{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\tT.C.<br>\tİstanbul Anadolu<br>\t 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2014/1576 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/483<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 03/11/2009<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2018<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   Yönetim Kurulu Kararı ile ortak  olduğu, haksız verilen ihraç kararına karşı yapılan yargılamada Kadıköy ---.ATM --- E sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, davanın 05.04.2007 tarihinde mahkemede, 26.12.2008 tarihinde de Yargıtay’ca onaylanıp müvekkili lehlerine kesinleştiğini, üyeliğinin iptal edilmemesi kararının davalı kooperatife tebliğ edilmesine rağmen kendi gönderdiği ihtarnameye rağmen dairesinin kendisine teslim edilmediğini, davalının hak ve yetkisi olmadığı halde müvekkilini konutundan mahrum bıraktığı ve yasadan doğan hakkını kullanmak için konutunun kendisine teslim edilmesi, bu konutun 3.kişilere intikalinin önlenmesi için tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 2004 yılından dava tarihine kadar geriye doğru beş yıl mahrum bırakılan şimdilik 40.000 TL miktarlı kira bedeline karşılık maddi teminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. <br>Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; Davacının dava dışı kooperatifin eski yöneticisi ---’ in akrabası olduğunu, davacının hiçbir ödeme yapmamasına rağmen yapmış gibi şeklen üye yapıldığını, üyelik kaydının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan usulsüzlüklerle ilgili dava dışı bu kişi hakkında Üsküdar ---AĞCM ---.E dosyasından yargılamanın da devam ettiğini, davacının ihraç kararının lehine sonuçlanmasında ihraç işleminde davacının yoklukla malul olsa bile üyeliğinin ihracında 1 ve 2. İhtarın şekli prosedürüne uyulmadığının etkili olduğunu, davacının bu karardan sonra usul ve yasaya uygun ihtarnamelerle ihraç edildiğini, davacının şeklen üye gözükmesi sebebiyle Kadıköy 5. Noterliğinin 22.05.2009 tarihli ihtar ile 10 günlük sürede borcunu ödemediğini, üyelikten kaynaklanan borçlarının 14.08.2009 tarihi itibarıyla 48.731 TL asıl alacak, 272.832 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 321.563,00 TL borcu olduğunu 18.08.2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra davacının 11.134TL gönderdiğini, BK 84 madde ve 1163 Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme gereği bu miktarlar öncelikle işlemiş faizi mahsup edildiğini, mahsup edildikten sonra kalan kısım için davacıya 17.12.2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarname gönderildiği, tebliğden sonra verilen yasal sürede verilen ihtara ve mehile rağmen borçların ödenmediğini, buna bağlı olarak 15.02.2009 gün 182 nolu YKK ile oybirliği ile üyelikten çıkarıldığını, Davacının akçeli parasal ödemeleri yapmadan sadece kayıtlarda üye olarak geçmesinin kendisine konut tahsisi sağlamayacağını, ancak diğer ortaklara denk bir ödeme yapması gerektiğini, davacının tahsisini istediği konutun da mülkiyeti ihtilaflı haline getirdiğinden kira tazminatı talebinin dinlenmemesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizce  yapılan  yargılama  ve dosya  içeresinde toplanan  delillerin bir  bütün  olarak  irdelenmesi  sonucu; <br>Dava, kooperatif üyeliği nedeniyle tahsisli konutun teslimi ve kira bedeli istemlerine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin, müvekkilin ortağı olduğu kooperatife ait 10. Blok 1. Kat 9 numaralı dairenin müvekkiline tahsisinin yapıldığını, diğer ortaklara daire tesliminin yapılmış olmasına rağmen ilgili konutun müvekkiline tesliminin yapılmamış olması sebebiyle dairenin teslimini ve 2004 yılından itibaren işleyen 40.000 TL kira bedelinin tahsilini talep ettiği,<br>Davalı vekilinin, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sebebiyle talebinin yerinde olmadığını savunduğu,<br>Davacı hakkında verilen ihraç kararlarının iptaline karar verildiği ve kararların kesinleştiği görülmüştür.<br>10.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, 10. Blok 1. Kat 9 numaralı dairenin davacıya tahsis edildiği, dava yılı itibariyle davacının, kooperatife 327.074 TL borçlu olduğu, toplam borca oranın % 80, diğer ortakların toplam borca oran olarak borçlarının % 20 olduğu, toplam 242 bağımsız bölümün olduğu kooperatife ait dairelerin, akçalı yükümlülükleri yerine getirmeyen üyelere tahsisinin yapılmadığı tespit edilmiştir.<br>Kooperatif ortağının, dairesinin kendisine teslimi talebinde bulunabilmesi için davaya konu taşınmaza yönelik olarak, davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunu, hiçbir ediminin kalmadığını, diğer üyelerle eşit durumda olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan birçok ortağa borca rağmen dairelerinin tahsis edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekir (Yargıtay 23. HD' nin 2016/3202-3115 E-K sayılı ilamı).<br>Bu açıklama kapsamında, bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında; davacının kooperatife olan toplam borcunun, dava dışı diğer kooperatif ortaklarının toplam borcundan dahi daha fazla olduğu, buna rağmen borcu olan diğer ortaklara tahsisin dahi yapılmadığı, bu haliyle davalı kooperatifin davaya konu dairenin teslimini davacıya yapmasının Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesine aykırı olacağı değerlendirilmekle davacının teslime ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.<br>Davaya konu dairenin teslim koşullarının oluşmadığının kabulü ile, davacının, teslime bağlı kira talebinin de yerinde olmadığı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t                    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Açılan davanın ispatlanamamış olması nedeni ile REDDİNE, <br>Davacı tarafından yapılan  yargılama  giderlerinin  kendi  üzerinde bırakılmasına, <br>Karar tarihinde  alınması  gerekli 35,90 TL  harcın  davacı tarafça yatırılan 540,00 TL harçtan  mahsubu ile  kalan 504,10 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, <br> Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine  yer  olmadığına, <br>Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\t<br>Taraflar tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,<br>Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre  içinde  BAM nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2018         <br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4a1d363cff21a29","SID":"dc3b9d613a62bd55"}}