{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2018/435 <br>KARAR NO\t: 2018/517<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/01/2018 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t\t: 2017/1111 esas<br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>TALEP\t:Ihtiyati tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/05/2018<br>İlk derece mahkemesince verilen  ihtiyati tedbir kararının  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 15/12/2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda şirket sermayesinin artırıldığını, buna ilişkin karara müvekkilinin karşı oy kullandığını ve muhalefetin tutanağa geçirildiğini, sermaye artırımına ilişkin kararın pek çok sebeple  geçersiz  olduğu , genel kurul sermaye artırımı kararının icrasının durdurulmazsa telafisi güç zararlara sebep olacağı ,TTK 622 maddesinin TTK 449 maddesinin  limited şirkete ilişkin olarak uygulama imkanı bulunduğunu belirttiğini, telafisi güç zararların ortaya çıkması sebebiyle ihtiyati tedbir hükmü yanında özel hüküm düzenlenmiş olduğunu ,genel kurul kararının tescilinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararının alınmasında ortaklığın  önemli menfaati bulunduğunu , genel kurul kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasını    talep etmiştir.<br>CEVAP:\tDavalı vekili, dava konusu uyuşmazlığın yargılamaya muhtaç olduğunu, ihtiyati tedbir sebeplerinin oluşmadığı ihtiyati tedbir talep edilmesinin kötü niyet olduğunu, tedbir kararı verilmesi yerinde olmadığı kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece , sermaye artırımı yapılmasına ilişkin kararın içeriği ve şekli tümüyle dikkate alındığında HMK'nın 389.maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi,gecikme sebebiyle önemli ve ciddi bir zararın doğması ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşıldığından , 5/12/2017 tarihli ortaklar kurulunda şirket sermayesinin ve ana sözleşmenin değişikliğine ilişkin alınan kararın yürürlüğünün ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:\tİstinaf yoluna başvuran davalı vekili, dava konusu uyuşmazlık bakımından ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, dava konusu uyuşmazlığın yargılamaya muhtaç olması nedeniyle, ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir şekilde davacının ihtiyati tedbir talep edebileceği anlamına gelmemek kaydıyla, böyle bir talebin teminat alınmaksızın kabul edilmesinin açıkça hukukun emredici ilkelerine ayrılık teşkil ettiğini,  davacı tarafından ihtiyati tedbir talebinde bulunulmasının açıkça kötüniyetli olduğunu belirterek, yerel mahkeme tarafından tesis edilen  08/01/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf gerekçelerinin kabulüne, ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaate olması halinde, davacı tarafından en yüksek oranda teminat yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacı tarafça davalı şirketin 15/12/2017 tarihli genel kurul toplantısında sermayenin 600.000-TL den 12.119.000-TL ye arttırılmasına ilişkin alınan kararın batıl olduğunun tespiti talepli dava açılmış ve  kararın yürürlüğü durdurulması için ihtiyati tedbir kararı talep edilmiştir.Mahkemece 8/1/2018 tarihli 2017/1111 esas sayılı kararı ile kararın yürürlüğü durdurulması için istinaf kanun yolu açık olmak üzere  ihtiyati tedbir  kararı verilmiştir. <br> HMK 394 maddesi gereğince karşı taraf  dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı kararı veren mahkeme nezdinde itiraz edilebilir. İİK 341.(1) maddesine göre de ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde ,itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İtiraz yolu tüketilmeden  ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin ara kararının istinaf incelemesi mümkün olmadığından,davacı vekili tarafından  istinaf dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir kararına  itiraz dilekçesi de sunulduğundan ,İlk Derece Mahkemesince  itirazın mahkemece karara   bağlanması gerekmektedir.Ancak itiraz üzerine verilecek kararın  istinaf  incelemesi yapılabileceği ,Mahkemece kanun yolunun yanlış gösterilmesinin davacıya  kanun yoluna başvuru hakkı sağlamayacağı gözetilerek ,HMK 341,352 maddeleri gereğince istinaf  başvurusunun usulden  reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM \t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 352.  maddesi uyarınca  USULDEN REDDİNE,\t<br>Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, <br>Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda  HMK.'nun 362.f maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/05/2018<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e6024d3dc0c9578","SID":"6470bf091bc36d39"}}