{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/583 <br>KARAR NO\t: 2018/1126<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/11/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/506 E - 2017/903 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 20/09/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına tahakkuk ettirilen elektrik faturalarında  tahsil edilen kayıp kaçak, dağıtım, iletim, sayaç okuma ve perakende satış hizmeti bedelleri toplamının haksız alındığını ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde,  EPDK mevzuatı ve kurul kararları gereği tespit edilen tarifelere göre faturaları tahakkuk ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Dava, elektrik abonesi olan davacıdan tahsil edilen kayıp-kaçak vs. bedelin haksız tahsil edildiği iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir.<br> Mahkemece yapılan yargılama sonunda, yargılamanın devamında 17.06.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunun geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği, bu sebeple  davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Sözkonusu kararı davalı BEDAŞ ve davalı BEPSAŞ istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına  ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı 3.110,00 TL'ye yükselmiştir.<br>Bu sebeple somut uyuşmazlıkta, davalılarca istinaf edilen davanın değeri 2.000,00 TL olup, karar tarihinde davalılar yönünden miktar itibarıyla karar  kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK'nın 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, istinaf dilekçesinin HMK'nın 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>Davalı BEDAŞ ve davalı BEPSAŞ'ın istinaf dilekçelerinin, HMK 341 ve 346 maddelerine göre kararın kesin olması sebebiyle, HMK 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca ayrı ayrı  reddine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/09/2018 <br><br>           </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b2f818f7fdc3284","SID":"aa3c2fca4e931578"}}