{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t<br>ESAS NO\t: 2018/679 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/1043<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/10/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2018<br><br>İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi\"nin 28/10/2016 tarih 2016/437 Esas 2016/416 Karar sayılı grevsizlik kararı ile dosya mahkememizde gönderilmekle görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Menfi tespit davasının kabulüne, icra takibinin  tedbiren durdurulmasına, takibe konu olan senetlerin mal karşılığında verildiğini ancak mallar teslim edilmediği için senetlerde geçen borcun yasal bir borç olmadığı ve davacının davalıya takip tutarı olan 10.928,38TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile 5000TL gömleklerin dikiş parasının tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>Davacının bildirdiği delil ve belgeler, icra dosyası getirtilerek dosya içerisine alınmıştır.<br>Temin edilen ... 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında takip alacaklısının davalı, takip borçlusunun davacı olduğu 20/03/2015 vade tarihli, 2.000 USD bedelli bono ile 20/04/2015 vade 1.500,00 USD bedelli bono olmak üzere 2 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin davacı borçluya 26/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde icra dosyası ile ayıplı olan malların davalıya iade edildiğine dair teslim irsaliyesi delillerine dayanmıştır. <br>Davacı taraf 29/09/2017 tarihli celse beyanında \"Dava dilekçemi tekrar ederim,  ben takip konusu 2 adet senedin ve 1 adet çek ile ilgili borçlu olmadığımın tespiti ile 5.000TL dikiş parası istiyorum çünkü atölyeye 5.000TL dikiş parası ödedim, bu nedenle takip çıkışı tutarı olan 10.921,38TL yönünden borçlu olmadığımın tespiti ile 5000TL gömleklerin dikiş parasının tarafıma iade edilmesini istiyorum\" demiştir. Davacı taraf bu suretle davalının yokluğunda ön inceleme duruşmasında iddiasını genişleterek ayrıca 5.000,00 TL alacak isteminde bulunmuştur. <br>Toplanan deliller, davacının beyan ve iddiaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava ve takip konusu bonoların kambiyo senedi vasfında olması, senet metninde bedelin nakden alındığında dair kayıt bulunması karşısında davacının davalıdan takip konusu bonoya dayalı borç para almadığını kanıtlaması gerektiği, davalı takip alacaklısının takip konusu bonoların usulüne uygun olarak düzenlenmiş zorunlu unsurları taşıyan bono olması nedeniyle bu bonolardan kaynaklı alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, davacı borçlunun bu bonoların bedelsiz kaldığına yönelik iddiasının senede karşı senetle ispat zorunluluğu çerçevesinde ancak senet gücünde olan belgelerle ispatlaması gerektiği, sunulan teslim irsaliyesinin aksini ispata elverişli senet gücünde delil ve belge olarak kabul edilemeyeceği, diğer yandan davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hususlara ilişkin sunmuş olduğu delillerin alacağın varlığını ispata elverişli olmadığı, sevk irsaliyelerinin davacı tarafından düzenlenmiş olmayıp dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği ancak davacının yine sunduğu vergi kayıtlarına göre ... Ticaret ünvanıyla kendi adına mükeleffiyet kaydı bulunduğu bu nedenle sunmuş olduğu sevk irsaliyelerinin kendi lehine delil oma vasfında bulunmadığı anlaşılmakla davacının hem borçlu olmadığının tespiti yönündeki talepleri hem de alacaklı olduğu yönündeki talepleri bakımından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Dosya kapsamında mahkememizce yapılan yargılama sonucu 31/10/2017 tarih 2016/1288 esas 2017/1202 karar sayılı gerekçeli karar ile davanın reddine karar verilmiş olup; davacı tarafça hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD'nin 11/06/2018 tarih, 2018/1773-1370 sayılı kararı ile davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmek üzere ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş ise de mahkememizin görevli olduğu hususunda bir tereddüt bulunmayıp davanın esasına ilişkin yeniden mahkememizce karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davacının menfi tespit talebi yönünden davanın reddine,<br>2-Davacının alacak talebi yönünden davanın reddine,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,<br>5-Alınması gerekli 35,90-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 166,99-TL+70,76-TL, tamamlama harcı olarak alınan 104,90-TL olmak üzere toplam 342,65-TL'den mahsubu ile fazla alınan 306,75-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,<br>Dair, davacının yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/10/2018<br><br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fad42a0e5829542d","SID":"b5f0a4515c2c7416"}}