{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO       : 2016/674 Esas<br>KARAR NO  : 2018/504<br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/06/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 31/05/2018<br>YAZIM TARİHİ\t: 14/06/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ......... sözleşmenumaralı abonesi olduğu  .................. A.Ş. ve........ abone numaralı kullanıcısı ..... Dağıtım A.Ş.  Tarafından farklı  yıllardaki faturalarda haksız şekilde tahakkuk ettirilip tahsil edilen kayıp-kaçak ,sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli(PSH) , iletim ve dağıtım bedellerinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla  6100 sayılı Yasanın  107.maddesi  gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olup dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan  iadesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ..........vekili cevap dilekçesinde özetle; 6446 sayılı Y 17. ve geçici 20. maddesi doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 6446  sayılı yasadan kaynaklanan ayrıştırma ve kısmi bölünme sebebiyle müvekkilinin şirketin davanın tarafı olmadığının kabulüne pasif husumet yokluğundan davanın reddini,tahakkuk ve tahsil edildikleri tarih bakımından yürürlükte bulunan  Epdk kararlarına ve mevzuata uygun fatura kalemlerinin tahsilinin, ilgili Epdk kararı iptal edilmeksizin iade  edilmesinin hukuken mümkün olmadığının kabulü ile davanın  reddini,yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalı Ayedaş vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının  dava konusu taleplerinin haksız ve  dayanaksız olduğu; müvekkil şirketin kanun, yönetmelik maddelerine istinaden ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun almış olduğu kararları istinaden dava konusu bedelleri tahsil etme yetkisine sahip olduğu; ayrıca 17 Haziran 2016  tarihli Resmi  Gazetede yayımlanarak yürürlüğüe girmiş  olan 6446  sayılı Kanunun 17. maddesinde değişiklik yapan 6719  sayılı  Kanunun 21. maddesi ve geçici  20 .maddesi ile  eklenen hükümler gereğince  ve aynı  zamanda 6719   sayılı Kanun hükümlerinin devam eden uyuşmazlıklara da uygulanacağı yasa metninde açıkça  belirtilmiş olduğundan  devam eden davanın  reddine karar verilmesi gerektiği, davacının talep ettiği faturalarda tahsil edilen  dava konusu  bedelleri  tespit etmesi mümkün olduğundan belirsiz alacak davasının hukuki yarar  yokluğu sebebiyle  reddine karar verilmesini, yargılama  giderleri ile ücreti vekaletin  davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava hukuki niteliği itibariyle elektrik abonesi olan davacının kendisinden haksız tahsil edildiğini iddia ettiği kayıp kaçak ve sayaç okuma bedelinden kaynaklanan alacak davasıdır. <br>Dava konusu ile benzer kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/05/2014 tarihli 2013/7- 2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı hükmü ile; \"Anayasanın vergi ödevi başlıklı 73 maddesinde \" herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler Kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleri ile oranlarına ilişkin hükümlerin de Kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar ile değişiklik yapma yetkisi bakanlar kuruluna verilebilir\" şeklindeki düzenlemeye göre  kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden Kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığından ; bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şefaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşısında ne kadar bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğundan EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınması doğru bulunmayarak hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Dava da Hukuk Genel Kurulunun bu kararı dayanak yapılarak açılmıştır.<br> Dava tarihinden sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fakrasının a-ç-d ve f bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen onuncu bent ile \" kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin kurumun düzenlediği işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\"  hükmü getirilmiştir.<br>  Ayrıca 6719 sayılı Yasa ile eklenen geçici 19. maddede \"bu maddeyi ihdas eden kanunla ön görülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik tebliğ ve kurul kararlarının bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur\" ve geçici 20. maddede ise \" kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş,  kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi , dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır\" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyeti ve Mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri , geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti bedeli, iletim ve kayıp kaçak bedellerinin kurumun bu konudaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. <br>Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun ve yapılan değişikliklerin, 17/06/2016 yürürlük tarihinde önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayalı olarak tahsil edilmiş ve dava konusu edilmiş olan kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedellerin ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde  uygulanması gerekmektedir.<br>Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, değişen yasa metni ve HGK kararları bir bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde,  dava konusu bedeller ile ilgili olarak açılan davalarda mahkemelerin yetkisinin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunun hükme bağlandığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanması gerektiğinden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiş, davacı tarafından dava takip edilmemiş ve son celseye katılınmamış olduğundan davalılar tarafından takip edilen davada  her iki taraf yararına da yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2- Alınması gerekli   35,90  TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,55  TL peşin harcın mahsubu ile bakiye   305,65   TL'nin  harcıntalep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafça davanın takip edilmemesi sebebiyle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-Tarafların  artan gider avansı bulunması  ve talep atmeleri halinde kendilerine iadesine,<br>Dair, Davalılar vekillerinin yüzlerine karşı davacı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta  süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.<br> 31/05/2018<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99972c47964c002a","SID":"d8945dde74e0278e"}}