{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1946 <br>KARAR NO\t: 2018/1843<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2017/938 E <br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar  vekili dava dilekçesinde; yüklenici davacılar ile davalı arasında “21/04/2017 tarihli hasılat ve bağımsız bölüm paylaşımı amaçlı inşaat yapım sözleşmesi” imzalandığını, bilahare bu sözleşmenin 15/05/2015 ve 19/08/2016 tarihli düzeltme beyannamesi ile değişiklikler yapıldığını, buna göre yapılacak inşaattaki bağımsız bölümler satılarak hasılatının paylaşılması, satılamayanların ise tarafların hisseleri oranında paylaşılmasının kararlaştırıldığını, davacıların 11.000.000,00 TL nakti ödeme yapacağını, davacı yüklenicilerin  konutlarda %58, toprak sahibi davalının ise %42  pay sahibi olacağını, ticari alanlarda ise paylaşım oranlarının %50’şer olduğunu, davacılar arasındaki paylaşımın ise yüklenicilerin payının %70-%30 oranında bulunduğunu, tadilatla oluşacak ticari alanlarda ise paylaşım oranının yükleniciler için %52, toprak sahibi için %48 olduğunu, taraflara belirlenen taban fiyatın %10’undan aşağı olmamak üzere satım yetkisi verildiğini, taban fiyattan %10’luk aşağı bedelin ise  satışı yapan tarafından  karşılanmasının kararlaştırıldığı, satışlardan diğer tarafın rızasının arandığını, habersiz satışlar için ceza-i şart kabul edildiğini, satış bedellerinin ortak hesaba yatırılmasının öngörüldüğünü, toprak sahibine düşen hasılat miktarının ipotek borcuna mahsuben yüklenici tarafından toprak sahibi adına yatırılacağının kabul edildiğini, davalının sözleşme hükümlerine göre aykırı şekilde bağımsız bölümleri tek taraflı sattığını, bedellerini müşterek hesaba yatırmadığını, satışların davalı tarafından düşük bedeller ile yapıldığını, müvekkilince satılan dairelerin devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek  ihtiyati tedbir ile dava dilekçesinde ek-4 de belirtilen 463 adet konut niteliğindeki bağımsız bölüm ile  ticari nitelikteki 35 adet bağımsız bölümünden yüklenicilere verilmesi gereken 463 adet  konut  niteliğindeki bağımsız bölümlerin %58’in( %40,60-%17.40), konut  niteliğindeki 35 adet bağımsız bölümlerin %50’sinin (%35-%15) davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile belirtilen oranlarla davacılar adına tesciline, taraflar arasındaki murazanın giderilmesine, davalı tarafından satışı yapılan 23 bağımsız bölümün  bedelinden davacılara ödenmesi gereken bedelden şimdilik 9.000.000,00 TL’nin ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsili ile 2.700.000,00 TL’sinin ...Kentsel.. şirketine, 6.300.000,00 TL’sinin ise ... İnşaat AŞ’ye ödenmesine, cezai şart alacağından şimdilik 1.000.000,00 TL’sinin davalıdan tahsili ile ticari temerrüt faiziyle 700.000,00 TL’sinin ... AŞ. şirketine, 300.000,00 TL’sinin ise ...  Kentsel... şirketine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili, taraflar arasında  “21/04/2015 tarihli hasılat ve bağımsız bölüm paylaşımı amaçlı inşaat yapım sözleşmesi” bulunduğunu, bu sözleşme ile hasılatın taraflar arasında paylaşımının öngörüldüğünü ve sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, hasılat paylaşımındaki amacın ipotek borcunun ödenmesi olduğunu, sözleşmeye göre öncelikle ipotek borcunun ödenmesinin kabul edildiğini, davacıların satışları gizlediğini, ortak hesaba  para yatırmadığını, dava dilekçesinde bu hususun ikrar edildiğini, müvekkilinin temerrüde düşmesi hususunda ipotek alacaklısı banka ile bu amaçlı görüşmeler yaptığını, dava konusu inşaattan 56 adet bağımsız bölümün davacılara devredildiğini, ilaveten 40 adet bağımsız bölümün de  davacılar tarafından yapılan satışları nedeniyle alıcılara devredildiğini, davacıların 118 adet bağımsız bölümün ise taksitli satış nedeniyle devirlerinin yapılmadığını, sözleşme ve eklerinin  tapuya şerh edildiğini,davalının  sözleşmenin verdiği yetki ile ipotek bedellerini ödemek için 5 adet bağımsız bölümü daha az bedelle satmak zorunda kaldığını belirterek , davalıdır şerhinin kaldırılmasına ve  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davada, dava konusu 498 adet bağımsız bölüm üzerine satış ve ayni hak ile kısıtlanmasının önlenmesi ile tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulması yönünden davacılar tarafından ihtiyati tedbir talep edildiği, görülmekle mahkemece; 14/03/2018 tarihinde (istinaf yolu açık olarak) ihtiyati tedbir kararı verildiği, hangi hallerin ihtiyati tedbir dışı olduğunun da bu kararda ayrıca belirtildiği görülmüştür,<br>Bu karara karşı davacılar vekili tarafından, ihtiyati tedbir kararının satış bedellerinin yatırılacağı banka hesabının ipoteğe ilişkin banka hesabı olarak ve asgari atış bedellerine ilişkin  kısmının da taraflar arasındaki 29/05/017 tarihli 5 numaralı protokolde belirlenen fiyatlarla değiştirilmesi talebinde bulundukları, bu taleplerine ilaveten tarafların ortak kararı ile alınan ve henüz tapu devri yapılmayan taşınmazlar hakkında koşulsuz ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebini içerir beyan dilekçesi sunulmuştur.<br>Mahkeme,davacılar vekillerinin satış bedellerinin yatırılacağı banka hesabının ipoteğe ilişkin banka hesabı olarak ve asgari satış bedellerine ilişkin  kısmının da taraflar arasındaki  29/05/017 tarihli 5 numaralı protokolde belirlenen fiyatlarla değiştirilmesi taleplerinin HMK 396. maddei gereğince ihtiyati tedbir  değişikliği, tarafların ortak kararı ile alınan ve henüz tapu devri yapılmayan taşınmazlar hakkında koşulsuz ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteklerinin ise ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle; 09/04/2018 tarihinde, \"1-Davacılar vekillerinin tarafların ortak kararı ile alınan ve henüz tapu devri yapılmayan taşınmazlar hakkında koşulsuz ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteklerinin  mahkememizce verilen 14/03/2017 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde bulunduğundan ve istinaf kanun yoluna tabi olduğundan REDDİNE, 2-Mahkememizin 14/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının 1. maddesinde yer alan “Taraflar arasındaki 21/04/2017 tarihli hasılat ve bağımsız bölüm paylaşımı amaçlı inşaat yapım sözleşmesi kapsamında dava konusu olup da  tapunun İstanbul Beylikdüzü İlçesi ...28.918,92 M2 miktarlı kat irtifaklı ana  taşınmazda mahkememizin 24/10/2017 gün ve 2017/938 E sayılı yazısına istinaden “davalıdır” şerhi konan ve davalı adına kayıtlı olan tüm bağımsız bölümlerin  satışının ve üzerinde ayni hak tesisinin bu aşamada  aşağıda belirtilen  haller dışında  (halen davalı adına kayıtlı olması halinde) İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE  ÖNLENMESİNE,” şeklindeki ihtiyati tedbir kararının aynen DEVAMINA,<br>14/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının: “İhtiyati tedbir dışı haller:a) Davacılar ile davalının  veya yetkili temsilcilerinin  ortak mutabakları ile  birlikte satışının veya üzerinde ayni hak tesisinin talep edilmesi hali;” şeklindeki kısmının  AYNEN GEÇERLİ OLDUĞUNA;<br>14/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının; “b) Taraflar arasındaki  21/04/2015 tarihli sözleşmedeki (4/5 m.) tek taraflı  satış yetkisi ve 29/05/2017 tarihli 5 nolu ek protokol dikkate alınarak; 29/05/2017 tarihli 5 nolu ek protokolde belirtilen esaslar  gözetilerek ekli listede belirtilen bedelerden az olmamak üzere satılması koşuluyla konut niteliğindeki her bir bağımsız bölümün gerçek satış bedelinden, satıcının davacı yükleniciler olması halinde, davalı toprak sahibi  için % 42’sinin,  satıcının davalı toprak sahibi  olması halinde ise yüklenici davacılar için  % 58’inin;ticari alandaki bağımsız bölümler için ise  satıcının davacı yükleniciler olması halinde davalı toprak sahibi  için  gerçek satış bedelinin % 50’sinin,   satıcının davalı toprak sahibi  olması halinde ise yüklenici davacılar için gerçek satış bedelinin  % 50’sinin  karşı tarafın banka hesabına ( davalı toprak sahibi ... İnşaat Turizm Sanayi Limited Şirketi’nin...Bankası Beykent şubesi nezdindeki ... TL hesabı; davacılar ... İnşaat AŞ ve ...  Kentsel  Tasarım İnşaat Tur. Ve Tic.Ltd. Şti.’nin... Bankası Florya şubesi nezdindeki ...nolu hesabı )yatırıldığına ilişkin banka dekontunun  teyidi alınmış bir suretinin tapu müdürlüğüne ibraz edilmesi hali;” şeklindeki kısmının:<br>“Taraflar arasındaki  21/04/2015 tarihli sözleşmedeki (4/5 m.) tek taraflı  satış yetkisi ve 29/05/2017 tarihli 5 nolu ek protokol dikkate alınarak ;<br>29/05/2017 tarihli 5 nolu ek protokolde belirtilen esaslar  gözetilerek ekli listede belirtilen bağımsız bölümler ve satış bedelerinden  az olmamak üzere satılması koşuluyla konut niteliğindeki her bir bağımsız bölümün gerçek satış bedelinden,  satıcının davacı yükleniciler olması halinde, davalı toprak sahibi için % 42’sinin, satıcının davalı toprak sahibi olması halinde ise yüklenici davacılar için %58’inin; ticari alandaki bağımsız bölümler için ise satıcının davacı yükleniciler olması halinde davalı toprak sahibi  için gerçek satış bedelinin %50’sinin, satıcının davalı toprak sahibi olması halinde ise yüklenici davacılar için  gerçek satış bedelinin %50’sinin karşı tarafın banka hesabına (davalı toprak sahibi ...İnşaat Turizm Sanayi Limited Şirketi’nin ...bank T. A.Ş nezdindeki ... nolu hesabı; davacılar ... İnşaat AŞ ve ...  Kentsel  Tasarım İnşaat Tur. Ve Tic.Ltd. Şti.’nin ... Bankası Florya şubesi nezdindeki .. 66  nolu hesabı) yatırıldığına ilişkin banka dekontunun teyidi alınmış bir suretinin tapu müdürlüğüne ibraz edilmesi hali;” şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE,<br>14/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının:<br>“2-Davalı vekilinin 24/01/2018 tarihli dilekçesi kapsamında davacı  yüklenicilere hemen devretmeyi  kabul ettiği yedi adet bağımsız bölümün davacılar tarafından seçilerek bildirilmesi halinde bu bağımsız bölümler üzerine  1 nolu  ihtiyati tedbir kararındaki istisna hallerinden muaf olarak satışının ve üzerine ayni hak tesisinin  aşağıda belirtilen  hal dışında İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE ÖNLENMESİNE, bildirildiğinde bu hususta tapu müdürlüğüne  ayrıca müzekkere yazılmasına,<br>İhtiyati tedbir dışı hal:<br>a)Toprak sahibi davalı ile yüklenici davacıların  veya yetkili temsilcilerinin birlikte müracatları ile bu taşınmazların davacı yükleniciler veya onun bildireceği üçüncü kişi adına devredilmesini istemeleri hali;”şeklindeki kısmının  AYNEN GEÇERLİ OLDUĞUNA;<br>14/03/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının:<br>“3-Dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarından taraflar arasındaki sözleşmenin şerh edildiği anlaşıldığından  mahkememizin 24/10/2017 gün ve 2017/938 E sayılı yazısına istinaden  dava konusu bağımsız bölümler üzerine konan “ DAVALIDIR” şerhine ilişkin ihtiyati tedbir kararının  verilen yeni  ihtiyati tedbir kararı nedeniyle kaldırılmasına,” şeklindeki kısmının  AYNEN GEÇERLİ OLDUĞUNA;<br>4-29/05/2017 tarihli 5 nolu ek protokol ve  ekli listenin kararın eki sayılamasına,<br>5-Kararının niteliği ve mahiyeti dikkate alınarak teminat alınmasına yer  olmadığına\" dair istinaf yolu açık olarak  karar vermiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde;ihtiyati tedbir kararına karşı davacı tarafın itirazlarının  mahkemece  04.04.2018 tarihli duruşmada dinlenilerek  09.04.2018 tarihli İhtiyati Tedbir Değişikliği Talebi Hakkında ara kararının oluşturulduğunu, ihtiyati tedbir kararının istinaf yolu açık olarak verildiğini,buna rağmen karar  istinafa gönderilmeden mahkemece incelenerek  değiştirilerek verilen kararın  usul ve yasaya aykırı olduğu,ihtiyati tedbir kararı düzeltilirken  yetki aşımı yaplıdığı, satış bedellerinin  ipotek borcunun ödendiği ...bank hesabına yatırılması şeklindeki değişiklikliğin davalı  şirketin  ticari hayatına son vermek ve üçüncü şahıslar ile yapmış olduğu ticari anlaşmalara müdahale anlamını taşıdığı, davalının sadece iki ayda bir gelen ipotek taksit ödemeleri haricinde bu banka ile  çalışması bulunmadığı, taksit, limit ve tarihlerlerin belli olduğunu,yine mahkemenin satış bedellerinin 29.05.2017 tarihli  protokol  ile belirlenen fiyat listesinden aşağı olmayacak şekilde satışın yapılacağını hüküm altına alarak  fiilen  bağımsız bölüm satışına son verdiğini,taraflar arasındaki sözleşmeyi tamamen askıya aldığını  sözleşmeye taraf olduğunu,mahkemenin  21. 03.2018 tarihli İhtiyati Tedbir kararının tüm sorunları en adaletli ve hukuki bir şekilde çözecek, uygulanabilirliği ve denetimi  olan  tarafsız ve  tarafları mağdur etmeyecek şekilde çözüme kavuşturan karar olduğunu, bu ihtiyati tedbir kararının  hiç bir gerekçesi olmadan davacının amacına uygun, davalı firmayı yok edecek şekilde değiştirilmesinin bir gerekçesi kararda da belirtilmediğini beyanla, 09.04.2018 tarihli ihtiyati tedbir değişikliği talebi hakkında ara kararın  usul ve yasalara aykırı olması, telafisi imkansız mağduriyetlere neden olacağını belirterek kaldırılmasını  talep etmiştir.Davalı vekili ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesine ilişkin karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. İhtiyati tedbir kararlarının kabulüne ilişkin kararlara karşı itiraz halinde itirazın mahkemece incelenmesi, sonrasında verilen karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde bu ret kararına karşı itiraz eden tarafça istinaf yoluna başvurulabileceği açıktır.<br>HMK 394. maddesinde  karşı tarafın  kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. HMK 396/1. maddesinde ise, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi yada kaldırılmasına talep üzerine karar verilebileceği, HMK 396/2. maddede bu durumda itiraza ilişkin 394/3 ve 4. fıkrarısının kıyasen uygulanabileceği hususları  düzenlenmiştir. HMK 396. maddesine ilişkin talep hakkında, verilecek kararlar yönünden, HMK 396/2. maddesi, itiraz yolunu düzenlemiş olup, HMK 396/2. maddesinde, istinaf kanun yolunu düzenleyen HMK 394/5 maddesine yapılan bir atıf yoktur. HMK 396. maddesindeki düzenleme, HMK 341/1. maddesine göre özel düzenleme olduğundan, kısmen ihtiyati tedbirin değiştirilmesine dair verilen 09/04/2018 tarihli ara karardaki gibi, bu ara karara karşı istinaf yolu açık değildir. Bu sebeplerle davalının istinaf başvurusunun tedbirin değiştirilmesi kararı, istinafı kabil bir karar olmadığından, HMK 352. maddesine göre reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf başvurusunun HMK 352 maddesi uyarınca reddine,<br>Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına  ve hazineye irat kaydına <br>İstinaf masraflarının istinaf eden üzerinde bırakılmasına ,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  19/12/2018<br><br>        </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22afe072feeff4f6","SID":"096148d625e96acf"}}