{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1824 <br>KARAR NO\t: 2018/1083<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/05/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/817 E - 2018/541 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten 1213960 abone numarası ile elektrik abonesi olduğunu, elektrik bedeli içinde davacıdan haksız olarak kayıp kaçak bedeli, bu bedeller üzerinden hesaplanan %18 KDV, % 2 TRT Payı, %1 Enerji Fonu, % 5 Belediye Tüketim Vergisi bedeli  vs.olarak haksız tahsilat yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı ile davacı arasında yapılan sözleşme gereğince iş bu davada İstanbul Bakırköy Adliyesi Mahkemeleri'nin yetkisinin kabul edildiğini beyanla yetki itirazında bulunmuş, Elektrik Piyasası Kanunu'nda yapılan değişiklik ile devam eden davalar ve yeni açılan davalara konu edilen alacak taleplerinin yasal dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br> Mahkemece yapılan yargılama sonunda, konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>Sözkonusu kararı davalı taraf istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına  ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı 3.560,00 TL'ye yükselmiştir.<br>Bu sebeple somut uyuşmazlıkta, davalı taraça istinaf edilen davanın  değeri  3.000,00 TL olup, karar tarihinde davalı taraf  yönünden miktar itibarıyla karar  kesindir.  Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK'nın 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, istinaf dilekçesinin HMK'nın 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>Davalı  tarafın istinaf   dilekçesinin, HMK  341 ve 346. maddelerine göre kararın kesin  olması sebebiyle, HMK 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/09/2018 <br>\t<br>          </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4d43e494f982fec","SID":"41c9b5e89da5b267"}}