{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2017/2013 <br>KARAR NO\t: 2018/453<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/07/2017<br>NUMARASI\t\t: 2015/332 E- 2017/688K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t:18/04/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı  vekili dava  dilekçesinde; davacının davalılar ile   elektrik abone sözleşmesi   bulunduğunu, davacıya kesilen faturalarda  kayıp kaçak,iletim,dağıtım,sayaç okuma bedelleri,TRT payı ,perakende satış hizmeti olarak  vs  bedeli olarak haksız tahsillatlar yapıldığını,haksız ve hukuka aykırı yapılan bu tahsilatlardan  her bir davalıdan 3.500 TL olmak üzere şimdilik  toplam 7.000 TL nın ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren  avans faiziyle  tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar  vekili cevap dilekçesinde;  Yapılan kesintilerin EPDK mevzuatına uygun olduğunu,tahsilatlarda usulsuzlük olmadığından davanın reddini istemiştir.<br>Mahkemece; davadan sonra 17/06/2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanunun 21.maddesiyle 6446 sayılı Kanunun 17.maddesinin 1, 3 ve 4.fıkraları ile 6.fıkrasının (a,ç,d,f) bendleri değiştirilmiş, aynı maddeye eklenen 10.bend ile \"kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\"hükmü ve 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı yasaya eklenen geçici 20.maddesinde ise \"Kurul kararlarına uygun şekilde  tahakkuk ettirilmiş, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır.\"hükmü gereğince Tüketici Hakem Heyetlerinin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkisi sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin kurumun bu konuda düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlandığından, bu yasa yürürlüğünden önce açılan davada davacı tarafça tahsilatların EPDK.nın düzenleyici işlemlerine aykırı olduğu yönünde bir iddiası bulunmayıp yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek bedelin tahsili istendiğinden, davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6446 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler gerekçe gösterilerek, \"Davanın reddine\" ayrıca davacı  yargılama giderinin davalıdan alınmasına, davacı dava açmakta zorlandığından davalı yana  vekalet ücreti taktirine yer olmadığına  karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkemenin kararına karşı davacı vekili ile davalılar vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin  davanın reddine karar verildiğini,ancak davanın konusunun kalmadığını,ayrıca   davacı lehine lehine masraf ve vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde ;davacının dava açmakta haklı olmadığını,6719 sayılı yasa gereğince davanın reddedildiğini,davalılar yararına masraf ve vekalet ücreti taktiri gerektiğini,davacı lehine yargılama giderine hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>İstinaf sebepleriyle sınırlı olarak ilk derece mahkemesinin kararının  incelemesiyle; 6719 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmünü, geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır,\" hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişiklikleri, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli  olan  EPDK kararlarına dayanılarak  alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan  ve halen görülmekte olan davalarda) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. geçici 19. ile 20. maddeleri, iptal edilmedikleri veya yürürlükten kaldırılmadıkları sürece uygulanacaktır. O halde, davalı dağıtıcı şirket, mevcut yasal düzenleme ile dava konusu bedellerin tahsilini talep edebilecektir.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin benzer davalarda, eldeki davalara yönelik, yürürlüğe giren bu yasa nedeniyle davanın konusunun kalmadığına dair karar verilmesi gerektiği yolundaki emsal 2017/13140 E - 2017/16544 K sayılı ve 2017/13142 E - 2017/16545 K sayılı  kararlarındaki gibi davanın konusunun  kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi  gerektiği halde davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunulmamış ve davacının buna dair istinaf talebi yerinde görülmekle,karar bu nedenle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek \"Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına\" karar vermek gerekmiştir.<br>Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 gün, 2009/18-421 E., 2009/526 K. sayılı ilamında belirttiği üzere, \"Dava tarihinde davasında haklı olan davacının sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine masraf ve vekalet ücretine\" hükmedilmesi gerekir. Somut davada; dava açıldığı tarihte davacının, dava açmakta haklı olduğu, yargılama harç ve giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralı karşısında,  davalı taraf  lehine masraf ve vekalet ücreti taktir edilmemesine ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup bu nedenle davalı lehine masraf ve vekalet ücretine  hükmedilemeyeceğinden davalının bu konudaki istinaf talebinin de reddi gerekmiştir.<br>Buna göre  davalılanın istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekir.<br>Davacının yargılama gideri ve ve vekalet ücretine dair istinaf talebine gelince ;omut olayda; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. Dolayısıyla, davacı mevzuat değişikliği sonrası haksız çıkmış olsa da, dava tarihi itibariyle,  uygulamanın haksız olduğu iddiası ile açmış olduğu bu davasında, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu itibarla, dava açıldığı tarihte, yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından, mahkemece, yasa değişikliği nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden de, davacı  mevzuat değişikliği sonrası haksız çıkmış olsa da, dava tarihi itibariyle,  uygulamanın haksız olduğu iddiası ile açmış olduğu  davasında, dava tarihinde haklılığı (Baki Kuru dördüncü cilt sayfa 3687) göz önünde tutularak,  anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince,davacı lehine maktu ücreti vekalet takdir edilmemesi ve yapmış olduğu yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama gerektirmediğinden davacı lehine 1.980,00 TL vekalet ücretinin ve yapmış olduğu yargılama giderinin davalılardan tahsiline şeklinde düzeltilerek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>Davalıların istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,<br>Davacının istinaf talebinin kabulüne ,HMK  353/1-b-2 maddesi uyarınca karar düzeltilip yeniden esas hakkında ;<br>1-)Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Alınması gereken 31,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 119,55 TL harçtan mahsubu ile artan 88,15 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan 728TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,<br>5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının taraflara karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden  davacıya   isteği halinde iadesine,<br>Davalılardan  ayrı ayrı alınması gereken 35.90 TL istinaf karar harcının herbir davalının yatırdığı 31.40 ar TL harçtan ayrı ayrı mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın ayrı ayrı davalılardan alınarak hazineye irat kaydına <br>Davacı tarafça yapılan 87,50  TL istinaf yargılama giderinin davalılardan  alınıp davacıya verilmesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361 maddesi uyarınca işbu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili dairesinde temyizi kabil olarak oybirliği ile karar verildi. 18/04/2018<br><br>\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42934fd254e6ee0c","SID":"20c848078d1da9a7"}}