{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2016/310 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/116<br>DAVA\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 22/03/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin ürünlerini davalı ...ŞTİ'ne teslim ettiğini ancak bu güne kadar müvekkil şirket hesabına ödeme yapılmadığını, Ekte sunulan faturalar ile davalı defter kayıtları ve hal müdürlüğünün kayıtlarının müvekkilinin alacağını alamadığını belirttiklerini, davacı vekili İstanbul İl Ticaret Müdürlüğü Hal Hakem Heyetine 23.12.2015 tarihindeki dilekçesi ... dosya numarası ile başvurarak ... Şti'den dava konusu malları teslim ettiğini, ancak bedelini tahsil edemediği gerekçesi ile başvurduğunu Hal Hakem Heyetinin 01/03/2016 tarih ve ... sayılı kararı ile talebinin reddediğini, davacı vekili üretici konumundaki müvekkilinin muhataba teslim ettiği ürünlerin karşılığı olan ve süresinde ödenmeyen bedeller toplamı 22.580,65 TL'nin karşı tarafın teminatından kesilerek müvekkiline ödenmesi amacı ile İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü Hakem heyetine ... sayılı dosya ile başvurduğunu ancak şikayetinin ... sayılı Hal Hakem heyeti kararı ile reddedildiğini ve kararın 03.03.2016 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini belirterek hal hakem heyeti kararının hakkaniyete uygun tor karar olmadığını, ödemeleri müvekkili şirkete yapılmadığını hal hakem<br>heyeti ve karşı tarafın kurtuta sunduğu cevap dilekçesinden anlatılacağı üzere ödemelerin müvekkil şirket haricinde 3.kişilere yapıldığını ... ve ... ve ...'in şirket yetkilisi olmadıkların, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkili şirketin bütün ürünleri uygun şekilde davalıya gönderdiğini, hal kayıtlarının hakti olduklarını ortaya koyduğunu, müvekkilinin bir çok esnafla ticari ilişki içinde olduğunu herkesin üzerin düşen görevini yerine getirdiğini, hel ödeme kurallarını ve müvekkil banka hesaplarını bildiği, davalının kanuna aykm hareket ettiğini, dava konusu ürünlerin bedelinin müvekkilinin kasasına girmediğini, davalının İl hakem heyetine sunduğu şirket dışı  ... ve ... ile yapılan ödemelerin ... tarafından kabul edildiğine dair belgeyi kabul etmediklerini, ...'un belge verme yetkisinin olmadığım, ...'an kabul beyanı şirket yönetim kurulundaki görevi sona erdikten sonra (21,09,2015) sonra verildiğinden (19.11.2015) yetkisiz bir beyan olup kabul etmediklerini belirterek İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyetinin 01.03.2016 tarihli 2016/40 karar sayılı kararının kaldırılarak alacaklarının borçlunun teminatından karşılanarak hüküm altına almasına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduğu, müvekkilinin adresinin Anadolu Yakası olduğundan yetkili mahkemelerin de İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, esasla ilgili ise malların teslimi konusunda bir ihtilaf bulunmadığını, fatura bedelleri davacı taraf bir kısmı PTT havalesi ile şirket yetkilisinin hesabına bir kısmını da şirketin haldeki işlerini takip eden temsilci elemanlarına teslim olunduğunu, şirketin o dönemdeki yönetim kurulu başkanı olan ... tarafından teyit olunarak bu ödemelerin kendisine teslim olduğunu kabul beyan edilerek ödemeleri gösteren cari hesap defterlerini şirket yönetim kurulu tarafından imza altına alındığını belirterek bütün ödemelerin davacı şirkete yapıldığını belirterek davacının bu konudaki hal hakem heyeti'ne yaptığı başvurunun da reddedildiğini davacının davasının haklı ve hukuki olmadığını,  kendisine PTT Havalesi yapılan şahıs şirketin o dönemdeki yetkilisi ortağı bulunan ... olduğunu ... ödemelerin yaptığı dönemde şirketin yönetim kurulu başkanı ve kantini temsilcisi olduğunun  bu görevinin  21.09.2015 tarihine kadar şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunun belirterek taraflar arasında yani davacı şirket İle müvekkili arasında tekbir ticari ilişki vardır bu konuda her hangi bir ihtilaf olmadığı görüldüğünü belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak davanın reddini talep etmiştir. <br>Dava; Hal Hakem Heyetinin 01/03/2016 tarih ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar doğrultusunda bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda özetle; HAL HAKEM HEYETİNİN 01.03.2016 tarihli ... karar nolu kararında dosya üzerinden yapılan incelemede ...A.Ş. tarafından ... işyerinde faaliyet gösteren ... ŞTİ'ye 2015 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında göndermiş olduğu mallara ait 22,580,65TL' nın şirkete ödenmediği iddia edildiğini, ... nolu işerinde faaliyet gösteren davalı tarafından Hal Hakem Heyetine ibraz edilen müstahsil faturalarında toplam bedelin 21.845,88 TL olduğunun görüldüğü belgeler arasında ödeme makbuzlarında toplam 22.500,65 TL tutarında ödeme yapıldığını, ayrıca dosyaya ibraz edilen cari defter kayıtlarında her ne kadar ödemelerin şirket kasasına gönderilmeyip raporda adı geçen kişilere yapıldığı cari defter altındaki beyan ve imzadan ödemelerin yapıldığı dönemde şirketi yönetim kurulu başkanı ... tarafından tahsil edildiği beyan edilerek imza altına dolayısı ile mal bedelinin şirketin yönetim kurulu başkanına ödendiği anlaşıldığı 5957 sayılı kanunun 5, maddesinin 6.fıkrası ile sebze meyve ticareti ve toptan haller hakkında yönetmeliğin 34.maddesinin 8.fıkrası gereğince mal bedelinin satış tarihinden itibaren on beş gün içinde üretici ve örgütüne ödenmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği ödenmemesi halinde üretici yada üretici<br>örgütünün borçluya ihtarname göndermesi yada icra takibinde bulunduğunsa dair bir belgenin görülmediğinin görüldüğünü ancak mal bedelinin yasal süre içinde ödendiği o dönemde şirketin Yönetim kurulu başkanı başkanı ... tarafından beyan ve ikrar edildiği göründüğünden  HAL HAKEM HEYETİ 'nin 01.03.2016 tarih ve ... sayılı kararının 5957 sayılı HAL kanun ve yönetmeliklerin uygun bir karar olduğu kanaatine  varıldığını, Yargıtay ... HD.nin 13.02.2014 tarih ve ... E. ... K. Saylı kararında; 5957 sayılı kanunun 10. Maddesinde üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda Hal Hakem heyeti oluşturacağı bu kararlara karşı 15 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesine itirazda bulunur hükmünün mevcut olduğunu, davacının 5957 sayılı kanunun  5. maddesinin 6.fıkrası ile sebze meyve ticareti ve toptan haller hakkında yönetmeliğin 34.maddesinin 8.fıkrası gereğince mal bedelinin satış tarihinden itibaren 15 gün içinde üretici ve örgütüne ödenmemesi durumunda herhangi bir ihtarının ve yasal takibin yapılmadığı görüldüğünde dava konusu mal bedellerinin ödendiğini ikrar ve kabul eden yönetim kurulu başkanı ...'un alışveriş yapıldığı dönemde yetkili olduğunun görüldüğü , Hal Hakem Heyeti kurulunun kararının yerinde olduğunun kabulünün gerekeceği  ve Hal Yasası ile ilgili 5957 sayılı kanun ve yönetmelik hükümlerine uymadığı ve davalının borçlu olmadığı konusunda görüş bildirilmiştir. <br>Yargıtay ... HD.nin 13.02.2014 tarih ve ... E.... K. Saylı kararında; 5957 sayılı kanunun 10. Maddesinde üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda Hal Hakem heyeti oluşturacağı bu kararlara karşı 15 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesine itirazda bulunur hükmünün mevcut olduğu anlaşılmıştır. <br>Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve yukarıda atıf yapılan yargıtay kararı ışığında; dava konusu  davacının 5957 sayılı kanunun  5. maddesinin 6.fıkrası ile sebze meyve ticareti ve toptan haller hakkında yönetmeliğin 34.maddesinin 8.fıkrası gereğince mal bedelinin satış tarihinden itibaren 15 gün içinde üretici ve örgütüne ödenmemesi durumunda herhangi bir ihtarının ve yasal takibin yapılmadığı , dava konusu mal bedellerinin ödendiğini ikrar ve kabul eden yönetim kurulu başkanı ...'un alışveriş yapıldığı dönemde yetkili olduğunun görüldüğü anlaşıldığından, Hal Hakem Heyeti kurulunun kararının yerinde olduğu ve Hal Yasası ile ilgili 5957 sayılı kanun ve yönetmelik hükümlerine uymadığı ve davalının borçlu olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin açmış olduğu davasının reddi cihetine gidilmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin açmış olduğu davasının REDDİNE, <br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 35,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak  alınan 29,20 TL harcın  mahsubu ile bakiye 6,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı  yararına tayin ve takdir edilen 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin  davacıdan tahsiline, davalı tarafa verilmesine,  <br>4-Davacının  yapmış olduğu  yargılama  masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Kalan gider avansının  karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa iadesine,<br>Dair kararın kesin olarak davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. <br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır  <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62ac1bb7bd1d69db","SID":"1746f68be96e0661"}}