{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1520 <br>KARAR NO\t: 2018/837<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/607 E- 2017/1594K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t:02/07/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile imzalanan  sözleşme kapsamında, davacının elektrik  tüketimine  ilişkin düzenlenen faturalara yansıtılan dağıtım bedeli, iletim bedeli, PSH sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak tahsilatlar yapıldığını, yasal düzenlemeler kapsamında tahsil edilen bedellerden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik Şubat 2013 - Mayıs 2016 tarihlerini kapsar şekilde 1.000,00 TL bedelin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde,  davanın reddini istemiştir. <br>Dava,  davacının davalı şirkete abone olduğu dönemde elektrik faturalarına  dağıtım bedeli, iletim bedeli, PSH sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedelleri gibi adlar  altında haksız bedeller alındığı iddiası ve bunların tahsiline yönelik alacak talebine ilişkindir.<br> Mahkemece yapılan yargılama sonunda ,yargılamanın devamında 17.06.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 S.Y.nın geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği, bu sebeple  davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Sözkonusu kararı ,davalı taraf  istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 Sayılı Yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına  ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Karar tarihi itibarıyla ,kesinlik sınırı 3,110,-TL ye yükselmiştir.<br>Bu sebeple somut uyuşmazlıkta, davalı taraça istinaf edilen davanın  değeri  1.000,- TL olup, karar tarihinde davalı taraf  yönünden miktar itibarıyla karar  kesindir.  Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK'nın 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, istinaf dilekçesinin HMK'nın 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalıların  istinaf  dilekçesinin ,  hüküm  davalı  yönünden  kesin olmakla, HMK 352/1-b ,341. ve 346. maddeleri uyarınca REDDİNE,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/07/2018\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"015580797636ce59","SID":"99019bc14622566b"}}