{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1882 <br>KARAR NO\t: 2018/1151 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/05/2018<br>NUMARASI\t\t: 2018/474 E - 2018/553 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 24/09/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen  elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü  bedellerden, şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan  tahsili ile davacıya  verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin  perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini  talep  etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İşbu karara karşı davacı vekilince yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf gerekçesinde; davaya konu edilen alacak kalemlerinin haksız olarak tahsil edildiği dava edilmişken, dava devamında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa sebebiyle bu bedellerin maliyet unsuruna dahil edilip alınmasının yasal hale getirilmesi sebebiyle ve Anayasaya aykırılık başvurularının reddedilmiş olması sebebiyle, emsal Bölge Adliye Mahkeme daire kararları ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları çerçevesinde dava açıldıktan sonra oluşan yasa değişikliği sebebiyle davacının dava açmasında haksız sayılmayacağının artık belirgin hale geldiği, dolayısıyla davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsil edilmesi gerektiği halde, yargıya güven ilkeleri, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik kuralları uyarınca, geçmişe etkin yasa sebebiyle davanın konusuz kaldığı gözetilerek, vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılması istenmiştir. <br>Feragat davaya son veren taraf muamelesidir. Usul kurallarına göre karşı yanın kabulüne dahi bağlı değildir. Dava dosyasında davacı vekilinin vekaletteki yetkisi çerçevesinde dava dosyasından  feragat ettiği, 26/03/2018 tarihli dilekçesinin, sonuçta davadan vazgeçme yazılsa da başlığı davadan feragat olarak düzenlenmiş olmakla ve davacının istinaf dilekçesinde feragat ile davanın sonra ermesine dair bir istinafı da olmadığından, davadan feragat niteliğinde olduğu kabul edilmiş, bu dilekçe ve usul kuralları esas alınarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde herhangi bir aykırılık görülmemiştir. Dava, yürürlüğe giren yasa sebebiyle emsal kararlarda olduğu üzere \"konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı\" şeklinde bir kararla sonlanmamıştır. Feragat kesin olarak davaya son veren taraf işlemi olduğu için, feragata bağlı olarak red kararı verilmesi zorunlu ve yasaya uygundur. Feragatle biten davada, feragat gerekçesinin taraflar lehine ve aleyhine tayin olunacak vekalet ücreti ve yargılama giderleri konusunda sonuca bir etkisi yoktur. Hal böyle olunca; AAÜT 6. maddesi ve HMK 307 maddeleri  birlikte değerlendirildiğinde karar şekline göre davalı lehine vekalet ücreti takdiri ve davacı yararına bu sebeple takdir edilmeyişinde, ayrıca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında yasaya aykırılık görülmediğinden istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;\t<br>Davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,\t<br>Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli  35,90 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına ve istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2018\t<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f6ffba08fd3f79d","SID":"4d6efaae2d3c70ff"}}