{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1419 <br>KARAR NO\t: 2018/1216<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/12/2017<br>NUMARASI\t: 2015/402 E - 2017/962 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/10/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında elektrik abone  sözleşmesinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından davacıya kesilen faturalarda haksız olarak tahsil edilen kayıp kaçak, sayaç okuma bedeli, (PSH) perakende satış hizmeti, dağıtım bedeli, iletim bedeli, TRT payı ve bu bedeller üzerinden KDV bedeli olarak  alınan bedellerin haksız ve hukuka aykırı olarak alındığını beyanla bu bedellerden herbir davalıdan 3.500,00 TL olmak üzere  şimdilik toplam 14.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde davanın reddini istemiştir.<br>Bu dava ile birleştirilen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/541 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davacının elektrik tedarik şirketi olduğu ve müşterisi ... Döner A.Ş ile arasında elektrik tedarik sözleşmesi imzalandığını, davacının aktif tüketim bedellerinden kar ettiğini, faturalarda kayıp kaçak, iletim, dağıtım vs bedellerinde bulunduğunu, dava dışı ...Döner A.Ş tarafından  kayıp kaçak vs bu bedellerin tahsili için İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/402 E. sayılı dosyası ile kendilerine karşı  dava ikame edildiğini, işbu davada ise sistem kullanım bedellerinin tahsilatçısından tahsilinin talep edildiğini belirterek, sistem kullanım bedeli olarak şimdilik 3.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ve aradaki bağlantı sebebiyle, bu davanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/402 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Mahkemece; davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek, asıl ve birleşen  davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleşen davada ayrı ayrı  davacı lehine masraf ve vekalet ücreti taktirine karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkemenin kararına karşı asıl dava yönünden  davalı .. ve davalı...  tarafından, birleşen davada ise davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı ... vekili asıl ve birleşen dava hakkındaki istinaf dilekçesinde;asıl ve birleşen  davanın reddi gerektiğini, davacının dava açmakta haklı olmadığını, ancak mahkemenin konusu kalmadığına karar verdiğini, ayrıca asıl ve birleşen davada, davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine karar verilmesi gerekirken aksine davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı.. vekili asıl dava hakkında istinaf dilekçesinde, davanın konusu kalmadığına karar verdiğini, ayrıca davalı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine karar verilmesi gerekirken aksine davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>İstinaf sebepleriyle sınırlı olarak ilk derece mahkemesinin kararının  incelemesiyle; 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır,\" hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişiklikleri, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli  olan  EPDK kararlarına dayanılarak  alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan  ve halen görülmekte olan davalarda) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. geçici 19. ile 20. maddeleri, iptal edilmedikleri veya yürürlükten kaldırılmadıkları sürece uygulanacaktır. O halde, davalı dağıtıcı şirket, mevcut yasal düzenleme ile dava konusu bedellerin tahsilini talep edebilecektir.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin benzer davalarda, eldeki davalara yönelik, yürürlüğe giren bu yasa nedeniyle davanın konusunun kalmadığına dair karar verilmesi gerektiği yolundaki emsal 2017/13140 E - 2017/16544 K sayılı ve 2017/13142 E - 2017/16545 K sayılı  kararlarındaki gibi davanın konusunun  kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi  usul ve hukuka uygun bulunmuştur. <br>Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 gün, 2009/18-421 E., 2009/526 K. sayılı ilamında belirttiği üzere, \"Dava tarihinde davasında haklı olan davacının sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine masraf ve vekalet ücretine\" hükmedilmesi gerekir. Somut davada; dava açıldığı tarihte davacının, dava açmakta haklı olduğu, yargılama harç ve giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralı karşısında,asıl ve birleşen davada  davalılar   lehine masraf ve vekalet ücreti taktir edilmemesine ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup ,bu nedenle davalılar lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden,asıl ve birleşen davada istinaf eden  davalıların tüm istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.<br>Tüm bu sebeplerle asıl ve birleşen dava yönünden dava ..., birleşen davada davalı..'ın  istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Asıl ve birleşen dosya davalısı ... ve asıl dosya davalısı ...'ın istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,<br>Alınması gereken 35,90 TL karar ve ilam harcı istinaf eden davalılardan peşin alınmakla yeniden alınmasına yer olmadığına ve üzerlerinde bırakılmasına,<br>İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edenlere ilk derece  mahkemesince iadesine<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2018<br><br>       <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"943c202c2538b06f","SID":"083917daaed3573f"}}