{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9. HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>ESAS NO\t: 2017/1015 <br>KARAR NO\t: 2018/1362<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 25/05/2017<br>NUMARASI\t: 2017/2390 D.İş E.  2017/1960 D.İş K.<br> (Itiraz Hakem Heyeti 21/04/2018 tarih, 2017/İHK-1339)<br>DAVA\t: Güç Kaybı Tazminatı (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2018<br>İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2017 tarih, 2017/2390 D.İş Esas, 2017/2390 D.İş.Karar Sayılı kararı ile saklanmasına karar verilen, Sigorta Tahkim Komisyonu-İtiraz Hakem Heyeti'nin  21/04/2018 tarih, 2017/İHK-1339 Sayılı kararına karşı,  istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyeti'nce yapılan müzakere sonucunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafça ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunan ve ...r'ın kullandığı ...plakalı belediye otobüsü ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinde meydana gelen fonksiyon kaybı oranının %29,2 olduğunun rapor ile tespit edildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulası koşuluyla, 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespitinin yapılması gerektiğini, başvuru sahibinin sunmuş olduğu %29,2 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının yüksek olduğunu iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvurunun kabulü ile 56.807,77 TL tazminatın 09/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermiş, davalı tarafça maluliyet oranın yüksek olduğu iddiasıyla karara itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti davalı tarafın itirazının reddine karar vermiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara dayanak olarak alınan maluliyet oranına ilişkin raporunun ihtilaflı ve maluliyet oranının yüksek olduğunu, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br> Dava, trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminatı istemine  ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve  istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararının usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. <br>Uyuşmazlık Hakem Heyeti, Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin 15/04/2016 tarihli sağlık kurulu raporundaki %29,2 maluliyet oranını dikkate alarak başvurunun kabulüne karar vermiş, davalı tarafça da  sadece maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti davalı tarafın itirazının reddine karar vermiştir. <br>Dosyada bulunan ve hakem heyetince karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken \"Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği\"ne göre düzenlenmiş olduğu, söz konusu raporda uyuşmazlık konusu kaza ile maluliyet oranı arasında illiyet bağının kurulduğu, dolayısıyla, davalı vekilinin maluliyet raporuna karşı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gibi, davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik  itirazının, gerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve  gerek ise İtiraz Hakem Heyeti tarafından tartışma ve değerlendirme konusu yapılarak, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Dolayısıyla, kararda usul ve yasa açısından herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2017 tarih 2017/2390 D.İş E. ve  2017/1960 D.İş K. sayılı kararı ile saklanmasına karar verilen Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti'nin 21/04/2018 tarih, 2017/İHK-1339 Karar sayılı kararına karşı,   davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-6728 sayılı Yasanın 36.maddesi  ile değişik  492 sayılı Harçlar  Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları başlıklı bölümünün III- Karar ve ilam harcı başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendi gereğince  harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde yatırana, mahkemesince iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin, davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde verilecek bir dilekçe ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/10/2018.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51531e89948e9f82","SID":"b746bd421b161739"}}