{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/367 E.  ,  2018/207 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/367 <br>KARAR NO\t\t: 2018/207<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/09/2017<br>NUMARASI\t\t: 2017/852 E. -  2017/729 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 21/11/2017<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 18/12/2017<br><br>   İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi hakim tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... . A.Ş arasında imzalanan 02/06/2008 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca bu davalı (...)  tarafından inşa edilen .... Yapı Kompleksi içerisindeki... Blok zemin kattaki 766,76 m2'lik alanın 1, 2 ve 4 nolu bağımsız bölümler olarak 23/08/2013 tarihinde müvekkili bankaya teslim edildiğini, taşınmazın tefriş işlerinin tamamlanmasından sonra muhtelif tarihlerde gayrimenkulün ortak yerlerinden sayılan ve müvekkili bankaya ait bağımsız bölümlerin üst katında yer alan kuyum atölyelerinin faaliyetleri sonucunda oluşan kimyasal atıkları taşıyan  borulardan  kimyasal atık sızıntılarının meydana geldiğini, durumun davalı ... ..Blokları Yönetimine ve aynı zamanda davalı ...ne bildirildiğini,  yapılan görüşmeler neticesinde sızıntıya neden olan boruların Ağustos ayında... Yönetimi tarafından  değiştirildiğini, sonrasında kimyasal atık sızıntısı meydana gelmediğini, ancak  aynı sızıntının tekrarlanıp tekrarlanmayacağı ve bağımsız bölümlerde çalışacak kişiler bakımından güvenli ve sağlıklı bir ortamın bulunup bulunmadığı hususlarında müvekkili banka tarafından mahkeme eliyle delil tespiti yaptırıldığını,bilirkişi raporunda proje aşamasında ana kolon borularının seçiminin yanlış yapıldığının tespit edildiğini, tefrişatın da kullanılamaz halde olduğunu, yenisiyle değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenle müvekkili bankanın uğramış olduğu 935.530,43 TL zararın  müvekkili banka ile davalı .... Sigorta A.Ş arasında yapılan 20/06/2014 tarihli sözleşme kapsamında talep edildiğini, sigorta şirketi tarafından 186.011,44 TL ödeme yapıldığını,  davalıların farklı hukuki sebeplerle müvekkili bankanın oluşan zararından müteselsilen sorumlu bulunduklarını, bu nedenle müvekkilinin 935.530,43 TL zararın 179.119,68 TL  gecikme cezası ve delil tespiti için harcanan 12.566,20 TL'nin davalı ...den borcun muaccel olduğu 14/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline,  davalılardan müştereken  ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... . Blokları Atölyeler Yönetimi vekili cevap dilekçesinde;  müvekkili bina yönetiminin tüm ortak alanlar ile tüm  tesisatların kat malik ve kiracılarına vereceği zararların teminatı olarak ortak alanlara ilişkin yangın sigortası yaptırdığını, davalı ...'ın atık su giderlerinin kimyasal atıklara dayanıklı olacak şekilde  yapmamış olmasının gizli ayıp niteliğinde olduğunu, davacının dava konusu bağımsız bölümleri 23/08/2013 tarihinde  teslim aldığını, bu tarihten itibaren 23/08/2018 tarihine kadar gizli ayıptan dolayı   davalı .....'ın sorumlu olduğunu,  müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıldan fazla süre geçtiğini,  talebin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı banka tarafından müvekkiline 1 yılı aşkın süre geçtikten sonra bildirim yapıldığını,  bu şekilde ihmaller sonucu oluşan zararının büyüdüğünü, ihbar mükellefiyetine uymayan davacı bankanın zararın oluşması veya arttırılması yönündeki ihmalleri nedeni ile oluşan zararın tamamını talep edemeyeceğini, talep edilen zarar miktarının fahiş ve zararın oluşması ile illiyet bağı bulunmayan zarar tazmin kalemleri bulunduğunu, davacının  talep ettiği faiz türü ve oranının yasal olmadığını belirterek, davanın müvekkili açısından öncelikle zamanaşımı  ve husumet yokluğundan reddine,  davanın ..... A.Ş'ne ihbarına,  davanın Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/337 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine,  haksız ve yasal dayanaktan yoksun  davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümlerin  bulunduğu binanın  2011 yılında faaliyete geçtiğini,  08/02/2012 tarih ve 272 sayılı ..... Yönetim Kurulu Kararı  ile ... Yönetimi, Kat Malikleri Yönetim Kuruluna devredildiğini,  dolayısıyla bu  tarihten itibaren müvekkilinin, bina yönetimi ile hiçbir ilişkisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davaya konu gayrimenkulün geçici kabulünün 17 ve 18 Ekim 2011 tarihlerinde, kesin kabulünün ise 25 Haziran 2012 tarihinde yapıldığını, geçici ve kesin  kabullerde mevcut borularda sızıntı olduğuna dair ve/veya işin niteliğine uygun olmayan biçimde malzeme ve projelendirme yapılmadığına dair  “geçici ve kesin kabul eksik veya kusurlu işler listeleri”nde herhangi bir ifadeye yer verilmediğini, müvekkilinin  dava konusu ile ilgili olarak üzerine düşen görev ve sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini,  bağımsız bölümü tam ve noksansız bir şekilde davacıya teslim ettiğini,  işbu davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine, aksi bir durumda ise davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte olması durumunda  davanın  yüklenicinin alt  yüklenicisi olan Detay Mühendislik,...Denetim Şirketlerine de ihbarını talep ettiklerini,  davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte,   iddia edilen zararın giderilmesi için ihtiyaç duyulan birim maliyet fiyatları piyasa koşullarından uzak abartılı rakamlar olup, fahiş bulunduğunu ileri sürerek davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine,  aksi taktirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak müvekkili şirketin adresi itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili  olduğunu,   davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini,  esasa ilişkin olarak ise, dava konusu zararın 06/04/2015 tarihinde meydana geldiğini, dava 2 yıl geçtikten sonra 22/05/2017 tarihinde açıldığından zamanaşımına uğradığını, bildirilen su sızıntısı sonucunda davacı tarafın eşyalarında meydana gelen hasar miktarının  186.011,44 TL olarak tespit edildiğini,  işbu bedelin davacı tarafa mutabakat ile 15/03/2016 tarihinde  tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, işbu dava ile talep edilen teminat harici zararın oluşmasına, dolaylı zarar ve zıyanın meydana gelmesine davacının  kendi  kusuru ile neden olduğunu, bu yöndeki taleplerin Yangın Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigorta poliçesi teminatı dahilinde  yer almadığını, davacının müvekkili şirket yönünden ileri sürdüğü doğrudan zarar açıklamaları ve zararın muacceliyet tarihine ilişkin gerekçesinin dahi, yasaya ve şartlara uyumsuz olduğunu, davacının faiz taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi taktirde davanın zamanaşımı sebebiyle ve husumetten reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İlk derece mahkemesince; davanın HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin farklı hukuki sebeplere göre sorumlu olan davalılara karşı yönelttiği taleplerin her biri ticari dava olduğundan davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, görevsizlik kararının bu nedenle yanlış olduğunu, görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birden fazla kişi tarafından veya birden fazla kişi aleyhine  açılan davanın birlikte görülebilmesi için aynı tarafta yer alanlar arasında hukuksal bir bağlantının bulunması gerekir. Hukukumuzda bu bağlantı, karşılığını dava arkadaşlığı kurumunda bulmakta, zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı olmak üzere iki ana başlık altında ve zorunlu dava arkadaşlığı da yine kendi içinde maddi ve şekli olmak üzere ikili ayrımla düzenlenmektedir.<br>Hemen burada söz konusu kavramların açıklanmasında yarar vardır:<br>Dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde dava arkadaşlığının maddi bakımdan mecburi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının, zorunlu olduğu hallerde zorunlu dava arkadaşı durumundadır.<br> Zorunlu dava arkadaşlığında; dava arkadaşları arasındaki ilişki çok sıkı olduğundan, davada birlikte hareket etmek durumundadırlar. Mahkeme ise, dava sonunda zorunlu dava   arkadaşlarının hepsi hakkında  aynı ve tek bir karar verecektir. Zorunlu dava arkadaşlığında dava konusu olan hak tektir ve dava arkadaşı sayısı kadar müddeabih bulunmamaktadır.<br>Bazı hallerde ise, birden fazla kişi tarafından  birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı halde, Kanun; gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemez.<br>Açıklanan bu mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında ise, dava arkadaşlığı ihtiyaridir.<br>6100 sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 57.maddesinde, dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı (veya benzer) sebepten doğmuş olması, hallerinde birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi, birlikte aleyhlerine de dava açılabilir.<br>Alacaklının, müteselsil borçluların tümüne veya bunlardan bazısına karşı alacak davası açtığı hallerde davalı müteselsil borçlular; yine, mirasçılar miras bırakanın borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarından, birden fazla mirasçıya  karşı alacak davası açılması halinde davalı mirasçılar; birden çok kişinin aynı sözleşmeyle borç altına girdiği hallerde bölünebilen bir borç nedeniyle birden çok kişiye karşı birlikte dava açılması halinde, bu kişiler; arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığıdır.<br>Davanın, birden fazla kişi hakkında aynı veya benzer sebepten doğması haline gelince; aynı sebepten maksat yalnız hukuki sebep olmayıp, bir olaya, yani aynı vakıaya ve fakat farklı hukuki sebeplere dayanılarak da birden fazla kişinin dava açması veya dava edilmesi olanaklıdır. Örneğin, sebepsiz iktisap hükümlerine göre sorumlu olan kişilere karşı ve haksız fiili birlikte işleyen kişilere karşı birlikte dava açılabilir. Burada da ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur.<br>Öte yandan, 6100 sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 167. maddesinde; mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verebilir denilmektedir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-5 maddesinde, \" Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması\" halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği hükme bağlanmıştır.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu zararın her üç davalıdan tazminine karar verilmesini istemiş, her bir davalının sorumluluğunun farklı hukuki sebep ve temellere dayandığını açıklamıştır.<br>Davalı ...Ş 'nin davaya konu bağımsız bölümleri inşaa eden firma olması nedeniyle, davalı ...Ş.'nin davacıyla aralarında bulunan sigorta sözleşmesinden dolayı sigorta eden şirket olması nedeniyle,   İstanbul ... Blokları Atölyeler Yönetimi'nin de davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu kat mülkiyeti kurulu blokların yönetimi olması nedeniyle husumet yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu davalılardan sadece  İstanbul ...Blokları Atölyeler Yönetimine yönelik davanın 634 sayılı KMK.'na göre çözümlenmesi gerektiği ve bu davalıya ilişkin dava bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, diğer davalılar hakkındaki davanın çözümünde KMK'nun uygulanmayacağı, TBK ve TTK hükümlerinin uygulanacağı, bu davalılara ilişkin dava bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığı açıktır.<br>Davalılar arasında H.M.K.'nun 59. maddesi anlamında mecburi dava arkadaşlığı  olduğundan söz edilemez. Davalıların her biri yönünden dayanılan hukuki sebebin farklı olması, dayanılan hukuki sebeplere göre İstanbul ...  Plaza .... Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki dava ile diğer davalılar hakkındaki davaların farklı mahkemelerin görev alanına girmesi, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olup  mahkemece resen dikkate alınmasının zorunlu olması dikkate alındığında, yargılamanın sağlıklı olarak yürütülebilmesi ve uyuşmazlığın kolaylıkla çözüme ulaştırılabilmesi için ilk derece mahkemesinin H.M.K.'nun 167. maddesi uyarınca davalı ... .. Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile bu davalı hakkında 634 sayılı KMK. uygulanacak olduğundan yeni esasa kaydedilecek davada görevsizlik kararı vermesi gerektiği değerlendirilmeden tüm davalılar bakımından görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.<br>Hal böyle olunca;  davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile, HMK'nun 353/1-a-5 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve  davalı .... Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile bu davalı hakkında yeni esasa kaydedilecek davada görevsizlik kararı verilmesi, diğer davalılar yönünden yargılamaya devam edilerek dava dilekçesindeki istemler yönünden esas hakkında bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-H.M.K.'nun 353/1-a-5 maddesi gereğince Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/09/2017 tarih ve 2017/852 Esas - 2017/729 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davalı ...Blokları Atölyeler Yönetimi hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile yeni bir esasa kayıt edilmesi, diğer davalılar yönünden yargılamaya devam edilerek, dava dilekçesindeki istemler yönünden esas hakkında bir karar verilmesi için dosyanın Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>5-Davacının işbu istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin esas hakkında verilecek hükümde değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının davacıya iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda  kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 14/02/2018<br><br>\t\t\t\t<br> <br> <br> <br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73f8ef5ec7ac63d3","SID":"dce29972b845800d"}}