{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2017/1180 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/623<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/12/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 21/06/2018<br>Mahkememizde açılan İtirazın İptali  davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 11.11.2016  tarihinde ... Şti'den üretcisi ve garanti veren ... AŞ olan .... plakalı ve .... plakalı 2 adet araç satın aldığını, her iki otobüsünde  yağ kaçırma problemi yaşayarak birden  çek defa arızalandığını ve onarılmak üzere ikinci davalı şirketin yetkili servisi dava dışı.... AŞ'ye bırakıldığını, servise bırakıldığı sürelerde yine dava d ışı ... Ltd. Şti'den servis hizmeti almak zorunda kalarak hizmet karşılığında.... toplamda 11.531,11 TL  ödediğini, satın aldığı araçların ayıplı çıkması sebebiyle 3. Kişiye ödenen bedelin müvekkili  üniversiteye ödenmesi adına davalı şirkete keşide edilen ihtarnameye davalı şirketlerin cevap dahi vermediğini, bunun üzerine davalı  şirketler  adına Bakırköy ... İcra  Müdürlüğünün ....E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesi ile HMK'nun 19. Maddesi gereğince  yetkili mahkemelerin Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ayrıca hak düşürücü  süre geçtikten sonra açılan davanın usul gereği reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili şirketin  davacı tarafla arasında iddia edilen şekilde borç doğuran  herhangi bir işlem bulunmadığını beyanla davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere  kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı .... AŞ vekili cevap dilekçesi ile davanın yetki yönünden reddine karar verilerek  dosyanın yetkili Adana Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını  beyanla davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının araçlarda üretim  hatası/ayıplı  olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu,  dava konusu araçlarda oluşan arızaların kullanım hatasından kaynaklandığını, davacının müvekkilinde bir para alacağının olmadığını, başka bir firmaya ödediği servis bedelii müvekkilinden almak istediğini,  davacı hakkı olmayan bir alacak icat edip müvekkili aleyhine kötü niyetli icra takibi yaptığını beyanla davanın reddine, davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava konusu olay davacının satın aldığı 2 adet otobusün arızalanması nedeniyle servise ödediği bedelin üreticisi ve garantisini  veren davalı şirketlerden tahsili istemine ilişkin İtirazın İptali davasıdır. Davaya konu otobüsler, davacı Üniversite'de okuyan öğrencileri belli noktalara taşınması işinde kullanılmakta olup, üniversite tarafından ayrı bir ticari işletme kapsamında kullanılmamaktadır. Davacı üniversite TTK'nın 16/2 mad. kapsamında tacir sayılmadığı gibi davanın  konusunun dayanağını oluşturan alacak  da TTK kapsamında bulunmamaktadır. Ayrıca  dava mutlak ticari davalardan olmadığı gibi  TTK'nun 4. Maddesinde yazılı ticari davalardan da bulunmadığından,  bu tip  davaların  ticaret mahkemelerinde görülebileceğine dair özel yasalarda özel düzenleme de bulunmadığından  uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. HMK'nun 114/1.(c).b,115. Maddeleri gereğince davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince  davanın dava şartı yokluğundan reddine,<br>2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk  Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,<br>3- 6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,  <br>Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu  açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı . 21/06/2018<br><br><br>Katip ...<br> E-İMZALI <br> <br> <br>Hakim ...<br> E-İMZALI <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b9e135466c94ec3","SID":"a8617c556ed1d481"}}