{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\tT.C.<br>\tİstanbul Anadolu<br>\t 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>    <br>ESAS NO\t: 2018/411 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/400        <br>                                                     <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/04/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>İDDİA                       :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı --- plaka sayılı aracın çalınması sonucu müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğünün --- esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının süresi içerisinde itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira dava konusu olayın müvekkili şirkete ihbarı üzerine yapılan araştırma neticesinde davalının sorumlu olduğunun tespit edildiği, araştırma raporunda saklı bahçe site yönetimi ile güvenlik firması arasında düzenlenen sözleşmenin tarafımıza iletilmemesi sebebiyle ---Güvenlik firmasının İçerenköyde'ki adresine gidilerek firma yetkilisi ... ile görüşüldüğü ve olayla ilgili izahatların alındığı, yapılan tespitler sonrasında davalının güvenliğinden sormul olduğu sitenin içerisinden aracın çalınmış olması sebebiyle meskur sitenin güvenlik işini üstlenen davalının bu sorumluluğu gereği gibi yerine getirmediği sabit olduğu değerlendirilerek T.T.K. 1472. Maddesi gereğince ödenen tazminatın sigortalısının haklarına halef olunduğunun gerekçesiyle davalıdan talep edilmesine yönelik takip başlatıldığını ve itiraz üzerine işbu davanın açıldığını belirtmiş anılan sebeplerle itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA               :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından ikame edilen iş bu davada davacı tarafın aktif husemet ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, açılan davanın belirsiz alacak davası olup davacı vekilinin bu konuda hukuki yararının söz konusu olmadığını bu durumun hukuka aykırı bulunduğunu, davacı vekili tarafından tek yanlı olarak alınan delil tespit raporunun ve fahiş olarak tespit edilen zarar kalemlerinin taraflarınca kabul edilmediğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla davalı müvekkili sigorta şirketinin sorumlulğuna hükmedilecek ise ancak, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini,  dava konusu kazanın haksız fiilden kaynaklı olduğunu, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu beyan ile davanın öncelikle usulden,  yapılacak olan inceleme ile esastan reddine, yargılama ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet verdiği iddia olunan davalıdan rücuen tahsili isteminden ibarettir.<br>Dava dosyasının mahkememize tevzisinden önce geçirdiği safahat incelenmiş, davanın ilk olarak İstanbul Anadolu ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açıldığı, anılan mahkemece yapılan yargılama neticesinde somut uyuşmazlığın çözümü için sigorta poliçesinin tartışılmasının zorunlu olduğu, poliçenin münhasıran T.T.K.'da düzenlendiği, bu sebeple eldeki davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu belirtilerek 16/02/2018 tarih ----Esas ve --- Karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. <br>HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1895-1668 E-K.sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. <br>Davacı yan ile dava dışı sigortalısı arasındaki sigorta poliçesinin incelenmesinde, sigortanın, ---- nolu kasko sigorta poliçesi olduğu, sigortalının --- Tic. ve San. A.Ş., sigortacının ise davacı olduğu, poliçe vadesinin ----olduğu, poliçeye konu aracın hususi nitelikte otomobil vasfında bir araç olduğu görülmüştür.<br>Davaya konu İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü ---- E sayılı dosyası celp edip edilerek incelenmiş, dosyamız davacısının alacaklı, davalının ise borçlu olduğu anlaşılmış, takibin sebebinin 31/05/2016 tarihinde sigortalı ----A.Ş.'ye ait --- plaka sayılı aracın çalınması sonucu ödenen tazminatın halefiyet gereğince site güvenliğinden sorumlu borçludan tahsili talebine ilişkin olarak belirtildiği görülmüştür.<br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. <br>Somut uyuşmazlıkta, davanın hırsızlık olayı sebebiyle oluşan zararın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, Davacı ... Şirketi ile sigortalısı arasında hususi araç kasko sigortasına dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davalının ise gerçek kişi 3. Şahıs olduğu,  oluşan zararın sigorta tarafından sigortalısına ödendiği bu durumda Davacı, sigorta şirketinin, halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının yerine geçerek sigortalısının hak ve yükümlülüklerine sahip olarak takip başlatmış ve dava açmış olduğu, bu nedenle sigortalı hangi mahkemelerde dava açabilecek ise davacının da bu mahkemelerde dava açabileceği, Yargıtay İçtihatı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarih 37 esas 9 karar nolu içtihatı birleştirme kararında,  sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı davayı, sigorta poliçesinden doğan bir dava olarak nitelemediği ve halefiyet ilkesine dayanan bir davayı ticari dava olarak görmediği, bu tür davaları aynen sigortalı kimsenin sorumlu kimseye karşı açılmış bir dava gibi gördüğü, davanın haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olduğu ve mutlak ve nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı görülmekle davanın HMK 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, daha önce Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş olması sebebiyle alınan mahkeme ile çıkan görev uyuşmazlığı sebebiyle görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın ilgili İstinaf Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM                                : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Somut uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, <br>2-Daha önce Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş olması sebebiyle alınan mahkeme ile çıkan görev uyuşmazlığı sebebiyle görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın ilgili İstinaf Dairesine gönderilmesine,<br>3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar  verilmesine,<br>İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2018  <br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b76fb1fd537cb17f","SID":"0dcb662d2a443bdd"}}