{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">       <br>T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2017/2934 Esas<br>KARAR NO \t: 2018/38<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2017<br>NUMARASI\t\t: 2014/1543 Esas  2017/800 Karar <br>DAVA\t                  : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t:17/01/2018<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>İDDİA:<br>Davacı vekili 24.12.2014 tarihli dava dilekçesinde, davacıların mirasçısı müteveffa... ‘nun dava dışı ... Bank A.Ş Fındıklı Şubesi’nden konut kredisi çektiğini, bu esnada konut kredilerine yönelik sigorta poliçesinin imzalandığını, sigorta poliçesinin devamı sırasında sigortalının vefat ettiğini, vefatı ile geride davacıların mirasçı olarak kaldığını, murisin ölümü ile davacılar tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine talepte bulunulduğunu, ancak davalının sigorta  başlamadan önce akciğer kanseri teşhisi konduğu bu hususun başvuru formunda beyan edilmediği gerekçesiyle tazminat ödemesi yapmayacağını davacılara bildirdiğini, müteveffanın bilgilendirilmediğini, bilgilendirme formu verilmediğini tazminat talebi reddinin kötüniyetli olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, teminat bedeli 61.178,15 TL. nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili, müteveffanın sigorta Poliçesi tanzim edilmeden önce hastalığının teşhis edilerek tedavisine başlandığının ölüm raporu ve vefat dosya kapsamından anlaşıldığını, poliçenin daini mürtehin düzenlendiğini, davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının poliçe gereği bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle cayma hakkının kullanıldığını, davacı beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, hastalık ile riziko arasında illiyet bağı olduğunu, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili kararı yasal süre içerisinde istinaf etmiştir.İstinaf nedenleri olarak, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın esasının davalı şirketin bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesine dayandığını, müteveffaya herhangi bir yazılı bilgilendirme formu verilmediğini, aksini iddia eden davalının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>Dava, konut kredisi hayat sigorta Poliçesi kapsamında sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br> 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Dava tarihi 24.12.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici,  ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi , tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan ,eser ,taşıma ,simsarlık, sigorta ,vekalet  , bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez .Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması ,bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.”düzenlemesine yer verilmiştir, ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir.Somut uyuşmazlık , davacıların miras bırakanı ile davalı sigorta şirketi arasında gerçekleştirilen konut kredisi hayat sigortasından kaynaklanmaktadır.Açıklanan yasal düzenlemer  kapsamında uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından davaya bakmakta görevli mahkeme  tüketici mahkemesidir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1. maddesinde , mahkemelerin görevinin ancak  kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğuna yer verilmiştir. Aynı yasanın 114/1-c bendinde Mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Mahkemenin görevi ile ilgili yasal düzenlemeler sonucunda görevle ilgili konular taraflar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Çünkü dava şartlarının mevcut olup olmadığı, mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır ve dava şartı noksanlığı halinde HMK 115. maddesinde davanın usülden reddine karar verilmesi gerekir. <br>Açıklanan nedenlerle, mahkemece görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usülden reddine karar verilmesi  gerekirken işin esası hakkında karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin davacılar  vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin   istinaf başvurusunun, esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin  kısmen KABULÜNE,<br>2-İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1543 Esas, 2017/800 Karar ve 08.06.2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahalli Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacılar   yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 55,20 TL başvuru harcından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,8 TL başvuru harcı ile yine istinaf kanun yolu başvuru harcı olarak alınması gereken 98,10 TL harçtan peşin olarak yatırılan 85,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 12,4 TL olmak üzere toplam 36,2 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>6- Davacılar   tarafından  yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a/3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/01/2018 <br><br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62b4bb585d6d0688","SID":"7141b90412976751"}}