{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2017/778 <br>KARAR NO\t                  : 2018/26<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/133 2017/283<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>                   TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkilinin .... Ltd Şti'nin  %50 ortağı olup davalı  ...'nin de  aynı oranda şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, müvekkili ile davalının karı koca olup her ikisinin de  diş hekimi olduğunu,  şirket üzerinden hekimlik faaliyetlerini yürüttüklerini, taraflar arasında İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesinin 2012/694 esas sayılı dosyası ile boşanma davası yürüdüğünü,   İstanbul Anadolu  17. Aile Mahkemesinin 2012/687 esas sayılı dosyasında da mal rejiminin tasfiyesi davası açıldığını, boşanma kararının henüz kesinleşmediğini,  mal rejimi tasfiyesi davasına delil teşkil etmek üzeri İstanbul Anadolu  5. Aile Mahkemesinin 2012/225 değişik iş dosyasında şirketin mal varlığının tespitini talep ettiklerini, yargılamanın devamı sırasında taraflar  muayenehanenin  üçer gün  kullanılması şeklinde anlaşmaya vardıklarını, davalının  şirketi  zararlandırıcı eylemlere başladığını ve şirketin işleyişi konusunda müvekkiline bilgi vermediğini, SGK ve vergi borçlarının  şirket müdürü olan  davalı tarafından kasıtlı olarak ödenmediğini,  şirkete ait  muayenehanedeki  eşyaların davalı tarafından  başka bir şirkete verilmeye çalışıldığını, bu şekilde şirketin mal varlığını azaltmak için hileli işlemlere başvurduğunu, mülkiyeti davalının annesine ait muayehanenin bulunduğu  yer  evliliğin başlangıcında karşılıksız olarak taraflara verilmesine rağmen daire sanki kiraya verilmiş gibi  şirket aleyhine  İstanbul Anadolu  .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından şirket aleyhine icra takibi yapıldığını,  davalının bu takibe itiraz etmediğini, muvazaalı bu işlemin iptali için İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesinin 2015/666 esas sayılı dosyasında  icra takibinin iptali için dava açtıklarını, böylece davalı şirket müdürünün TTK 626.maddesinde belirtilen özen ve bağlılık yükümünü kasten ihlal ettiğini belirterek davalının müdürlük yetkilerinin kısıtlanması yönünde  tedbir kararı verilmesine,  davalı şirketin son üç yıllık bilanço gelir -gider tablosu, her türlü sözleşmeleri, mal varlığı, muhasebe defterlerinin teftişi için özel denetçi atanmasına ve bu işlemler nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ile davalıdan tahsili ile müvekkiline veya davalı şirkete ödenmesine, davalı ... ..un müdürlük görevine son verilerek şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve  dava  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; boşanma davası açıldıktan sonra 2012 yılından  24/08/2015 tarihine kadar muayenehanenin işletilmesi  ve kullanılması  üçer gün süre ile  taraflar arasında paylaşıldığını, davacı muayenehanede fiili çalışmasına rağmen ortak giderlere katılmadığını, vergi borçları ile sigorta ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını,  üçüncü bir şirkete verildiği iddia edilen diş koltuğunun sahibinin başka bir şirket olduğunu,   davacı,  ... Sağlık Şirketinin kiracı olduğunu bildiğini,  gayrimenkul dava dışı  .... adına kayıtlı olup müvekkilinin annesi olduğunu,  dava dışı  .... İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kira alacağını talep ettiğini, böylece davacının iddialarının  hukuki değerinin bulunmadığını, davacının 22/08/2015 tarihinde .. şirketinde bulunan tüm  eşyalarını aldığını, şirketten ayrıldığını, bu konuda İstanbul Anadolu C.Başsavcılığına 2015/117903 soruşturma nolu dosyasında şikayetçi olduklarını, şirkete kayyum atanma talebinin şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davacının  davasının  reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk Derece Mahkemesi;  davalının müdürü olduğu şirket 06/04/2006 tarihli genel kurul toplantısından sonra başkaca genel kurul toplantısı yapmadığı,  2008-2012 yıllarına ait yevmiye defterinin noter kapanış onayının ve bu yıllara ait kebir defterinin noter açılış tasdiklerinin yapılmadığı,  envanter defterinin yazdırılmadığı, 2013,2014,2015 yıllarına ait  kebir defterinin onaysız olduğu, TTK ve Vergi Usul Kanuna göre defterlerin usulüne uygun  tutulmadığı ve birbirini teyit etmediği,  2013,2014,2015 yıllarına ilişkin muhtesar  beyannamelere göre, 2013 yılı için 5.250 TL, 2014 yılı için 5.250 TL ve 2015 yılı için 6.000 TL kira bedeli ödenmesine rağmen  şirket aleyhine yapılan icra takibinde 30.000.00 TL kira talep edildiğini ve bu miktarın ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, davalının icra takibine itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine zemin hazırladığı,  böylece  davalının  yasaca belirlenen görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davalının şirket müdürlüğü görevinden azline, davacının henüz zararı  oluşmadığından tazminat talebinin reddine, İstanbul Anadolu  2. ATM'sinde şirketin feshi ve tasfiyesi istemli dava açıldığı nazara alındığında şirkete kayyum tayini şirkete yük getireceğinden  buna ilişkin talebin ise reddine karar vermiştir.<br>Bu karara karşı  davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davalı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde;<br>Müvekkilinin şirketi herhangi bir zarara uğratmadığı gerekçesiyle tazminat  isteminin reddi yönünde mahkemece verilmiş kararın  hukuka uygun olduğunu,  <br>Müvekkilinin  halihazırda mevcut bir borca kanuna aykırı bir şekilde itiraz ederek icra takibinin kesinleşmesinin önlenmesi, yani müvekkilinden hukuka aykırı bir davranışta bulunmasının beklenemeyeceğini, hukuka  uygun bir davranışta bulunması sebebiyle müvekkilinin müdürlük görevinden azline karar verilmesinin  hukuk ve hakkaniyetle bağdaşmadığını,  Aldem şirketinin kullandığı muayenehanenin kiralandığını,  bu durum  vergi dairesine sunulan  beyannameler ile sabit olduğunu, kira bedellerinin ödenmediği hususu davacı tarafından da bilindiğini, <br>Davacının boşanma davası açtığını, davacının  uzlaşmaz tavrı nedeniyle genel kurul toplantısına katılmadığını, bu sebeple genel kurul toplantısı yapılmadığını, <br>Ticari defterlerin usulüne uygun tutulmamasından müvekkilinin sorumlu olmadığını,  müvekkilinin diş hekimi olup şirketin müdürü olduğunu, şirketin  muhasebesini tutan bir mali müşavir bulunduğunu, <br>22/08/2015 tarihinde davacının  muayehanede bulunan tüm eşyaların yarısını aldığını, bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını, davacının soruşturma dosyasında  eşyaların kendisi tarafından alındığını kabul ettiğini, şirketi zarara sokan tarafın bizzat davacı olduğunu, ayrıca boşanma davası süresince muayenehanenin kullanılması konusunda  taraflar arasında anlaşmaya varıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kabul kararının kaldırılarak davanın tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava,  tarafların ortağı olduğu dava dışı limited şirket müdürünün  müdürlük yetkilerinin kaldırılması ve şirkete kayyum atanması istemine  ilişkindir.<br>03/02/2016 tarihli celsede,  davalı şirkete özel denetçi atanması  talebine yönelik dava eldeki davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.<br>06/04/2006 tarihinde yapılan  genel kurul toplantısında davalı .... 20 yıl görev yapmak üzere şirkete müdür olarak atanmış, bu tarihten itibaren genel  kurul toplantısı yapılmamıştır.<br>İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesinin 2012/694(2015/666) esas sayılı dava dosyasında  davacı tarafından açılan boşanma davası ile İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesinin 2012/687 esas sayılı dosyasında  mal rejiminin tasfiyesine yönelik dava halen  devam etmektedir. <br> İstanbul  Anadolu  2 ATM 'nin 2016/372 esas sayılı dosyasında, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik dava açılmış, bu dava da devam etmektedir.<br> Dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan, dava dışı . .. Ltd. Şti.'nin 2008 yılından 2015 yılına kadar  öz varlıklarını  devamlı olarak artırdığı, 2012-2015 yılları arasında net kar elde ettiği anlaşılmaktadır. <br>2010,2011,2012,2013 ve 2014  yıllarına ait bilanço ve gelir tablosunda  kira giderleri yıllık 5.250 TL, 31/12/2015 tarihli  bilanço ve gelir tablosunda ise   kira gideri 6.000 TL olarak  yer almıştır. <br> 31/12/2015 tarihi itibariyle dava dışı şirketin, ortakları olan davalı ...'den 12.011,11 TL, davacı  ...'den ise 13.879,80 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. <br>2008,2009,2010,2011 ve 2012 yıllarına ait  yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin,  yine bu yıllara ait  kebir defterinin açılış  tasdiklerinin yapılmadığı, envanter defterinin onaysız olduğu,  2013,2014,2015 yıllarına ilişkin  kebir defterinin onaysız olduğu,  2008-2015 yılları aralığına ait ticari defterlerin  TTK ve Vergi Usul Kanununa göre usulüne uygun tutulmadığı, birbirini  teyit etmediği anlaşılmaktadır. <br>TTK 630.maddesinde, ''1-genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir,  yönetim hakkını  ve temsil yetkisini sınırlayabilir.<br>2-Her ortak,  haklı sebeplerin varlığında,  yöneticilerin yönetim hakkının  ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını  mahkemeden isteyebilir. <br>3-Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan  yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin  iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi  haklı sebep olarak kabul olunur. <br>4-Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.'' düzenlemesi yer almaktadır.<br>Taraflar arasında boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davası ile kira alacağının tahsili için şirket aleyhine yapılan icra takibine davalı müdürün  itiraz etmemesi  sebebiyle  davacı tarafından takibin  iptali için açılan dava da aile mahkemesinde devam etmektedir.  <br>Davacı ve davalı, şirket malları ile ilgili  suç duyurusunda bulunmaları üzerine haklarında soruşturma başlatılmıştır. <br>Şirketin fesih ve tasfiyesi için İstanbul Anadolu  2 ATM'sinin 2016/372 esas sayılı dosyasında açılan dava da  karara bağlanmamıştır. <br>Dava konusu uyuşmazlıkta, davalının müdürü olduğu şirket iki ortaklı olup, eşit hisseye sahip ortaklardan birisi davacı, diğeri ise davalıdır. <br>.... Ltd. Şti.'nin genel kurul toplantısı 06/04/2006 tarihinde yapılmış, bu tarihten sonra genel kurul toplantısı yapılmamıştır. <br>Şirketin ticari defterlerinin TTK ve Vergi Usul Kanuna göre usule uygun tutulmadığı, defterlerin birbirini teyit etmediği bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. <br> 2010,2011,2012,2013 ve 2014 yıllarında kira  gideri 5.250 TL, 2015 yılında ise  6.000 TL olmasına rağmen şirket aleyhine 30.000,00 TL üzerinden kira alacağı için yapılan takibe şirket müdürü olan davalı  itirazda bulunmamıştır.<br> TTK 625. ve 626.maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve  şirketin menfaatlerini  dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların  ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. Şirketin muhasebesinin finansal denetiminin oluşturulmasında genel kurul toplantısının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesinden sorumludurlar. Genel kurul toplantısının  hazırlıklarını yaparak, genel kurul toplantı çağrısınıyapmak müdürün devredilmez  görevleri arasındadır. Davalı  bu yükümlülüğünü  yerine getirmemiştir. Ayrıca şirketin ticari defterlerinin usulüne  uygun tutulmasından da sorumludur. 2016 yılında şirket bilançolarında  daha önceki yıllar için yer alan  kira miktarından  daha fazla şirket aleyhine takip yapılmasına rağmen buna itiraz etmeyerek özen ve bağlılık yükümünü ağır bir şekilde ihlal etmiştir. Bu gerekçelerle ilk derece mahkemesince verilen karar  isabetli olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t\t:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,<br>3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın birer örneğinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, <br>5-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;  <br>HMK 353.1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11/01/2018 tarihinde oybirliğiyle  ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>KANUN YOLU: HMK 361.maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süre içinde  temyiz yolu açıktır.  <br><br>\t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f4f1a6c4e35179c","SID":"c1651f7c8d4c8d19"}}