{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/292 <br>KARAR NO\t: 2018/754<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/1131- 2017/1041 E.K<br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurulun İptali- Yöneticilerin Azli<br>Taraflar arasındaki genel kurulun iptali-yöneticilerin azli davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ<br>Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin toplam  %60 hissesine sahip olduğunu, kalan %40 hisseye sahip olan davalı ....’nin 28.02.2014 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirketin 5 yıllığına yetkili müdürü olarak atandığını, oysa ki, müvekkilli ortakların böyle bir karar almadıkları gibi karar defterini imzalamadıklarını, imzaların sahte olduğunu ileri sürerek 28.02.2014 tarihli 2014/2 nolu ortaklar kurulu kararının iptaline, şirket müdürü davalı ... .i’nin azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili 22.11.2017 tarihli celsede, tarafları kardeş olup şirketin faaliyeti süresince birbirleri yerine imza attığını, dava konusu yapılan karara davacılar adına atılan imzaların müvekkili tarafından atılmış olabileceğini, dolayısıyla şirketin karar alımında kardeşler birbirine güvenerek birbirleri yerine imza attığını, kararın usulsüz olmadığını,  gerekli görüldüğü takdirde imza incelemesinin yaptırılabileceğini, ancak şirketin genel işleyişinin bu yönde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ GEREKÇESİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu yapılan 28/02/2014 tarih 2014/02 sayılı davalı şirkete ait ortaklar kurulu kararında imzaları bulunan davacılar  adına atılan imzaların kendilerine ait olmadığı, bu hususun davalı vekilinin duruşma sırasındaki beyanlarından da anlaşıldığı, şirket ortaklarının birbiri yerine daha önce imza atmış olmalarının söz konusu karara geçerlilik kazandırmayacağı, zira şirketi münferit imza ile temsil ve ilzama ilişkin kararda davacı ortakların imzasının bulunmaması ve diğer ortak tarafından kararın onlar adına imzalanmış olmasının önemli bir eksiklik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu davalı şirkete ait 28/02/2014 tarih 2014/2 karar sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ortaklar kurulu kararından sonra şirketin tasfiyesi ile ilgili olarak 15.12.2014 tarihinde karar alındığını, bu karar doğrultusunda müvekkili ...’nın tasfiyeye girinceye kadar yaptığı işlemlerden ibra edilmesine ve tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, kararın müvekkili ve davacı ortaklar tarafından alınarak imzalandığını, dolayısıyla davacıların eldeki dava bakımından hukuki yararlarının kalmadığı gibi dava açmakta kötü niyetli olduklarını, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE<br>Dava, davalı şirketin 28.02.2014 tarihli ortaklar kurulunda davalı ... ’nın şirketin 5 yıllığına yetkili müdürü olarak atanmasına ilişkin kararın iptali ile davalı ... ı’nın  şirket müdürlüğünden azli  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, dava konusu genel kurulun iptaline karar verilmiştir.<br>Dava konusu davalı şirketin 28.02.2014 tarihli 2014/2 nolu ortaklar kurulu kararında, ...’nin şirketin 5 yıllığına yetkili müdür olarak atanmasına karar verildiği, kararda şirket ortakları davacılar ..., ... ve davalı ... . isim ve imzalarının bulunduğu görülmüştür.<br>Davacı asiller 22.11.2017 tarihli duruşmadaki beyanlarında, dava konusu karardaki imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmişlerdir. Nitekim imzaların davacılara ait olmadığı duruşmada davalılar vekilince de ifade edilmiştir.<br>O halde somut olayda, dava konusu 28/02/2014 tarih 2014/2 sayılı ortaklar kurulunda alınan karar altında davacılara atfen atılı imzaların davacılara ait olmadığı belirlendiğine göre, davalı şirketin ortaklarından davacıların dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığı sabittir. Bu açıklamalar ışığında, davalı şirketin, çağrısız olarak yapılmış olan genel kurulu, hukuki anlamda bir genel kurul olmayıp alınan kararlar da genel kurul kararı niteliği taşımadığından yok hükmünde kararlardır.<br>Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, yok hükmündeki bir işleme sonradan icazet verilmesi mümkün olmadığı gibi, yokluğun ileri sürülmesi her zaman mümkün olup, dürüstlük kuralına aykırılık olarak değerlendirilemez. Yani dürüstlük kuralı yok hükmündeki bir işleme geçerlilik kazandıramaz.  <br>Açıklanan bu gerekçelerle,istinaf edenin sıfatı ve aleyhe hüküm verme yasağı gözetilerek yerinde görülmeyen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca, esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davalılar  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,<br>3-Davalıların istinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce  taraflara tebliğine,<br>5-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br>HMK.361.maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, HMK 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi. <br>KANUN YOLU:HMK 361.maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde  temyiz yolu açıktır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d13ce6b1faea9b90","SID":"82195030bfcbed4d"}}