{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2017/2077 <br>KARAR NO\t: 2018/874<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/609 E- 2017/685K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili, elektrik abonesi olan müvekkilinden düzenlenen faturalar ile hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim sistemlerini kullanma bedeli ve TRT payı bedelleri gibi değişik isimler altında tahsil edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 1.500 TL alacağın işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili,  yapılan kesintilerin kanuna ve EPDK tarifelerine uygun olduğunu, alınan bedellerin sözleşmede düzenlendiğini, davacının basiretli tacir gibi hareket ederek sözleşme hükümlerine riayet etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece ,dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa hükümleri uyarınca dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Sözkonusu kararı ,davalı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 Sayılı Yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına  ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Karar tarihi itibarıyla ,kesinlik sınırı 3.110,-TL ye yükselmiştir.<br>Bu sebeple somut uyuşmazlıkta, davalı taraça istinaf edilen davanın  değeri  1.500,- TL olup, karar tarihinde davalı taraf  yönünden miktar itibarıyla karar  kesindir.  Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK'nın 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, istinaf dilekçesinin HMK'nın 346, 341 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalı   istinaf   dilekçesinin, karar  davalı  yönünden  kesin olmakla, HMK 346.,341. ve 352/1-b uyarınca reddine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/07/2018<br>\t<br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd54eadd4a5497ac","SID":"3a07966ac660cc2c"}}