{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2017/2223 <br>KARAR NO\t: 2018/1441<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/10/2017<br>NUMARASI\t: 2016/490 E - 2017/776 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/10/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile elektik abone sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketçe tahakkuk ettirilen faturalarda kayıp kaçak, dağtım, perakende satış bedeli, sayaç okuma bedeli  olarak haksız ve hukuka  aykırı tahsilatlar yapıldığını beyanla, bu bedellerden şimdilik toplam 500,00 TL'nin  faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; EPDK mevzuatı ve kurul kararları gereği tespit edilen tarifelere göre faturaları tahakkuk ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Yargılama sırasında, taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildiren davetiyelerin tebliğ edildiği, ancak davacının 02/05/2017 tarihli inceleme  duruşmasına katılmadığı gibi geçerli bir mazeret bildirmediği, mazeret dilekçesinin de sunulmadığının belirlenmesi sonrası taraflarca takip edilmeyen davanın dosyasının 02/05/2017 tarihinden itibaren HMK 150 maddesi uyarıca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 16/10/2017  tarihinde  \"Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren geçen üç aylık yasal süre içinde yenileme talebinde bulunulmadığından, davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına\" ve davacı lehine 500,00 TL vekalet ücretine  karar  verilmiştir<br>Söz konusu kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı 3.110,00 TL'ye yükselmiştir.<br>Bu sebeple somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça istinaf edilen davanın değeri 500,00 TL olup, karar tarihinde davalı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK'nın 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, istinaf dilekçesinin HMK'nın 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının istinaf dilekçesinin, istinafa konu tutar ve dava değeri kesinlik sınırı altında  kalmakla, HMK 341, 346 ve 352/1-b  maddesi uyarınca reddine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/10/2018<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"795b08d13a795876","SID":"41256cf70294d843"}}