{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br><br><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/152 <br>KARAR NO\t: 2018/929<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 14/02/2017<br>NUMARASI\t: 2014/698 Esas - 2017/130 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen tazminat davasında, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı her iki taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gelen dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ...'ın  dava dışı .... Ltd. Şti.'nin eşit hisselerle ortağı olduklarını, şirketin  müvekkilinin eşi  ... ve davalı ...  tarafından yönetildiğini, her ikisinin de önceden münferiden yetkili olduğunu, ancak sonrasında şirketi müşterek imzaları ile temsil ve ilzam etmelerine karar verildiğini,   müvekkili ve eşinin bir süre yurt dışına çıktıklarını,  uzun süre  kendilerinden  herhangi bir imza talebinin olmadığını,  bunun üzerine  yaptıkları araştırmada davalı ... ile  kardeşi ...'ın birlikte ortak oldukları diğer davalı   ... San. Tic. A.Ş. üzerinden  .. San. Tic. A.Ş.'nin yönetildiğinin tespit edildiğini, ... Mühendisliğin esas sözleşmesinde yapılan değişiklikle ünvanına '' Yüzer İskele Sistemleri Sanayi '' ibaresinın eklendiğini,  yine müvekkili şirket tarafından  teklif verilen bazı işlerin  davalı şirket  üzerinden faturalandırılarak parasının tahsil edildiğini, . ... San. Tic. A.Ş.'nin çalışanı ...'nın davalı şirket adına üçüncü kişilerle görüşerek sözleşme imzaladığını ve . ... A.Ş. tarafından üretilen malların üçüncü kişilere satılarak  davalı şirket adına  faturalandırıldığının belirlendiğini, bazı faturasız nakit  karşılığı teslim edilen malların bulunduğunu,  ... . tarafından  bağlanan işlerin dahi  parasının  davalı şirket tarafından alındığını, ...'ın ...Bankasında şirket hesabına yüklü miktarda para çekip şirketle ilgisi olmayan üçüncü kişilere ödediğini, davalının  . .. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından verilen bilgisayarı içinde bulunan bilgilerle birlikte  götürdüğünü, ...'ın  müvekkili şirketin e mail hesabını kullanarak haksız rekabete yol açtığını belirterek oluşan maddi zararın şimdilik 200.000,00 TL'sinin ve 50.000,00 TL'nin ödenmesine, haksız rekabetin tespiti ile refine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı  vekili savunmasında özetle;  müvekkili ...  ile davacının eşi  ...'ın 2004 yılında dava dışı . .. San. Tic. Ltd. Şirketini kurduklarını, ...'ın hisselerini  eşine devrettiğini,  şirketin bu şekilde  dokuz yıl faaliyet gösterdiğini, ... .'ın 2012  yılı sonunda  eşi üzerine gözüken şirketteki %50 hisseyi sattığını ve yılbaşında alınması gereken  işletme kredisine  kefalet imzasını atmayacağını belirttiğini, şirket hissesini satın aldığı söylenilen yeni ortağın uzun süre gelmemesi nedeniyle  siparişlerin yerine getirilmediği ve yeni siparişlerin alınamadığını,  bunun üzerine  ...'ın kredi çekerek  iki siparişin  imalatını gerçekleştirerek teslimini sağladığını, bir kısım şirket çalışanları ile toplantı yapıldığını,  mevcut siparişlerle ilgili yaklaşık 90.000,00 TL'lik ham madde kredisinin müvekkili tarafından bulunması gerektiğini ve elde edilecek kazancın da yeni ortak gelene kadar ...'a ait olacağının kararlaştırıldığını, bunun üzerine ...'ın  davalı şirket üzerinden  ... Firmasından ham madde satın alarak  şahsına ait evi de ipotek ettirdiğini,  davalı şirketin iştigali konusuna '' yüzer iskelesi imalatı ve satışı '' ibaresinin eklendiğini, şirketin çift imza ile temsil edilmesi talebinin kabul edildiğini, ancak buna rağmen  .. ...'ın tek imza ile  şirketin ... Bankasındaki hesabından para çektiğini, yine şirket merkezinde bulunan evrakların tamamını alarak merkez dışına çıkardığını, yeni ortaktan haber gelmeyince  ...'ın yeni ortağa sattığını söylediği hisseleri  bu kezde 450.000,00 TL karşılığında müvekkiline satmayı teklif ettiğini, müvekkilinin Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde ortaklığın sona erdirilmesi için dava açtığını, davacının aynı zamanda dolandırıcılık isnadı ile haksız şikayette bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk Derece Mahkemesi; davacı ve eşinin  şirketten uzak kaldıkları süre zarfında  davalı ...'ın  davalı şirketin ünvan ve iştigal konusunu değiştirdiği,  dava dışı . .. Ltd. Şti.'nin üretimi olan işler için davalı şirkete faturalandırdığı, . .. Ltd. Şti. sadece fason üretim ücreti ödeyerek bu şirket tarafından üretilen ürünleri  davalı şirket adına  satarak faturalandırmanın  dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı,  bu sebeple davalıların haksız rekabet eylemini müştereken işledikleri, dava dışı .. ... Ltd. Şti.  cirosunda ve karında düşme olmasına rağmen davalı şirketin ciro ve karlılığında yükselme olduğunun dosya kapsamında yapılan yargılama neticesi anlaşıldığı, hem dava dışı  . .. Ltd. Şti.'inde hem de davalı şirkette davalı ...'ın müdür seçildiği,  davalı ...'ın davalı şirkette müdür seçildikten sonra  dava dışı şirketin amacına zarar vererek rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşılmakla,  bütün bu haksız eylemler neticesi davalıların dava dışı şirketin 12.347.58 TL kazançtan yoksun kalmasına sebep oldukları, davalıların bu eylemden dolayı  davacının manevi zarar talebinin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne ve dava dışı şirketin uğradığı 12.347.58  TL tazminatın davalılardan tahsili ile  zarar uğrayan davacı şirkete verilmesine, manevi  tazminat davasının reddine  karar vermiştir.<br>Bu karara karşı  davacı vekili  ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde; <br>Davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespiti ve önlenmesi  yönündeki ilk derece mahkemesi kararının hukuken doğru olduğunu, ancak müvekkilinin hak ettiği tazminat miktarının yanlış hesaplandığını,  davalıların haksız rekabeti sonucunda  davacının  uğradığı zararın belirlenmesi gerekirken talep dışına çıkılarak  davalının elde ettiği kar üzerinden  hesaplama yapıldığını, oysaki . .. Ltd. Şti.'nin  uğradığı fiili zararın, yoksun kalınan   ve davalı şirketin yapmış olduğu satışı,  . .. Şti. yapmış olsaydı ne kadar kar elde edilebileceğinin  hesaplanması gerektiğini ve maddi tazminat gerçek zararı karşılamaya yetecek miktarda olması gerektiğini,  yine  müvekkilinin olaylardan ötürü üzüntü duyduğunu, ticari kariyerinin sarsıldığı hususları göz önünde bulundurularak manevi tazminata da hükmedilmesi gerekirken  mahkemenin manevi tazminat talebini reddetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, ayrıca bilirkişi heyetinin tek sayı olarak belirlenmesi gerekirken kanuna aykırı şekilde iki kişiden oluşturulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; <br>Müvekkili ...'ın şirketin batmasını önlemek amacıyla diğer ortağın bilgisi ve onayıyla tamamen iyi niyetle bu işlem ve eylemlerin haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceğini, ...'ın  şirketin alacaklarını gizlice tahsil ettiğini, internet hesabında şirket kasasındaki paraların kendi hesabına havale ederek çekmesi nedenleriyle  Gebze 7.As.CM'nin 2015/864 esas sayılı ceza davasının görülmekte olduğunu,  yine  . .. Şti. ortağı  davacı ...'ın  şirket müşterisi  Barın Sitesi çekini  tahsil ederek  mal edindiği suçlamasından  ötürü  Gebze 3 As.CM'nde  2017/296 esas sayılı ceza davasının açıldığını,  Gebze 7.As.CM'sinin 2014/908 esas sayılı dosyasında ve İstanbul Anadolu 4.ATM'nin 2014/698 esas sayılı dosyasında dinlenilen tanık beyanında, şirketin mali çıkmaza girdiği, şirket ortağı ... ve eşi şirket müdürünün sorumluluklarını yerine getirmedikleri ve davalı ...'a  kredi çekip üretim yapabileceği konusunda olur verdikleri  hususlarında  tanık beyanlarının bulunduğunu,  davacı ve eşinin şirketin feshinde asli kusurlu oldukları anlaşılmakla  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bu konular eksik incelendiğini, <br>. .. Şti.'nin Gebze'deki  fabrikasının fiiliyetteki aylık kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle şirket ile kefili sıfatyla  ... aleyhine icra takibi yapıldığını, bu hususun dahi tek başına  müvekkili ...'ın şirketin borçlarını üstlendiğini ve şirketin devamını sağlamak için  şirkete gelir getirecek fason imalat yaptığını ortaya koyduğunu,  davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde 2013 yılı içinde bu şirket kendi müşterisi olan ...'e  GPRS Ölçüm aletleri sattığını,   davacının  delil  olarak sunduğu müşteri listesindeki satışlar toplamının 97.000,00 TL  olduğunun görüleceğini, buna rağmen bilirkişilerin bu hususta da çelişkiye düştüğünü, bilirkişilerin davalı şirketin 2013 yılı  bürüt karını hesaplarken  ...'ın  davalı şirket adına çekmiş olduğu  banka kredisi, dosya, ipotek giderleri, faizi  hesaba katmadıklarını,  davalı şirket tarafından  ödenen  toplamdaki 13.229,00 TL kredi masraf ve faizlerinin  tamamen  yüzey iskele duba imalatı ve iş ve  işleminde kullanılan ham madde için ödendiğini,  bu giderlerin davalı şirket kayıtlarında gösterilmediğini,  satın alınmış olunan dubaların nakliyesi için  2.500 TL harcanmekle yine bu dubaların vinç ile indirilmesi, taşıma-hammaliye işleri için bir takım giderlerin yapıldığının işin mahiyetinden de anlaşıldığını,  ...'ın iyi niyetli  ve diğer şirket ortağı... ve eşinin bilgisi ve onayı dahilinde şirket adına söz konusu işlemleri yaptığını, bu işlemler neticesi  ... ve eşinin  kazanç sağlamaya devam ettiklerinin sabit olduğunu,  şirket ortağı davacı ve şirket müdürü eşinin diğer ortak   davalı müvekkili ...'ın  şahsen kredi kullanarak risk  üstlenmesini gaye edindiklerini, yine  ...'dan fason imalat yapması için talepte bulunduklarının dosya kapsamından anlaşıldığından  davacının kötü niyetli olduğunu,  davacının eşinin, Barın Sitesinden şirket alacağının 10.000,00 TL'sini elden gizlice aldığını, diğer alacak için  iki adet çek alıp  bu çekin bir tanesini davacıya verdiğini ve davacının  bu durumdan haberinin olmadığını söylemesinin mümkün bulunmadığını beyan ederek, istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak  davanın reddine karar verilmesini, bu olmadığı taktirde kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın  mahkemesine iadesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE  GEREKÇE<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle davalı ...'ın davacı şirket ortaklarından olduğu, kardeşi ile birlikte kurduğu diğer davalı şirket üzerinden davacı şirketi yönettiklerini, bu şekilde haksız rekabete yol açmakla ortaya çıkan maddi, manevi zararın tazminini ve haksız rekabetin tespiti ile refine karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkeme tarafından yapılan yargılamada haksız rekabetin tartışıldığı ve buna yönelik hükümlere ilişkin yargılama yapıldığı ve karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Ancak, davanın özü itibariyle  TTK md 626' da düzenleme bulan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranıştan ötürü ortaya çıktığı söylenilen zararların tazmini talebini içerdiği, HMK.m.33 uyarınca hakimin Türk hukukunu resen uygulamakla zorunda olduğu; ayrıca dava dilekçesinde talep edilen tazminatların şirket ya da  davacı gerçek  kişiden hangisine ödenmesinin istendiği konusunda tereddüt bulunduğu gözetilerek, HMK.m.31'de düzenlenen hakimin davayı aydınlatması ilkesi uyarınca, hakimin bu hususu davacıya kesin şekilde açıklattırması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.<br>Ayrıca, ilk derece mahkemesinin kararın, bilirkişi raporlarının tekrarı niteliğindedir. Mahkeme kararında iddia ve savunma sebeplerinin ne şekilde aşıldığı denetlenebilir bir şekilde yer almamaktadır. Karar mevcut haliyle HMK.m.297'de yer alan düzenlemeye uygun ve denetlenebilir bir karar niteliğinde değildir. Bu nedenlerle, istinaf denetimine uygun bir hükmün varlığından söz edilemez.<br>Açıklanan bu gerekçelerle, HMK.'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, işin esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca, davanın esasına ilişkin istinaf sebepleri  incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu  kararının  KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf peşin harçlarının ilk derece mahkemesi tarafından, talep halinde iadesine,<br>4-İstinaf edenler tarafından  istinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas  hükümle birlikte, İlk Derece Mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde  değerlendirilmesine,<br>5-Gerekçeli kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine dair;<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.353/1.a.6.maddesi uyarınca,  04/10/2018 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak  karar verildi. <br>KANUN YOLU\t:  HMK.353/1.a. maddesi uyarınca karar kesindir.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1d6a175f4be7301","SID":"33b50c2c0d6151ce"}}