{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2018/71 <br>KARAR NO \t: 2018/108<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2017<br>NUMARASI\t\t: 2017/420 D.İş- 2017/420 K.<br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Hacze İtiraz<br>\tTaraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi hakkında kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlunun öz kardeş olduklarını, borçlu tarafından müvekkili adına düzenlenmiş her biri 16.12.2016 tanzim tarihli, 4.250 USD bedelli, 01.01.2019, 02.02.2019, 03.03.2019, 04.04.2019, 05.05.2019, 06.06.2019, 07.07.2019, 08.08.2019 sıralı vadeli  toplam 8 adet bonodan dolayı müvekkilinin alacaklı olduğunu, bonoların vadelerinin henüz gelmediğini, ancak borçlunun eşi arasındaki anlaşmalı boşanma davasında protokol ile yegane mal varlığı olan taşınmazı eşine devretmeyi taahhüt ettiğini, ancak buna rağmen üzerine kayıtlı taşınmazı internet sitesinde satış ilanını verdiğini, dolayısıyla borçlunun mal kaçırma gayretinde olduğunu, İİK.nun 257/II. Maddesindeki koşulların gerçekleştiğini belirterek vadesi gelmemiş bonolara dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince talep kabul edilerek ihtiyati hacze karar verilmiştir.<br>\tİhtiyati hacze itiraz eden borçlu, alacaklı ile öz kardeş olduklarını, eşi ile boşanma sürecinde kardeşi alacaklının yanında kaldığını, alkollü olduğu sırada boş bonoları imzaladığını ve sonrasında alacaklı tarafından doldurulduğunu, alacaklıya borcunun olmadığını, protokol kapsamında anlaşmalı boşandığını, işyerinin ve sabit ikametgahının bulunduğunu, sözkonusu taşınmazın da aile konutu olup, evlilik birliği içinde edinildiğini, mal kaçırma gayretinin olmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>\tİlk derece mahkemesince itiraz üzerine yapılan duruşma sonucunda, talep konusu alacağın muaccel olmadığı, borçlunun sabit ikametgah sahibi olduğu gibi mal kaçırma eyleminde bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tBu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; talebe konu bonoların unsurlarının bulunduğunu, her ne kadar vadeleri henüz gelmemiş ise de, borçlunun anlaşmalı boşanma davasında sunulan protokol ile üzerine kayıtlı taşınmazı eşine devretmeyi kabul etmesine karşın taşınmazın internet üzerinde satış ilanı verildiğini, bu şekilde borçlunun mal kaçırma çabası içinde olduğunu, borçlunun işletme kaydının bulunmadığı gibi 3. kişilere karşı muvazaalı borçlandığını, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE <br>\tTalep, bonolara dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>\tİlk derece mahkemesince, bononun vadesinin gelmediği, alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına  karar verilmiştir.<br>\tİcra ve İflâs Kanunu'nun  257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.<br>\tBu açıklamalar ışığında, alacaklı tarafından ileri sürülen hususların mal kaçırma çabasının ispatına yeterli olmadığı gibi borçlunun sabit ikametgah sahibi olduğu gözetildiğinde İİK.nun 257/II. Madde kapsamında ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemeye kanaat vermeye elverişli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>\tAçıklanan bu gerekçelerle, HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin kararının usule ve yasaya uygun olduğundan, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan  reddine dair  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Talep eden  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu masraflarının başvuru yapan üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın  İlk Derece Mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br> HMK 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09/02/2018 tarihinde oybirliğiyle ve  kesin  olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU :HMK 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.<br>\t\t           \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1aebe9776d993227","SID":"a38acedcfd969a1e"}}