{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2017/2141 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/1970<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/07/2017<br>NUMARASI\t: 2015/608 2017/658<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/11/2018<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ\t\t\t<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 05/11/2013 tarihli \" Smart Message On Demand\" kullanım sözleşmesi akdedildiğini, anlaşma gereği davalının müvekkili şirkete 11.7.2014 tarihli, 004292 sayılı ve 354,00-TL, 30.9.2014 tarihli, 004613 sayılı ve 118,00-Tl bedelli, 11.11.2014 tarihli , 004802 sayııl ve 236,00-TL, 11.12.2014 tarihli, 011631 sayılı ve 2.832,00-TL bedelli  faturalardan kaynaklı  toplam 3.540,00-Tl borcu bulunduğunu,  bütün sözlü ve  yazılı ikazlara rağmen  borç ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalının itirazı  üzerine takibin durduğunu  belirterek tirazın iptali ile takibin devamına,  % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>SAVUNMA <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca üzerinde mutabakata varılan bir borç/alacak bakiyesi belirlenmemiş iken, bir takım faturalar keserek doğrudan icra takibi başlattığını, dava dilekçesinde belitilen  faturaların müvekkili şirkete hukuka ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini,  taraflar arasında yapılan iş ile ilgili konularda görüşmeler sürdürülmekte iken takip başlatılmasının  ve müvekkili şirketin takibe bağlı harç ve masraflardan sorumlu tutulmasının  haksız, ticari teammüllere  ve usule aykırı olduğunu, taraflar arasında  cari hesap oluşmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini,  davacının icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın  reddine  karar verilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İstanbul.18. Asliye Ticaret Mahkemesi,  2015/608 Esas, 2017/658 Karar sayılı, 05/07/2017 tarihli  kararında özetle; davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 3.540,00 TL nin % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar vermiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davalı vekilinin yasal süresi içinde sunduğu, 14/08/2017 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle;<br>Davacı ile aralarında cari mutabakat bulunmadığı halde yerel mahkemenin mutabakat varmışcasına davanın kabulüne karar vermesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  bu yöndeki itiraz ve savunmalarının değerlendirilmeden  salt davacı defter ve cari hesap kayıtlarının esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki  takibe ve davaya konu faturaların müvekkili şirkete  usulüne ve hukuka uygun şekilde tebliğ edilmediğini,  bu nedenle temerrütün oluştuğundan, likit ve muaccel bir alacağın mevcudiyetinden bahsedilemeyeceğini, davacının sunduğu mutabakat metnindeki imzanın kime ait olduğu, şirketi borçlandıracak bir yetkili kişi tarafından imzalanıp imzalanmadığı belli değilken  bu mutabakatın geçerli bir mutabakat olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin  takibe itirazlarının da kötü niyetli olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf  sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLER  VE  DEĞERLENDİRME<br>Dava,  faturaya dayalı alacak nedeni ile İİK 67 maddesine göre başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. <br>Taraflar arasında sözleşmeye dayalı hizmet ilişkisinin bulunduğunun ihtilaf konusu olmadığı, ihtilafın takibe konu fatura içeriği hizmetin verilip verilmediği, alacağın muaccel hale gelip gelmediği ve davacının fatura  alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplandığı görülmektedir. <br>Davacının davalı aleyhine  İstanbul..İcra Müdürlüğü ... E. sayılı  esasında, 3.540 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalının icra takibine süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu ve iş bu itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, inceleme sonucu dosyaya sunulan 05/04/2016 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre  davacıya ait 2014 yılı yevmiye defterinin  ticari delil niteliğine haiz olduğu, envanter defterinin ise delil niteliğine haiz olmadığı, davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 3.540 TL alacaklı görüldüğü, elektronik posta ile 3.540 TL konusunda taraflar arasında mutabakat yapıldığı,  davalı tarafından ticari defterlerin sunulmaması sebebi ile inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar davalı tarafça  söz konusu faturaların kendilerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki elektronik posta yolu ile yapılan yazışmalarda söz konusu faturaların  elektronik posta ile iletildiği, davalı tarafın fatura iletilerine  cevap verdiği, faturalardan haberdar olduğu, bu faturalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı, ayrıca elektronik posta ortamında 3.540,00 TL üzerinden mutabakat  yaptıkları görülmektedir. Kaldı  ki taraflar arasında düzenlenen  yıllık taahhütlü sözleşme gereği, davacı tarafından davalıya her ay düzenli olarak fatura kesildiği, bir kısım faturalara ilişkin davalı tarafça ödeme de yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevut elektronik yazışmalar. ticari defterler ve sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalıya fatura içeriğinde belirtilen hizmetin verildiği, faturaların davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalının fatura bedellerinden sorumlu olduğu,   dava konusu fatura  alacağının muaccel hale geldiği, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle bilinebilir ve likit olduğu, bu nedenle icra inkar tazminatı talep şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/608 Esas, 2017/658 Karar sayılı 05/07/2017 tarihli 05/07/2017 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan REDDİNE,<br>2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 55,20 TL başvuru harcı ile  istinaf kanun yolu başvuru harcı 98,10 TL  olmak üzere toplam 153,30 TL  harçtan peşin olarak yatırılan  146.70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.50 TL harcın  davalıdan tahsili ile  hazineye irad kaydına, <br>3- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/11/2018<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"96cb98bc76802e8e","SID":"58f54c8d5b290d82"}}