12.2016 tarih ve---------------------- sayılı müdürler kurulu kararı, 01.12.2016 tarihli ortaklar genel kurul kararı alındığını, aynı kararda müvekkillerinin ---------------------- ortak olarak kabul edilmesinin karalaştırıldığını ve Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tescili için 02.12.2016 tarihli ortaklar genel kurul kararı alındığını, müvekkilinin ortaklıktan doğan haklarının hiçbirini kullanmadığını, bu durumunun anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkına da aykırı olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün bahsi geçen red kararında “Tescil başvurusuna konu şirketin dosyasında yapılan incelemede; İstanbul Anadolu -----------. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 25.01.2017 tarih 2017/2 sayılı müzekkeresi ile müteveffa ------------------un şirket hissesi üzerinde tereke davası açılmış olduğunun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirdiği ancak bu davanın soncuna ilişin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı tespit edilmiştir” ifadelerine yer verildiğini, red kararının gerekçesi, tereke davasının devam etmesi olduğunu, tereke tespit davasının, terekeye dahil varlıkların tespitine yönelik olarak sürdürülen bir dava olduğunu, müvekkilinin miras payı olarak sahibi olduğu payların adına ticaret sicilde tescil edilmesine engel teşkil eden bir durum olmadığını, müvekkillerinin ----------------’in % 45 hissesine sahip ortağı olmasına, ticaret sicilde tescile engel bir durum olmamasına rağmen, ...’nün tescil talebinin reddi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek; davanın kabulüne, ...’nün, 24.07.2018 tarihli --------------------- sayılı red kararının kaldırılmasına ve iptaline, müvekkili ...’in, -------------- Şirketi’nin %45 oranındaki payının sahibi olarak kayıt ve tesciline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapmakta olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red kararı hukuki olup, açılmış olan dava hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü, tescil talepleri yasal şartları taşıyorsa, yapılan işlemle ilgili tescil kararı vermekte, aksi halde ise tescil talebini, gerekçe göstererek reddettiği, yargı merci gibi hareket edip, çözümü mahkeme kararına bağlı bulunan olgularla ilgili karar verme yetkisine ise sahip olmadığını, dava konusu tescil başvurusu neticesinde verilen red kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere, tescili talep edilen hususla ilgili açılmış bir dava bulunduğuna ilişkin ilgili şirketin dosyasında bildirim bulunması ve bu davanın sonucuna ilişkin bir bilgi bulunmaksızın işlem yapılması, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yetkisini aşması anlamına geleceğinden mümkün olmaması nedeniyle ilgili kararın tescili talebi hukuka uygun olarak reddedildiğini, bu itibarla davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkil yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağını,  haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.   <br>İstanbul ---------------.Asliye Ticaret Mahkemesinin --------------- Esas sayılı dosyasında, dosya üzerinde yapılan inceleme üzerine; \"Davaya konu --------------- --------------------- merkez adresinin \"------------------'' olduğu anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nun 14. maddesi ''(1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.'' hükmünü içermekte olup, yine 6102 sayılı. TTK.nun 547 maddesi '' (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (1) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “bir yıl” ibareleri “altı ay” şeklinde değiştirilmiştir. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmünü içerdiğinden ve------------ ticaret sicil kayıtlarında adresinin --------- olduğu anlaşılmakla; davanın HMK 114 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemesi olduğu, kanaatiyle  davanın usulden reddi ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosya mahkememize tevzi edilmiştir.<br>TTK 34/1 maddesinde \" İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler\" düzenlemesi getirilmiştir.<br>Dava; İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğünün --------------------- tarihli kararına karşı itiraz davasıdır.<br>TTK 34/1 maddesinin yukarıda açıklanan açık hükmü karşısında bu davaya bakmaya İstanbul Ticaret Mahkemeleri yetkili olmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine  dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın yetki yönünden usulden REDDİNE,<br>Dosyanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yetkili İstanbul ------------------------.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,<br>Yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece görevlendirilmesine,<br>Kararın İstinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine,<br>   Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"736c2b722144db17","SID":"56a4252fbc87b5c1"}}