{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/512 <br>KARAR NO\t: 2018/459<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2017<br>NUMARASI\t\t: 2017/614 E - 2017/1121 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t:18/04/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında  elektrik abone  sözleşmesinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından davacıya  kesilen 2012-2013 yıllarında faturalarda haksız olarak tahsil edilen Kayıp – kaçak (K-K), Sayaç okuma bedeli,(PSH) Parekende Satış Hizmeti, Dağıtım bedeli, İletim bedelleri,Aktif enerji birim fiyatı içerisine kayıp kaçak birim fiyatının da eklenmesi suretiyle mükerrer olarak kayıp kaçak bedelinin ve bu bedeller dahil edilerek hesaplanmış  %18 KDV, %2 TRT payı, %1 Enerji Fonu, %5 Belediye Tüketim Vergisi içinde ki kayıp – kaçak (K-K), sayaç okuma bedeli, (PSH) Parekende Satış Hizmeti, dağıtım bedeli, iletim bedellerine isabet eden fark olarak şimdilik 28.000 TLnın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili    cevap dilekçesinde  davanın reddini  istemiştir.\t<br>Mahkemece; davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına davacı  lehine masraf ve vekalet ücreti taktirine karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkemenin kararına karşı davacı vekili ile  davalı   vekili  tarafından  istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, 6719 sayılı yasanın Anayasaya aykırı olduğunu,6719 sayılı yasanın geçmişe etkili olarak uygulanmasının kanunların geriye yürümezliği kuralına aykırı sayılacağını,Anayasanın ihlal edildiğini,eğer yasanın geriye yürüteceği kabul edildiğinde ise davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olduğunu,ayrıca davalı şirket tarafından davacıya  kesilen 2012-2013 yıllarında faturalarda haksız olarak tahsil edilen Kayıp – kaçak (K-K), Sayaç okuma bedeli,(PSH) Parekende Satış Hizmeti, Dağıtım bedeli, İletim bedelleri,Aktif enerji birim fiyatı içerisine kayıp kaçak birim fiyatının da eklenmesi suretiyle mükerrer olarak kayıp kaçak bedelinin ve bu bedeller dahil edilerek hesaplanmış  %18 KDV, %2 TRT payı, %1 Enerji Fonu, %5 Belediye Tüketim Vergisi içinde ki kayıp – kaçak (K-K), sayaç okuma bedeli, (PSH) Parekende Satış Hizmeti, dağıtım bedeli, iletim bedellerine isabet eden farkın  tahsiline  karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu nedenle kaldırılmasını istemiştir.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin konusu kalmadığına karar verdiğini,ayrıca davalı lehine  vekalet ücreti ile yargılama giderine karar verilmesi gerekirken aksine davacı lehine masraf ve yargılama giderine hükmedildiğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.<br> İstinaf sebepleriyle sınırlı olarak ilk derece mahkemesinin kararının  incelemesiyle; 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır,\" hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişiklikleri, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli  olan  EPDK kararlarına dayanılarak  alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan  ve halen görülmekte olan davalarda) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. geçici 19. ile 20. maddeleri, iptal edilmedikleri veya yürürlükten kaldırılmadıkları sürece uygulanacaktır. O halde, davalı dağıtıcı şirket, mevcut yasal düzenleme ile dava konusu bedellerin tahsilini talep edebilecektir.<br>6719 sayılı Kanunun yürürlük tarihi 17.06.2016 tarihinden önce kayıp-kaçak bedeline dayalı açılan davalarda, çok sayıda mahkeme, 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 04.06.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 20. maddenin Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 5., 10., 35. ve 36. maddelerine aykırılık iddialarını ciddi bularak, 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 20. maddenin (1) numaralı fıkrasının iptaline karar verilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.<br>Yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın 04.06.2016 yürürlük tarihi gözetildiğinde çok sayıda mahkemenin Anayasaya aykırılık başvurularının, istinafa konu kararın karar tarihi itibariyle yasal karara bağlama süresinin geçtiği ve henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.<br> Kaldı ki, istinaf incelemesi sırasında 28/12/2017 tarihinde Anayasa Mahkemesi bu konudaki muhtelif mahkeme başvurularını reddetmiştir. <br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin benzer davalarda, eldeki davalara yönelik, yürürlüğe giren bu yasa nedeniyle davanın konusunun kalmadığına dair karar verilmesi gerektiği yolundaki emsal 2017/13140 E - 2017/16544 K sayılı ve 2017/13142 E - 2017/16545 K sayılı  kararlarındaki gibi davanın konusunun  kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi  usul ve hukuka uygun bulunmuştur.<br>Davacı Anayasa mahkemesi sonucununu beklenmesini yada  aradaki fark talebi yönünden talebini istinafa getirmemiş,bu fark terimini de iyice açıklamamıştır.<br>Davacının istinaf  başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekir.<br>Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 gün, 2009/18-421 E., 2009/526 K. sayılı ilamında belirttiği üzere, \"Dava tarihinde davasında haklı olan davacının sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine masraf ve vekalet ücretine\" hükmedilmesi gerekir. Somut davada; dava açıldığı tarihte davacının, dava açmakta haklı olduğu, yargılama harç ve giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralı karşısında,  davalı taraf  lehine masraf ve vekalet ücreti taktir edilmemesine ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup bu nedenle davalı lehine masraf ve vekalet ücretine  hükmedilemeyeceğinden davalının bu konudaki istinaf talebinin de HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddi gerekmiştir.<br>Buna göre davacı ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> Davacı ve davalının istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine ,<br>Taraflardan alınması gereken 35,90 TL karar ve ilam harçları davacı ve davalıdan peşin alınmakla yeniden alınmasına yer olmadığına, davacı ve davalı üzerinde bırakılmasına,                      <br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/04/2018<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"844fe66c79635b81","SID":"e956b1558048f402"}}