{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2017/1575 <br>KARAR NO\t: 2018/148<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/11/2016<br>NUMARASI\t\t: 2016/1238 E - 2016/1266 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2018<br><br>\tYukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin ürettiği araçta meydana gelen arıza sebebiyle, şanzuman hatasının garanti kapsamında ancak debriyaj arızasının kullanıcı hatası nedeniyle   garanti kapsamında olmadığı hususunun davalı tarafça ileri sürüldüğünü, yeni şanzuman takılması halinde değer kaybı olmayacağı ancak onarım yapılırsa 2.000,00 TL değer kaybı olacağını, davalı tarafa arıza tespiti için 783,56 TL'nin ödendiğini beyanla, aracın şanzumanının orijinalı ile değiştirilmesini, aksi taktirde şanzumanın tamir edilerek 2.000,00 TL değer kaybının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı ıslah dilekçesi ile daha sonra aracı tamir ettiğini beyanla, aracın tamiri için ödediği 3.991,37 TL'nin tahsilini istemiştir.           <br>\tMahkeme Yargıtay bozması sonrası yapılan yargılama sonunda \"Davanın kısmen  kabulü ile  783,56 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar vermiştir.<br>\tBu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İstinaf dilekçesinde, mahkemenin önceki kararının temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2015/16945 E., 2016/5260 K. sayılı ilamı ile bozulduğunu, yasal düzenleme gereği dosyanın temyiz incelemesi için ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesi gerektiğini, ayrıca esas yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmekle kabul ve ret oranı gözetilerek yargılama masrafları hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\t23.07.2016 yürürlük tarihli 6723 sayılı Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 12/01/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan \"aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan\" ibaresi \"verilen\" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. \"Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez\". Böylece yeni düzenleme getirilmiştir, Değişiklik sonrası, HMK'nun geçici 3. maddesi 2. fıkrasında ''Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına'' dair bu düzenleme ile Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihi 20.07.2016 tarihinden önce verilen karalar ile temyiz aşamasından geçen dosyalar için HUMK'nun 427 ile 454. maddeleri gereğince Temyiz yoluna başvurulacağı, istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı açıktır.<br>\tDavada, mahkemen hükmünün Bölge Adliye Mahkemelerinin başlama tarihi 20.07.2016 tarihinden önce, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/ 16945 E, 2016/ 5260 K. ve 23/03/2016 tarihli bozma kararı ile Yargıtay denetiminden geçtiği, istinaf edilen bu kararın ise Yargıtay bozma ilamı sonrası verilen karar olduğu  anlaşılmaktadır.<br>\tMahkemenin kanun yolunu hatalı nitelendirmesinin, karara karşı istinaf yoluna başvurulma sonucu doğurmayacağı değerlendirilmiş, aksi halde uygulamanın HMK'nın geçici 3. maddesine aykırı olacağı, bu nedenle, davalının  temyiz talebinin, temyiz yolu açık kararın bağlı olduğu usul hükümleri çerçevesinde Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği halde, sehven İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından, istinaf yoluna bağlı olmayan bu karara karşı dosyanın Yargıtay'a gönderme işlemi yapmak üzere ilgili mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmektedir.\t<br>\tK A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tDosyanın,  HMK geçici 3. maddesi uyarınca, evvelce temyiz incelemesinden geçip esasla ilgili de değerlendirilme yapılmış olduğundan, istinaf yoluna değil, temyiz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyiz nitelemesiyle Yargıtay ilgili dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE<br>\tPeşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene  iadesine<br>\tİstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  07/02/2018<br><br><br>       <br>\t                             <br>  \t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e292ac29da702b3a","SID":"389015de1cb3b05e"}}