{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. Asliye Ticaret Mahkemesi\t<br><br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2018/187 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/1053<br><br><br>DAVA\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 13/02/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2018<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı aleyhine açılan Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 29.1.2018 tarih,... esas ve .... karar sayılı ilamı ile davalının talebi zamanaşımı uğradığı ve bu yönden itiraz edildiği halde, uyuşmazlık hakeminin zamanaşımı itirazına itibar etmeyerek hüküm kurduğunu, yine ıslah dilekçesinin davacı şirkete tebliğ olunmadığını ve davacı şirketin cevap ve itiraz haklarının kısıtlandığını, bu nedenlerle hakem kararının iptaline, zamanaşımı itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, sigortaya başvuruya ilişkin 15 günlük zorunlu bekleme süresinin zamanaşımına eklenmesi gerektiğini, bu nedenle zamanaşımını dolmadığını, bu nedenle davacının talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:<br>1-Davanın ve uyuşmazlık konularının tespiti: Dava, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Kararının iptali istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasında, sigorta tahkim komisyonu tarafından 29/01/2018 tarih ve .... esas, .... karar sayılı karar ile \"başvurunun kabulü ile 1.500 TL'lik değer kaybı zararının davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine\" karar verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı,<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,<br>a-5684 sayılı kanunun 30/12. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karara karşı işbu HMK'nin 439. Maddesinde yazılan davanın açılıp açılamayacağı,<br>b-Davanın HMK'nin 439/4. Maddesindeki hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, <br>c-Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın HMK'nin 439. Maddesinin 2. Fıkrasına aykırı olup olmadığı,<br>d-Davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, uyuşmazlık hakem kararının bu yönüyle doğru olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit olunmuştur. <br>2-Görevli Mahkemenin tespiti ile ilgili inceleme ve gerekçe: HMK'nin 439. Maddesinde, 15/3/2018 tarih ve 30361 S.R.G. de yayımlanan 28/2/2018 tarih ve 7101 sayılı kanunun 59. maddesi ile yapılan değişiklikle 439. Maddenin birinci fıkrasında yer alan \"tahkim yerindeki mahkemede\" ibaresi \"tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde\" şeklinde, beşinci fıkrasında yer alan \"mahkeme\" ibaresi \"bölge adliye mahkemesi\" şeklinde değiştirilmiş ve yedinci fıkrasına \"(b),\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"(c),\" ibaresinin eklendiği, işbu davanın ise kanun değişikliğinden önce açıldığı anlaşılmakla, Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu tespit olunmuştur.<br>3-Deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç:<br>Dava dilekçesine ekli Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararının incelenmesinde, davalı ... vekili tarafından 22/12/2017 tarihinde davacı ...Ş. Aleyhine yapılan başvuru sonucunda başvurunun kabulü ile 1.500 TL'lik değer kaybı zararının davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine 5684 sayılı Kanunun 30. Maddesinin 12. Fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.<br>5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun \"Sigortacılıkta Tahkim\" başlıklı 30. Maddesinin 12. Fıkrası \"(12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. Uyuşmazlığa düşen taraflar arasında, açık ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşme ile daha yüksek bir tutar belirlenmemişse, hakemin verdiği kırkbin Türk Lirasına kadar olan kararlar her iki taraf için kesindir. Kırkbin Türk Lirasının üzerindeki kararlar için temyize gidilebilir.\" hükmünü haizdir.<br>Davalı aleyhine hükmedilen tazminat miktarı dikkate  alındığında verilen karar 5684 sayılı Kanunu'nun 30/12 fıkrası uyarınca, kesin niteliktedir. Bu nedenle davanın miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- Davanın miktar yönünden REDDİNE,<br>2- Harçlar yasasına göre alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3- Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2, 13/1-2. Maddeleri uyarınca 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5- Bakiye gider avansının talep halinde davacı tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, HMK.'nin 341 ve 439. Maddeleri ve 5684 sayılı kanunun 30/12. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkça okunup, ana hatlarıyla anlatıldı.<br>.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d936ab6cdb8b376","SID":"e611aeb51e5d61d8"}}