{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>ESAS NO\t: 2017/935 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/597        <br>           <br><br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/08/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 07/06/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     : <br>İDDİA                                    : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hangi firma aracılığı ile sevk edildiği anlaşılmayan posta tekeline aykırı gönderilerin kabulü, taşınması ve dağıtılması işinin yapıldığı tespit edilen gönderilerin davalı tarafından taşınması/taşıttırılması dolayısıyla Posta Hizmetleri Kanunu uyarınca posta tekeline aykırı faaliyetleri nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ücret tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında miktarın davalıdan tespit tarihi olan 13/01/2017 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, taşıdıkları/taşıttıkları gönderilerin gerçek adetinin tespiti le on katı tutarının davalılardan tahsili ile muarazanın meni ve müdahelenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA                              : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca ikame edilen haksız  ve mesnetsiz davanın  öncelikle usulden mahkeme aksi kanaate olması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Posta Hizmetleri Kanunu uyarınca davalı tarafın posta tekeline aykırı faaliyetleri nedeniyle  alacak istemine yönelik davadır. <br>Davacı vekilinin 07/06/2018 tarihli sunduğu ibraname ve sulh anlaşması ile davalı ile sulh olunduğundan konusuz kalan davada esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği görüldü. <br>Davalı vekilinin 07/06/2018 tarihli duruşmadaki beyanında sulh doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği , yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını belirttiği görüldü. <br>Taraf vekilleri arasındaki sulh anlaşması ve beyanları  doğrultusunda, ....... arasında düzenlenen  bila tarihli sulh sözleşmesi gereği davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM                                : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK'nun 315/1 maddesi gereğince haricen sulh nedeniyle KONUSUZ KALAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,    <br>2-Karar harcı 35,90 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Talep olmadığından davalı vekili lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili  tarafa iadesine,<br>Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Mahkemeleri İstinaf yasa yolu açık olmak üzere. Açıkça okunup, usulen anlatıldı.  <br> <br> <br><br>                                                               <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6ba7029cd95778d4","SID":"672f7f7ec67a614a"}}