{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/455 <br>KARAR NO\t: 2018/1300<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/11/2017<br>NUMARASI\t: 2017/411 E - 2017/1164 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile aralarında elektrik abone sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketçe tahakkuk ettirilen faturalarda kayıp kaçak, dağtım, perakende satış bedeli, sayaç okuma bedeli ile TRT payı olarak haksız ve hukuka aykırı tahsilatlar yapıldığını beyanla, bu bedellerden şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik, EPDK mevzuatı ve kurul kararları gereği tespit edilen tarifelere göre faturaları tahakkuk ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Mahkemece; davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek, \"Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca davacı lehine masraf ve vekalet ücreti takdirine\" karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkemenin kararına karşı  davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini, davacının dava açmakta haklı olmadığını, ancak mahkemenin konusu kalmadığına karar verdiğini, ayrıca davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine karar verilmesi gerekirken aksine davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br> Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına  ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı 3.110,00 TL'ye yükselmiştir.<br>Bu sebeple somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça istinaf edilen davanın  değeri  500,00 TL olup, karar tarihinde davalı taraf  yönünden miktar itibarıyla karar  kesindir.  Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK'nın 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, istinaf dilekçesinin HMK'nın 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf dilekçesinin HMK'nın 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/10/2018<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5a372eec8b5353d","SID":"51131736fc86d0b2"}}