{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br><br><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2018/447  Esas<br>KARAR NO \t: 2018/421<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/11/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/507 Esas  2017/1090 Karar <br>DAVA\t                  : KAYIT KABUL<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2018 <br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkilin müflis davalı şirket de olmak üzere 80 adet grup şirkette insan kaynakları müdürü olarak 11/10/2011 tarihinden 27/07/2015 tarihine kadar çalıştığını,çalıştığı süre zarfında birkaç grup şirkette sigortalı olarak gösterildiğini, maaşlarının ödenmemesi nedeniyle iş aktini 27/07/2015 tarihinde haklı sebeple feshettiğini, ödenmeyen maaş alacakları, yıllık izin ücretleri ve kıdem tazminatı için iflas masasına kayıt için başvurduğunu ancak kayıt talebinin reddedildiğini belirterek müvekkilinin alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE  <br>Dava, İİK 235 maddesine istinaden ödenmeyen maaş alacakları, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkindir. <br>Mahkemece davanın süresinde açılmadığından bahisle, hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince sunulan 09/01/2018 tarihli istinaf dilekçesinde, iflas masasına yaptıkları başvurunun süresinde olduğu, mahkemenin yanlış  değerlendirme yaptığı, belirtilerek kararın kaldırılması talebinde bulunulmuştur. <br>Dosya kapsamına göre, davacının işçilik alacakları için, müflis şirket iflas masasının bulunduğu, Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğünce 26 Ekim 2015 havale tarihli dilekçe ile 56.600,13 TL  alacağının, iflas masasına kayıt talebinde bulunduğu, iflas masasınca 4. numaraya talebin kaydedildiği, fakat 25/04/2016  tarihli karar ile, davacının başka bir firma çalışanı olduğu gerekçesi ile alacağın tamamının reddine karar verildiği sıra cetvelinin 2 Mayıs tarihli 9066 sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde ve 28 Nisan 2016  Takvim gazetesinde ilan edildiği, iflas idaresince, mahkemeye gönderilen ve dosyada mevcut 02/11/2017 tarihli cevabi yazıda davacının daha evvel posta masrafı yatırmadığının bildirildiği, davanın da 18/05/2016 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. <br>İİK' nın 234/1.maddesi, \"iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesince verir ve alacaklıları 166.maddenin 2.fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.\" hükmünü, İİK' nın 235/1.maddesinin ilk iki cümlesi \" Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223.maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir. İİK' nın 234/2.madde hükmü uyarınca yapılan tebligat  bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas, sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İcra ve İulas Kanunu' nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun' un 223. maddesine göre tebliğ elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avan olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. <br>Bakırköy İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ve eklerine göre, davacının  daha evvel posta masrafı yatırmadığı, sıra cetveli ilanının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 02/05/2016, Takvim Gazetesinde 28/04/2016 tarihinde ilan edildiği, sıra cetvelinin tebliğ tarihinin 02/05/2016 olduğu, iş bu davanın ise yasal 15 günlük süreden bir gün sonra 18/05/2016 tarihinde açıldığı, yani davanın hak düşürücü olan 15 gün süre geçtikten sonra açıldığı, bu hali ile mahkemece verilen kararın usül ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan, reddine karar vermek gerekmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1- Dosya kapsamı ve delil durumuna göre  İlk Derece Mahkemesi kararında esas ve usul yönünden  herhangi bir  hata görülmediğinden   HMK ' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı tarafın  istinaf başvurusunun  esastan REDDİNE,<br>2- İstinaf harçları peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından davalı yararına istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353 / 1-b/1 bendi ile İ.İ.K 164. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.14/03/2018 <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5081fd4d2fe1ee3f","SID":"4616bfd6b6637984"}}