{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>T.C.<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/681 <br>KARAR NO\t: 2018/577<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2017<br>NUMARASI\t\t: 2017/579 Esas 2017/1428 Karar <br>DAVA\t\t: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/05/2018  (18.5.2018 yazım tarihli )<br>Yapılan yargılama sonucu verilen  hükmün davalı tasfiye memuru vekilince  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA\t: Davacı vekili, müvekkilinin terkin olan şirkete  ait iş yerinde çalışmakta iken 30/08/2006 tarihinde iş kazası geçirdiğini, maddi ve manevi tazminat istemli davanın İst. Anadolu 2. İş Mahkemesi’nin 2012/339 esas ve İst. Anadolu 11. İş Mahkemesi'nin 2013/706 esas sayılı dosyası ile açılmış iki davasının mevcut olduğunu, ayrıca İst. Anadolu ... İcra dairesinin... E sayılı dosyası ile yapılan takibin devam ettiğini, İcra takibinin semeresiz kalması üzerinde bu kez İst. Anadolu 5. ATM'nin 2016/157 esas sayılı dosyasında  iflas davası açıldığını, açılan dava ve takiplerin tasfiye memuruna bildirildiği ve bu takip ve davalar mevcut iken tasfiye memurunun sorumluğu üzerine alarak 28.05.2015 tarihinde  Sicile verilen beyanname ile tasfiyenin sonuçlandırıldığını, bu halde tasfiyenin sonuçlandırılmasının hukuki sonuç doğurmayacağının yasal hükümlerle sabit olduğunu,devam eden dava ve icra takiplerinin sonuçlandırılması ve  alacakların tahsili için tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğinden İstanbul Ticaret Siciline kayıtlı  ...Şirketinin, tüzel kişiliğinin ihyasına ve sicil kaydının devamına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP\t: 1-Davalı Tasfiye Memuru vekili; davacının iş kazası sonucu  malul kaldığını, müvekkilinin davacının tedavi olması için tüm imkanları seferber ettiğini,kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından 75.000- TL ödeme yapıldığını, ayrıca maaşının her ay düzenli olarak yatırıldığını, ihtiyaç duyduğunda ulaşım kolaylığı olması açısından şirket aracı ve şoför tahsis ettiğini, davacı tarafından İst. Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2012/339 Esas - 2013/833 karar sayılı dosyasında davacıya toplam 168.636,66- TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ilerleyen yaşı ve yaşadığı yoğun stres sebebiyle  tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye sürecinde tasfiye memuruna tebliğ edilmiş bir dava dilekçesi veya icra emri bulunmadığından ...Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2008/318 esas sayılı ve Kadıköy...İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasının 08/07/2010 tarihli protokol ile karara bağlandığını, davacının bu protokol uyarınca yeniden dava açmayacağını  vadettiğinden hukuka aykırı davranan tarafın tasfiye memuru değil davacı olduğunubelirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>2-Davalı  Sicil Müdürlüğü vekili; sicilin olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte olan eTTKnun m.34 ve TS Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu,sicilin davanın açılmasına sebep olmadığını yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının davalı aleyhine açmış olduğu davalar ve icra takibi derdest iken davalı tasfiye memuru tarafından  tasfiyenin sonuçlandırılarak sicilden terkin edildiği, belirtilen dava ve icra dosyaları yönünden geçerli olmak üzere şirketin ihyasına  ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı tasfiye memuru vekili; davanın yazılı yargılama usulüne tabii olduğu,basit usulde yargılama yapılmasının doğru olmadığını,TTK m.547/2 gereği tasfiye memuru  atanmasının tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini,taraflar arasında 01.08.2010 tarihli protokol düzenlendiğini, müvekkilinin protokol hükümlerini yerine getirdiğini, ilanlarla alacaklılarının davet edildiğini, ancak davacı tarafın herhangi bir başvuruda bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE \t:TTK nun  547 maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ,son tasfiye memurlarının ,yönetim kurulu üyelerinin ,pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden ,bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar ,şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri ,mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ,ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapmaları için  son tasfiye memurlarını  veya yeni bir veya  birkaç kişiyi  tasfiye memuru olarak atayacağı düzenlenmiştir.<br>Davalı tasfiye memuru yargılamanın yazılı yargılama usulune tabi olduğunu ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın tesciline karar verilmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de TTK 1521.maddesi uyarınca açılan davada basit yargılama usulü uygulanacağı gibi , ek tasfiye kararının tescil ve ilanına karar verildiği ,bu hususun tescil ve ilanının tasfiye memurunun da tescilini gerektirdiği dikkate alındığında istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.<br>Somut olayda ; davacının, tasfiye edilen ve ihyası istenen şirket aleyhine İst. Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ve İş Mahkemelerinde devam eden 2 derdest davanın ve  icra takibinin  bulunduğu  ihya isteminde hukuki yararı bulunduğu, yargılamaların devamı  için tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirketin bu amaçla  yeniden tescilinin gerektiği, şirket tasfiye edilirken mevcut ve muhtemel alacaklar gözetilerek tasfiye işlemlerinin yürütülmesinin gerektiği, derdest icra takibi ve iflas yargılaması bulunduğu halde  tasfiyenin sonlandırılmasının tasfiyenin eksik yapıldığı anlamına geldiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi'nce verilen ihyaya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin karara karşı ileri  sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla başvurunun esastan reddine  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM \t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 28- TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, \t<br>HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/05/2018\t<br>\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a6d3551594f570e","SID":"e1f081559735eec9"}}