{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2015/1242 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/117 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 23/12/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı taraf ile daha önce zincir alımı yaptığını, 03/08/2015 tarihli \"Tediarik Sözleşmesi\" ile dört yıllık bir zamanı kapsayan kesin taahhütlerini içeren bir sözleşme yaptıklarını, 03/08/2015 tarihli Tedarik Sözleşmesinde 2015 yılı için taahhüt edilen zincirin 10.000 adedinin 20/10/2015 tarihine kadar teslim edilmesi için 03/08/2015 tarihli Satış Formu karşılıklı olarak  davalı taraf ile müvekkilinin imzaladığını, müvekkilinin  sipariş formuna göre teslim edieceği zincirlerin ödemelerinin teminatı olarak davalı tarafa farklı vadelerde 50.000,00'şer bin TL'lik beş adet çek verildiğini, sipariş formu sözleşmesine göre çeklerin teminat çeki olduğunu, davalı tarafın finansal sorunlar yaşadığını bu sebeple faaliyetlerini ve üretimini durdurduğunu ne zaman üretime geçeceklerini bilmediklerini, davalı taraf ile çeklerin iadesi için 03/08/2015 tarihli sipariş formunun iptali için 20/10/2015 tarihli sipariş iptal protokolü yapıldığı ve çeklerin müvekkiline iade edilmediğini beyan ederek 50.000,00TL'lik İstanbul keşideli, 18/12/2015 tarihli, ... bankası ... no'lu çekin iptalini, çekten dolayı borçlu olunmadığının tesipitini, müvekkil lehine %20 tazminata, çeke karşılıksız yazılmaması ve takibi konmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 22/0/2018 tarihli dilekçesi ile dosya borcunun ödendiğini bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.<br>Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. 6100 Sayılı HMK'nın 311 maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de 6100 Sayılı HMK'nın 309 maddesi hükmüne uygun olarak Mahkemece tesbit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandı Üzere;<br>1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 35,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile  artan  817,98TL harcın  hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,<br>3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 22/02/2018<br>Katip <br>Hakim <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdba2bcdf59c7e8e","SID":"0bf133dcde0c81fa"}}