{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA N\t: 2018/403 <br>KARAR NO\t: 2018/866<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2018<br>NUMARASI\t\t: 2015/928 E.- 2018/54 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı  dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya ile 13.873,26 USD (39.930,02) TL icra takibi başlattığını, yapılan icra takibinin dayanaksız olduğunu, müvekkili ile davalı arasında kur farkına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, buna rağmen davalının müvekkili adına 15.000,00 TL fatura düzenleyip gönderdiğini, faturanın sehven müvekkilinin muhasebe kayıtlarına işlendiğini, müvekkilinin icra dosyasında belirtilen borç kadar borcunun bulunmadığını belirterek menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesini istemiş, ayrıca, icra takibinin kesinleşmiş olması nedeniyle müvekkilinin taşıt araçlarına, banka hesaplarına haciz konduğunu, bir adet aracın bağlandığını belirterek teminat karşılığında haciz işleminin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını istemiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan olan alacaklarının tahsili için İcra takibi başlattıklarım, davacının bu icra takibine itiraz edebilme imkanı varken itiraz etmediğini, borcunun olduğunu bildiğini, icra takibinden yaklaşık üç ay sonra icra takibini sürüncemede bırakmak için  iş bu davayı açtığını, davacı aleyhine 39.930,02 TL üzerinden icra takibi başlattıkların], ancak davacının ise iş bu davayı 29.446,40 TL üzerinden açtığını, yani, davacının 10.483.62 TL'yi zımnen kabul ettiğini, 15.000,00 TL tutarlı faturanın kayıtlarına sehven alınmış olması iddiasının ise kabul edilemez olduğunu,  davacının 10.483.62TL ve 15,000,00TL olmak üzere toplam 25.483,62 TL borcu kabul ettiğini, anlaşmazlığın borcun geri kalanı üzerinde olduğunu, ticari defterler, fatura ve irsaliyeler ve taraflar arasındaki sözleşmeler incelendiğinde davacıdan 13,873,26 USD (39.930,02) TL alacaklarının bulunduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek, haksız ve dayanaksız davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonucunda; davacı taraf icra dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadığını belirterek kur farkına itiraz etmiştir. Faturalar üzerinde \"iş bu fatura döviz olarak tahsil edilecektir\" şeklindeki ibare davacı kayıtlarında döviz kuru gözetilerek kayıt yapıldığını göstermektedir. Davalının lehine delil sayılan ticari defter kayıtlarına göre davacıdan 56.981,47 USD tutarındaki alacağına  13.397,08 TL+ KDV  olmak üzere 15.808,56 TL kur farkı faturası ve aynı tarihte yapılan 14.331,05 TL tutarlı döviz değerlemesi açıklaması ile  davacı adına borç kayıt  edildiği dönem itibariyle mevcut döviz alacağı tutarının TL karşılığının kaydının yapıldığı, bu nedenle de 13.873,26 USD davalı alacağının mevcut olduğuna dair bilirkişi tespitleri ve faturalar üzerindeki döviz olarak tahsil edilir ibaresi dikkate alındığında menfi tespit talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>İstinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra,  ibraz edilen  imza sürkülerinden de anlaşılacağı üzere  davacı ..... Şirketi yetkilisi  olduğu anlaşılan ... 23/07/2018 tarihli dilekçesi ile  davadan ve istinaf başvurusundan feragat etmiştir. <br>Her ne kadar  davacı şirket  ilk derece yargılaması sırasında vekille temsil edilmiş ise de  dosyaya ibraz edilen 20/02/2014 tarihli ... yevmiye numaralı Bakırköy ... Noterliğince düzenlenmiş vekaletnamede vekile  davadan feragat yetkisi verilmemiş, ancak, davacı şirket yetkilisi davadan ve kanunyolu başvurusundan feragat etmiştir.<br>Davadan ve kanun yolundan feragat edilmesi halinde, öncelikle davadan feragatin dikkate alınması gerekir.  HMK  307. Maddesi  ile feragat  düzenlenmiş olup  feragat, davacının, talep  sonucundan  kısmen veya  tamamen  vazgeçmesidir.  Feragat  davayı sona erdiren  taraf işlemlerinden olup  hüküm ifade etmesi  karşı tarafın ve  mahkemenin  muvafakatine de bağlı değildir. Feragat,  hüküm kesinleşinceye  kadar  her  zaman yapılabilir. Bu nedenle istinaf aşamasında davadan feragat edilmesi mümkündür.<br>Davacı şirket yetkilisinin,  hükümden sonra, istinaf incelemesi aşamasında davadan feragat etmiş olması nedeniyle, feragat hakkında Dairemizce bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin istinaf incelemesine konu 25/01/2018 tarih 2015/928 E 2018/54 K. sayılı kararının, davadan feragat nedeniyle KALDIRILMASINA, bu davanın esası hakkında Dairemizce karar verilmesine, bu doğrultuda; <br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 35,90 TL harcın, peşin alınmış olan 502,88 TL'den mahsubu ile artan 466,98TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.533,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>5-Artan gider avansının  karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>6-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irad kaydına,<br>7-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,<br>8-Gerekçeli kararın  İlk Derece Mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>9-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br>HMK 311.ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/09/2018 tarihinde oybirliğiyle ve  kesin  olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU    : HMK.362/1.a.maddesi uyarınca, dava değerine göre karar kesindir.<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6add7e259d614663","SID":"a70d9696f96c8dca"}}