{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2017/1466 <br>KARAR NO\t: 2018/91<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/355 E - 2017/412 K<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 26/01/2018<br><br>\tYukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili  dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin Dilovası OSB sınırları içerisinde arsa sahibi olup üretim yaptığını, davalı şirket ile 06/08/2010 tarihli “Dilovası OSB Atıksu Abone Sözleşmesi” düzenlendiğini, bu sözleşmesinin 5. maddesinde talimatnamede belirtilen hükümlere aykırılık tespit edilmesi durumunda Kirlilik Önlem Bedeli (KÖB) tahakkuk ettirileceği ve atık su faturasının buna göre düzenleneceğinin hüküm altına alındığını, abone sözleşmesi gereğince davalı tarafından atıksu hattına deşarj edilen atıksular için 419.581,51 TL meblağlı 8 adet fatura düzenlendiğini, davalının bu faturaların önce tamamına itiraz ettiğini, daha sonra 92.443,50 TL'lik kısmını ödeyerek itirazından bu miktar için feragat ettiğini, davalının işyerinde her ay numune alınarak analiz yapıldığını, davalının ön arıtma yapmadığını, çok yüksek kirlilikte atıksu deşarj ettiğini, faturalarını ödemediğini, bu sebeple hakkında Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun  takibe konu alacağın 327.138,01 TL'lik kısmına  itiraz etmiş ise de itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle, davaya konu faturaların incelendiğinde fatura bedellerinin fahiş olup taraflarına şahit numune bırakılmadığından bu faturalardan sorumlu tutulamayacaklarını, ayrıca tüm faturalarda gecikme zammı adı altında fahiş rakamların bulunduğunu, temerrüt halinde 6183 sayılı yasanın uygulanacağı hakkında bir hüküm bulunmadığını, ayrıca davacının atık su yanında cezaları da ilave etmek sureti ile müvekkilinden KDV de talep etmesinin 3065 sayılı yasaya aykırı bulunduğunu  beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t  Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Gebze .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 318.986,45  TL üzerinden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacak likit olmadığından kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatı, red edilen kısım üzerinden ise kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, alınması gereken 31,40 TL başvurma harcı ile 21.790,00 TL ilam harcının davalıdan alınarak  Hazineye irat kaydına  karar verilmiştir.<br>\tSözkonusu kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.Tarafların istinaf taleplerinin incelenmesi sonucunda;4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanununun 21. maddesinde, \"OSB tüzel kişiliği, bu Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.\" hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu muafiyet hükmünün incelenmesinden de görüleceği üzere, organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğine tanınan vergi ve harç muafiyeti, bu kurumun 4562 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili işlemleriyle sınırlı bulunmaktadır. Dolayısıyla yargılama harçlarından muaf olduğu yönünde bir düzenlemeye yasada ve ilgili maddede yer verilmemiştir. Bakanlıklar tarafından çıkarılan düzenleyici işlemlerle (yönetmelik, yönerge, genelge vb.) bir kişi ya da kurumun vergi ve harçlardan muaf tutulması mümkün değildir. Yine yargılama yetkisi bulunmayan  kişi ya da kurumun yargılama harçlarından  muaf olduğu yönündeki görüşleri, o kişi yada kurumun yargılama harçlarından (ve istinaf/temyiz harçlarından) muaf olduğunu göstermeyeceği gibi mahkemeleri de bağlayıcı özelliği yoktur. Yargıtay HD'nin muhtelif kararları da bu yöndedir. Bu nedenle, tüzel kişiliği haiz, su ve kanalizasyon işlerini yürüten davacı ... yargılama harçlarından ve bu kapsamda temyiz harçlarından muaf değildir.<br>\t  492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27-28. maddelerine göre;  harca tabi davalarda, her dava açılırken, davacıdan  başvurma harcı ve nisbi harca tabi davalarda nisbi karar ve ilam harcının dörtte biri, maktu harca tabi davalarda ise maktu harç peşin olarak alınır. Dava açılırken, harcın eksik alınmış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32.maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve HMK'nun 150. maddesi uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.<br>\tHMK'nun 120. maddesinde de davacının yargılama harçlarını, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu sebeple, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Bu husus, HMK'nun 355. maddesine göre kamu düzenine ilişkin ve resen dikkate alınacak hususlardan  olduğundan, mahkemece kararda bu harçların davalıdan tahsili şeklinde hüküm kurulması kamu düzenine aykırılığı gidermeyeceğinden, Harçlar Yasası 32. maddesi, HMK'nun 120/1 ve 355. maddeleri  gereğince, ilgili mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın Harçlar Yasası ve HMK'nun emredici hükümleri gözetilerek  yeniden görülmesi için ilgili mahkemeye iadesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tK A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tDavacının, dava harçlarını dava başında harçtan muaf olmadığı halde yatırmaması sebebiyle, bu husus  HMK 355. maddesinde düzenlenen kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden HMK 355, 353/1-a-4 maddeleri uyarınca karar KALDIRILARAK, yeniden yargılama yapılmasını teminen  dosyanın  ilk derece mahkemesine İADESİNE,<br>                  Peşin alınan istinaf karar harçlarının istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince  iadesine<br>\tİstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa,karar kesin olmakla , istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,<br>\tDair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  26/01/2018<br><br><br>        <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc55a41d6ae44f69","SID":"ec30d51c25eedcdd"}}