{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2017/519 <br>KARAR NO \t: 2018/99<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2017<br>NUMARASI\t\t: 2015/303 Esas  2017/91 Karar <br>DAVA\t\t:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/02/2018<br>\tTaraflar arasında görülen dava neticesinde davanın reddine ilişkin verilen  hükmün davacı vekilince  istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşüldü:<br>\tDAVA\t: Davacı vekili, davalının mallarının deniz yolu ile taşıması yapılması konusunda anlaştığını, taşımaların gerçekleştirildiğini, yapılan taşımaların bir kısım bedellerinin ödendiğini, davalı yan tarafından 28/08/2014 tarihli 5.810-TL bedelli fatura kesilerek davacı müvekkili şirkete gönderildiğini, muhasebe servisinde faturanın başka evraklar arasına karışması nedeniyle faturaya itiraz ve iade süresinin kaçtığını, yapılan görüşmeler neticesinde  iade faturası kesilmesine karar verildiğini, davalının vermediği bir hizmet için davacıya fatura tanzim ettiğini, iade faturasının davacının ticari  defterlerine işlendiğini, oluşan bakiye ödenmediği için davalıya karşı İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız olarak takibe itiraz ettiğini, İst...İcra Dairesinin ...  sayılı dosyasına yapılan  itirazın 743,49 usd ile 4.189-TL için  iptaline, haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı taraf davaya süresinde cevap vermemiş olup HMK'nun 128. maddesi uyarınca davayı inkar etme konumunda olmakla birlikte 13/01/2017 tarihinde UYAP üzerinden verildiği anlaşılan bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde davanın esasına ilişkin beyanda bulunmuş ve kendileri tarafından tanzim edilen faturanın esasen malların zamanında ilgili firmalara teslim edilmemesi nedeniyle ticari itibarın zedelenmesi ve yaşanan gün kaybı nedeniyle oluşan maddi zararın karşılanması için kesildiğini kabul etmiştir. Bu beyanıyla davalı vekili, davalı tarafın kestiği faturanın içeriğinde geçen edimin verilmediğini ikrar etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının icra dosyasında; 1.735,94 USD ve 4.189 TL alacağı takip konusu ettiği, davalı tarafça  992,45 USD karşılığı 2.242,84 TL  icra takibinden sonra ödeme yapılmış olması nedeni ile  itirazın iptali davasının  bakiye 743,49-usd ve 4.189-TL alacağa ilişkin olarak açıldığı, davacının açık hesapta usd ve TL ayrı iki alacak kalemi iddiasına karşın, alacak sebebinin davalı yanca düzenlenen 5.810-TL hizmet faturasının hesaba alınması ve iade faturası ile hesaptan düşülmesinden kaynaklandığını bu durumda açık hesap bakiyesi iddiasına dayanan davacının tüm hizmet faturaları ve mesnedi olan işlerin görüldüğünü tevsik eden belgeleri sunması gerektiğini,sırf davacı ticari defterlerinde kayıtlı alacağın borcun varlığını ispata yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ : \tİstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davacının talep ettiği alacak kalemlerinden 743,49-usd lik kısmının 2014 Temmuz ayında gerçekleştirilen deniz taşımacılığından kalan bakiye olduğunu, 4.189- TL'nın ise davalının talep ettiği yurt içi kara yolu ile taşıma hizmetinin gerçekleşmemesi nedeniyle davalıya tahsis edilen kamyon ve vincin bekletilme bedeli olarak davalıya gönderilen faturaya karşılık davalının kendilerine gönderdiği fakat kendilerince de yanlışlıkla itiraz edilmeyen faturanın yansıtılmasına yönelik fatura bedeli olduğunu, davalının defterlerini sunmadığını bu nedenle iddialarını kanıtlamış bulunduklarını, davalının faturası geçerli olsa dahi hala borçlu bulunduklarını belirterek, kararın kaldırılmasını ve İst...İcra Dairesinin.. Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, haksız itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t:Davacı taraf, İstanbul... İcra dairesinin ... sayılı dosyasında 1.735,94 -usd  ve 4.189-TL asıl alacak ve açık hesap borcu açıklamasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapmıştır. Davacı firmanın takip dosyasında bulunan 01/01/2014- 16/10/2014 tarihler arasını kapsayan hesap dökümünde son kayıtlı faturalarının yurt içi kara nakliyelerine ilişkin  17.7.2014 ve 2.065-Tl, 22.8.2014 tarihli 2.124-TL bedelli faturalar olduğu bu faturalardan sonra davalı tarafından tanzim edilen  28.8.2014 tarihli ve 244326 nolu  vinç bedeli ,araç bekleme bedeli, personel yevmiyesi kalemlerinden ibaret  5.810-TL bedelli faturanın düzenlendiği ,böylelikle cari hesapta ki borcun sıfırlandığı ,bu faturadan sonra davacı tarafından düzenlenen fatura ile 28.8.2014 tarihli davalı faturasından evvel ki davacı alacaklarının tahsili talep edilmektedir.<br>Süresinde davaya cevap vermeyen davalı, kendileri tarafından tanzim edilen faturanın esasen malların zamanında ilgili firmalara teslim edilmemesi nedeniyle ticari itibarın zedelenmesi ve yaşanan gün kaybı nedeniyle oluşan maddi zararın karşılanması için kesildiğini beyan etmiştir. Bu beyanıyla davalı vekili, davalı tarafın kestiği faturanın içeriğinde geçen edimin verilmediğini ikrar etmiş bulunmaktadır.Böylelikle 28.8.2014 tarihli fatura nedeniyle davacının iade faturası düzenleme hakkı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.Davalı tarafın düzenlediği faturanın içeriğini oluşturan edimin verilmediği ispatlanmış sayılınca ,yani davacının verdiği taşıma hizmetleri nedeniyle düzenlediği faturaların bakiyesinin davalı tarafından ödenmesi gerekmektedir. <br>Bilirkişi raporunda davacının alaacğının açık hesap bakiyesine dayandırıldığı ,taraflar arasında süregelen ve birden çok taşımayı teyit eden ilişkinin davacının ticari defter kayıt ve belgeleri ile sabit olduğu,esasen davacı tarafça  1.743,49-usd için ilamsız takip başlatılmasına  rağmen davada 743,49-usd için itirazın iptali  istenmiş olup, bilirkişi raporunda (3/8 sh) takipten sonra davalı tarafın, davacı taraf cari hesabına 992,45-usd karşılığının yatırıldığı (12/12/2014) ve 31/12/2014 tarihi itibariyle davacının hesaplarında davalının 743,49 usd borçlu göründüğü  tesbit edilmiştir.Davalı tarafça kabul edilmeyen faturanın yansıtma faturası olarak davalının davacı tarafa vermediği bir hizmete ilişkin düzenlediği faturaya karşılık düzenlendiği anlaşılmış olmakla  bu kez davalı taraf fatura düzenlemeden evvel gerçekleşen borcu ödemek yükümlülüğü altına girmiştir. Zira davacının düzenlediği faturanın esasen kendilerince içeriği verilmeyen bir hizmete dair olan  faturanın iadesi amacıyla düzenlendiği ortaya çıkmıştır. Davacının düzenlediği iade faturasının içeriği- dayanağının  geçerli olduğu, davalı tarafın ödemeyi yapmadığı,bu anlamda 4.189- TL alacak iddiasının ispatlandığı kabul edilmelidir. <br>HMK'nın 189/1. Maddesine göre: \"Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettiği vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.\"743,89-usd lik alacak bakımından davacının hesabında davalının 743,89 usd borçlu kaldığı bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.Bu alacak kaleminin dayanağı cari hesap ekstresinin incelenmesinde ;  15.7.2014 tarihi itibariyle  cari hesap ekstresinin 85.403,60 usd borç bakiyesi verdiği ,akabinde  17.7.2014 tarihinde 2.659,14-usd  ve 90,86 usd davacı satış faturalarının kaydedildiği ,25.7.2014 tarihinde 924-usd bedelli faturanın kaydedildiği ,davalının 18.8.2014 tarihinde 82.023 usd ,28.8.2014 tarihinde 5.318,66 -usd ,takipten sonrada  992,45 usd havale ile ödeme yaptığı , son kayıtlanan fatura bedelinin  924- usd olduğu bu faturaya kısmi ödeme yapıldığı düşünüldüğünde davalının kabulunde olup ,kısmi ödeme yaptığı  faturadan bakiye kalan kısma ilişkin itirazının yerinde olmadığı  anlaşılmakla bu kısma yönelik itirazın da  iptali gerekmektedir.<br>Sonuç olarak davacının alacağını ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalının faturada yazılı hizmetleri vermediği ,esasen hizmet alan konumunda olduğu ,sarsılan ticari itibarı ve gecikilen süreye ilişkin  düzenlediği faturaya süresinde itiraz edilmese de iade faturası düzenlendiği ,daha evvel davacının ticari defterlerinde kayıtlı alacağın dayanağına ilişkin ihtilaf bulunmadığı ,esasen TL kalemindeki alacakların davalı tarafından düzenlenen ve gerçek bir hizmete dayanmadan düzenlediği fatura nedeniyle TL alacak bakımından cari hesaptaki borcun sona ermediği 4.189- TL alacağın esasen davalının davacı tarafa içeriği hizmetin  verilmeyen faturanın yansıtılmasından ibaret olduğu, USD kalem alacağın da taraflar arasındaki açık hesap ilişki kapsamında hesap kalanını teşkil ettiği, davalının bu tutarları ödediğine ilişkin bir ispat vasıtası sunmadığı, davacının alacaklı olduğu, alacağın faturaya ve hesap kalanına yönelik olup davalının bu tutarları bildiği yani alacağın muayyen ve likit olup itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1/b/2 maddesi kapsamında kaldırılması ve yeni bir tahkikat gerekmediğinden yeniden karar verilmesi gerekmiş ve itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2017 Tarih 2015/303 Esas 2017/91 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;<br>\"İtirazın KISMEN İPTALİNE, 743,49-usd ve 4.189,42- TL asıl alacağa; davacı talebini aşmamak üzere; USD alacağa 3094 sayılı Kanunun 4.a maddesi gereği, TL alacağa avans faizi işletilerek takibin devamına,<br>\t%20 oranında hesaplanan 1.171,74-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,<br>\tİlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;<br>\tAlınması gerekli 400,20-TL harçtan davacı tarafından icra ve mahkeme veznesine yatırılan  toplam 146,22-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 253,98- TL harcın davalıdan  tahsiliyle hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacı vekili için takdir olunan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.  gereği 2.180,- TLnispi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>\tDavacı tarafından yatırılan  178,02-TL peşin harçlar ile 1.500-TL bilirkişi ücreti ve 139,10- TL tebligat yargı gideri olmak üzere toplam 1.639,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tİstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 31,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 08/02/2018<br><br>\t\t\t<br>       <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d3b451ccc18aadd","SID":"12d6aae240a42590"}}