{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/510 <br>KARAR NO\t: 2018/1340<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2017<br>NUMARASI\t: 2016/61 Esas 2017/750 Karar <br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/11/2018 (02/12/2018  yazım tarihli )<br>Davanin kabulune ilişkin hükmün  davacı ... davalı vekilince  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 15/03/2013 tarihli açık satış noktası sözleşmesi imzalandığını,davalının ürün  alımın durdurarak sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini ,davalının işyerinde yapılan tesbitte alınan bilirkişi raporunda işletmenin ... CAFE ismiyle işletildiğini, işyerinde şirkete ait reklam malzemesi ve ürün bulunmadığının rapor edildiğini, 15/03/2013 tarihli sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından davalının işyerinin işletilmesine katkıda bulunmak üzere toplam 44.000-TL katkı yapıldığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak işletmeyi kapattığını, katkı bedeli olan toplam 44.000-TL nin ödeme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte  davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili ; müvekkilinin  ürün alımına davacının bilgisi dahilinde son verildiğini, ticari ilişkinin 19/05/2014 tarihinde sona erdiğinin belli olduğunu, katkı bedelinin hukuki niteliğinin \"bağış\" olduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin standart sözleşme olup 21.maddenin genel işlem şartı olduğunu,sözleşmede öngörülen miktar taahhüdünün yaklaşık yarısı miktarında bira ürünlerinin satışı gerçekleştiği davacının katkı bedelini vermekteki menfaatlerin bir kısmına kavuşmuş olması sebebiyle katkı bedelinin tamamının iadesinin istenemeyeceği gerekçeleriyle hak düşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yapılan delil tespitine göre davalının sözleşmede ki yükümlülüklerini yerine getirmediği,sözleşmeye aykırı davranması sonucu bilirkişi tarafından hesaplanan 44..000-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle 44.000-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davalı vekili; esasa dair savunmalarını istinaf sebebi olarak ileri sürerek  ödenen bedelin bağış olduğu ,ürün alımının kesildiği 19/05/2014 tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği,sözleşmede belirtilen katkı bedelinin tamamının geri istenemeyeceğini, sözleşmenin 21.maddesinin genel işlem şartı niteliğinde olup bu nitelikteki hükme dayalı talep imkanı bulunmadığını,mahkeme kararının kaldırılarak duruşmalı olarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddini talep etmiştir. \t<br>2-Katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davacı vekili ; ödeme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden itibaren faiz  işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE \t:Davacı tarafından 15.3.2013 tarihli sözleşme nedeniyle davalıya 44.000-TL nakit  katkı sağlandığı hususunda  uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirketin sözleşme süresi içerisinde ürün alımına son verdiği davacı tarafça ileri sürülmektedir.Davalı vekili yapılan ödemenin bağış olduğunu geri istenemeyeceğini ileri sürmekte ise de ; davacı tarafça yapılan  ödemenin işletmeye destek  amacı güden ürün alımı karşılığında verilen bir bedel olduğu gözetildiğinde ; katkı payının bağış olup geri istenemeyeceği, alınan bedelin iadesine ilişkin hükümlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğu  savunmaları yerinde bulunmamaktadır.<br>Sözleşmenin 21.maddesi ile ; İşletici sözleşme süresi içerisinde ürün alımına son verilmesi  sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde  kredi veya katkının ödenmeyen kısmını talep hakkını yitireceği gibi  davacıdan almış olduğu , nakit veya nakit bazlı katkılar  ile kredi ve diğer sabit yatırım harcamalarınının tümü ile  uygulanan iskonto tutarlarını  verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi ile ödemeyi taahhüt etmiştir.Sözleşmenin 2.maddesi ile  davalı  işletmekte olduğu işyerinde şirketin pazarladığı bira ürünlerinden 60.000-litre ürünü almayı  ,bu miktar ürün alındığında sözleşmenin bir süre sınırlaması olmaksızın sona ereceği kararlaştırılmıştır. Sunulan kayıtlardan davalının bir miktar ürün aldığı anlaşılmakla birlikte ,davacıdan ne miktar ürün alındığı,sözleşmenin ne miktar için yerine getirildiği incelenmemiştir. <br>Sözleşmede  ödenen katkı payının tümünün iade edileceği yazılı ise de bu hükmün  ihlal halinde alınan bedelden geriye kalan miktarın tümü olarak anlaşılmsı gerekmektedir..Zira katkı payı ihlal olmadığı ve sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece  alınan her litre ürün için iade yükümlülüğünün o miktar kadar sona ereceği açıktır. Alım yapılmak suretiyle tamamlanan sözleşmede  katkı payının iadesinin  sözkonusu olmayacağı düşünülerek davalının sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde ne miktar ürün aldığı tesbit edilerek geriye kalan  iade yükümlülüğünün ne miktar olduğu belirlenmelidir. (Somut olaya emsal olabilecek Yargıtay 19.HD nin  2016/15809 esas - 2018-884 karar sayılı ilamı aynı yöndedir.) <br>Davacı vekili tarafından  hüküm faiz başlangıcı nedeniyle  istinaf edilmiştir .Sözleşmede  katkı payının ödendiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle iade edileceği kararlaştırıldığından sözleşmenin bu hükmü  tartışılmaksızın  dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde olmadığından  taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile belirlenen esaslar dahilinde inceleme yapılarak alınan katkı bedelinden iade edilecek tutar var ise belirlenmek üzere ; HMK 353 (1)a-6 madde kapsamında kalan hükmün kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye  iadesine karar verilmiştir. \t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı ... davalı vekillerinin  istinaf başvurularının KABULÜNE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/61 Esas- 2017/750 Karar sayılı ve 04/10/2017 tarihli hükmünün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; <br>\"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\"<br>İstinaf yoluna başvuran davacı ... davalı tarafından yatırılan peşin  istinaf karar harcının(Davacı 35,90-TL davalı 747,91-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/11/2018<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7690ab9e80729f39","SID":"08372e5430e9def9"}}