{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2017/1897 <br>KARAR NO\t: 2018/520<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/05/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/1158 E- 2017/323K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t:08/05/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının abonesi olan ,davacı  şirkete tanzim edilen faturalara davalı tarafça \"kayıp kaçak\"  bedeli adı  altında alacak kalemi yansıtıldığını, elektrik hizmetinde alıncak bedellerin EPDK tarafından  düzenlendiğini,  faturalara  kayıp kaçak bedelinin  hukuka aykırı olarak yansıtıldığını  belirterek ,davacı  şirketten tahsil edilen 12.137,25 TL nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini   talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde , maliyetin bir parçası olan ,  kaliteli ve sürekli bir elektrik hizmeti sağlanmasının temini için kayıp-kaçak bedelinin ve diğer bedellerin tüketicilere yansıtılmasında meri mevzuata aykırılık bulunmadığını,  davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda , yargılama sırasında yürürlüğe giren 6446 sayılı Kanunun 6719 sayılı Kanunla değişik 17.maddesi 10 fıkra hükmü ve geçici 20. maddesi doğrultusunda talebin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile ,davanın reddine karar verilmiştir.<br>Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı taraf , davanın reddi yerine \"dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına \" karar verilmesi gerektiğini ,ayrıca    davacı lehine yargılama gideri ve  vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu   istinaf  sebepleri olarak ileri sürmüş,kararın kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>...nun 355. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü  istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda ; dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmeti ve sayaç okuma bedellerinin istirdatı istemine ilişkindir.<br>Yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.<br>Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;\tgeçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, Geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası  Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10. bend  ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.<br>Anılan yasanın bazı maddelerinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurularının  bekletici mesele yapılmamasına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde , dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın yürürlük tarihi gözetildiğinde çok sayıda mahkemenin Anayasaya aykırılık başvurularının,  istinafa konu kararın karar tarihi itibariyle yasal karara bağlama süresinin geçtiği ve henüz sonuçlanmadığı, bazı mahkemelerinin başvurularının da usulden reddedildiği  anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar( Anayasa m. 152,III; An. Mah. m. 28,IV c,2).  Aksi halde, Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve onun kararını beklemekte olan mahkeme, beklemeye son vererek, davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırabilir . Dolayasıyla, mahkemenin,  Anayasanın m. 152,III; Any. Mah.Kuruluş Kn m. 28,IV c,2 gereğince, Anayasa Mahkemesine başvurunun esastan incelenmesini beklemeksizin, yürürlükteki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un hükümlerine göre somut olayı sonuçlandırılması ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruları bekletici mesele yapmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.Bu sebeple ,davacı tarafın bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ,reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Diğer istinaf sebeplerine gelince ; yukarıda açıklandığı üzere  yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Ancak, davacı, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu sebeple ; ilk derece mahkemesince, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişiklikleri nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve  HMK'nun 331/1 maddesi uyarınca,  dava açıldığı tarihte davacı tarafın haklı olması sebebiyle, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan maktu vekalet ücretinin davalı taraftan  tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin  usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla ,ancak   bu hususta yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden HMK nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar düzeltilerek, yeniden esas hakkında   karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının istinaf talebinin kısmen kabulüne, istinaf konusu karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek ,yeniden esas hakkında;<br>Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>Harçlar yasası  uyarınca alınması gerekli  31,40 TL karar ve ilam harcının ,, peşin alınan 207,28 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan  175,88 TL harcın   talep halinde davacıya iadesine,<br>Davacıdan alınan 31,40 TL karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafça yapılan toplam 936,- TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>Davacı vekille temsil edildiğinden, davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT gereğince takdir edilen 1.980,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>Tarafların yatırmış olduğu gider/delil avansından varsa kullanılmayan kısmının, kararın  kesinleşmesinden sonra resen ilgili taraflara iadesine,<br>Davacının diğer istinaf taleplerinin reddine ,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, davacı tarafa isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Davacı tarafça istinaf sebebiye yapılan toplam 24,-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  08/05/2018<br><br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae7d68489699c5a5","SID":"6d0d49760b7cebda"}}