{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2017/2122 <br>KARAR NO\t: 2018/1542<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/09/2017<br>NUMARASI\t: 2017/374 E- 2017/657K<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat <br>KARAR TARİHİ: 09/11/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;taraflar arasında yapılan abonelik sözleşmesi gereği  davacı şirketin davalıdan elektrik satın aldığını, ancak tüketim bedelleri ile ilgili olmayan ve  davacı şirketten iletim bedeli, kaçak bedeli ve sayaç okuma bedeli adları ile yapılan tahsilatların hukuki dayanağı olmadığı iddiasıyla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla iletim bedeli için 137.620,28 TL, kayıp kaçak bedeli için 658.179,37 TL, sayaç okuma bedeli için 303,78 TL'nin davalıya  ödendiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili  cevap dilekçesi ile;  davalı şirketin yasal mevzuat tarafından belirlenen tarifelere uymakla yükümlü olup, kanuna ve yönetmeliklere aykırı hareket etmesinin düşünülemeyeceği, davaya konu kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli ve sayaç okuma bedellerinin EPDK tarafından dönemlik olarak belirlenen tarifeler uyarınca tüketiciye kesilen faturalara yansıtıldığı, bu hususun yasal bir zorunluluk olduğu, ayrıca 6719 Sayılı 04/06/2016 tarihli, 17/06/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 6446 Sayılı kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun ile 17. maddenin (ç) bendi ile madde metninde değişiklik yapıldığı, iş bu haliyle kaçak iletimden kaynaklanan diğer bedellerin tüketiciye yansıtılacağının da açıkça belirtildiği, bu yasal mevzuat kapsamında  davanın konusuz ve haksız olduğu belirtilerek  davanın esastan da reddini talep etmiştir.<br>Mahkemece ,yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Sözkonusu kararı davalı istinaf etmiş olup,davada davacının haklılık durumunun tesbit edilmediğini, henüz deliller toplanmadan davanın konusuz kaldığına karar verildiğini, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine ilişkin kısım yönünden istinaf taleplerinin olmadığı, ancak davacı lehine 1.980,-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğu, bir an için davacının vekalet ücretine hak kazandığı düşünülse dahi AAÜT gereğince yarı oranında vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek, davacı lehine verilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmın kaldırılması istenmiştir.<br>HMK 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının  vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinaf taleplerini yönünden, yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Davacının, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama harç ve giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralı  karşısında,  mahkemece  \"esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına\"  karar verilmesi ve HMK nun 331/1 maddesi uyarınca  yargılama giderlerinin  ve bu kapsamda vekalet ücretinin haksız tarafa yükletilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Dava ,parayla ölçülebilen bir talebe ilişkin olduğundan, bu sebeple karar tarihindeki AAÜT 6. maddesi uyarınca tarifenin 3. kısmına göre (nisbi) belirlenecek vekalet ücretinin, 13.maddesi hükmü uyarınca tarifenin 2. kısmında yazılı maktu vekalet ücretini geçmemek koşulu ile hükmedilmesi gerektiğinden, bu sebeple öninceleme ve tahkikat aşamasının birleştirilmesi sonucu karar verilmiş ise de, açıklanan tarife hükümlerine göre somut davada vekalet ücretinin 1/2 oranında hesaplanması sözkonusu olamayacağından, davalının, buna dair istinaf talebinin HMK nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf talebinin, HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince  reddine, <br>Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  35,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/11/2018<br>\t<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79c2b18d844f2db1","SID":"693e0e0ecebdd906"}}