{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/778 <br>KARAR NO\t: 2018/612<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/1048 Esas 2018/266 Karar <br>DAVA\t\t: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2018 <br>Yapılan yargılama sonucu verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA\t: Davacı vekili, ihyası istenen ...Ltd. Şti. ile davacı arasında işçi alacakları nedeniyle Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)'nde dava görüldüğünü, bu mahkemeden alınan kararın icra takibine konu edildiğini, ancak bu arada şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, takibin devam edebilmesi için ihyanın gerekli olduğunu ileri sürerek söz konusu şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t: 1-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>2-Davalı Tasfiye Memurunun dosya kapsamıyla cevap dilekçesine rastlanılmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, Tasfiye Halinde ...Şti.'nin tasfiye sonucu 30/06/2014 tarihinde sicilden terkin edildiği, ancak bu şirket aleyhine davacının açtığı dava ve icra takibinin bulunduğu, bu dava ve takipler yönünden ihyanın gerekli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne tüzel kişiliğin ihyası ile tescil ve ilanına ,ek tasfiye işlemleri tamamlanmak üzere tasfiye memuru atanmasına  karar verilmiş, davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavalı tasfiye memuru vekili; müvekkilinin şirket hissedarı olmayıp dışarıdan tasfiye memuru olarak atandığını, müvekkilinin tasfiyeye ilişkin kararın 30.05.2012 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettiğini, tasfiyeye ilişkin ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ilanlar yapıldıktan sonra üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra şirket ortakları tarafından ilanla şirketi tasfiye ettiklerini, ilanlara rağmen davacının tasfiye memuruna alacak için başvuruda bulunmadığını, müvekkilinin görevini yasa ve yönetmeliklere göre tamamlamış olup görevini tamamladığını, davanın açılmasında hiçbir kusuru bulunmadığından müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmayacağını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına, müvekkilinin tasfiye memuru olarak tekrar atanması kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte ise müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından hükmün düzelterek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE \t:TTK nun  547 maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ,son tasfiye memurlarının ,yönetim kurulu üyelerinin ,pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden ,bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar ,şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri ,mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ,ek tasfiye için şirketin  yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için    tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir.<br>Davacının tasfiyeye konu olan ... Ltd. Şti. Ve diğerleri aleyhine Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/282 Esas 2017/201 Karar sayılı dosyasında hükmedilen  işçilik alacakları yönünden İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı; icra takibinde taraf teşkili yapılabilmesi ayrıca verilen hükmün kesinleşebilmesinin temini için  şirketin tüzel kişiliğinin  ihyasının zorunlu olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, TTK 547/2 maddesi kapsamında ek tasfiye gerektiği anlaşıldığından  ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ile şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve ek tasfiye  işlemleri için tasfiye memuru atanmasına ,tescil ve ilana yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı,  ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin davanın açılmasına sebeb tasfiyenin  usulune uygun sonlandırılmaması olduğundan HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalı tasfiye memurundan alınacağı tabiidir. Gerek ek tasfiye gerekmesi nedeniyle ihya ,gerekse yargı gideri bakımından  hükme yönelik ileri sürülen  istinaf sebebleri yerinde bulunmadığından  davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM \t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 56- TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,<br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, <br>Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine <br>HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.  21/05/2018<br><br>\t\t\t\t<br>       <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fd1475db77b2412","SID":"41f78ac50b30279c"}}