{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/340 E.  ,  2018/371 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/340 <br>KARAR NO\t                  : 2018/371<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t        : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t        : 10/11/2017<br>NUMARASI\t\t        : 2017/316 2017/923  <br>DAVANIN KONUSU\t        : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t        : 02/03/2018<br><br> BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 10/11/2017 tarihli ve 2017/316 Esas,  2017/923 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.<br>Dosya incelendi.<br>Davacı  vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı müvekkilinin, 25/04/2014 tarihli Gayrimenkul  Satış Vaadi  Sözleşmesi  gereğince davalıların  arsa sahibi, garantör ve yüklenicisi olduğu  \"istanbul , Başakşehir ... Etap ... Ada .. parsel Arsa Satışı  Karşılığı  Gelir Paylaşımı İşi \"Bahçetepe-İstanbul  projesinden  ... Blok ... nolu  taşınmazı  2.710.000  TL bedel ile satın aldığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, ancak sözleşmede nitelikleri belirtilen taşınmaz ile  fiilen inşa olunan  projediki  taşınmaz arasında  yüzölçümü, plan, konum ve kalite yönünden  müvekkili  aleyhine farklılıklar bulunduğunu, sözleşmeye aykırılığın gide- rilmesi konusunda davalı tarafın sözlü ve yazılı olarak  bulunulmasına rağmen  olumlu sonuç alınamadığını beyanla söz konusu eksik/ve ayıplı ifa  nedeniyle -fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla-  şimdilik 10.000,00 TL tazminatın  taşınmazın teslimi tarihinden itibaren işleyecek  en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...ı AŞ vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; dava konusu dükkanın taşınmazın sözleşmesine ve onaylı planına uygun olarak  inşa edildiğini,  25/04/2014  tarihli 22279 yevmiye nolu Gayrimenkul Satış Vaadi söz- leşmesi gereğince  yüklenici ortak girişim tarafından  davacıya satılıp teslim edildiğini, sözleşmenin 14.9 maddesi  gereğince müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,  sadece arsa maliki durumundaki müvekkilinin  dava konusu taleplerle ilgili  her hangi bir sorumluluğunun  bulunmadığını beyanla da vanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ...Tic. Aş  vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacının  ....AŞ ile Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi imzaladığını bu sözleşmede  .....  yapı Ortak girişiminin yüklenici olarak gesterildiğini, sözleşmenin tarafı  olmayan müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının tazminat taleplerinin zaman aşımına uğradığını, ayıp ihbarının yasal süre içinde yapılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>Davalılar .... Tic. AŞ vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkili şirketlere husumet yöneltilemeyeceğini , davacının ayıba ilişkin tüm iddia ve taleplerinin zaman aşımına uğradığını ,süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını  beyanla müvekkilleri yönünden davanın reddini savunmuştur.<br>\tBakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi  10/11/2017 tarih,  2017/316 Esas, 2017/923 Karar sayılı ''Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin  görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahke- memize başvurarak dava dosyasının görevli  mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne gönderilmesine, mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına'' kararı davacı ve bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle, verilen görevsizlik kararının doğru olmadığını, ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, eğer görevsizlik kararı verilecek ise de yetkili mahkemenin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur. <br>Davalılardan ......A.Ş., ., ...Limited Şirketi istinaf dilekçelerinde, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu, verilen görevsizlik kararının doğru olmadığı gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur. <br>\tGEREKÇE: Davacı davalı yüklenicilerden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca sözleşmeye konu depolu dükkan vasfındaki taşınmazın eksik ve ayıplı inşa edildiği iddiasına dayalı eldeki tazminat davasını açmıştır. <br>Mahkemece 6102 sayılı TTK 4 ve 5. Maddeleri değerlendirilerek davanın ticari dava olmadığı, davacının gerçek kişi kaydının bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiştir. <br>Davacı ve bir kısım davalıların istinaf sebeplerinin incelenmesinde, mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda davacının satın aldığı taşınmaz incelenen tapu kaydına göre depolu dükkan vasfında olduğundan ve davacının gerçek kişi olarak tapuyu aldığından ticari nitelik arz etmeyen dava konusu olayda genel mahkemelerin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Kaldı ki bir davada öncelikle mahkemenin davaya bakmakla görevli olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi mahkemece resen dikkate alınmalıdır.Öte yandan görülmekte olan bir davada hem görev hem de yetki uyuşmazlığı söz konusu olduğu hallerde öncelikle görev uyuşmazlığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yetki uyuşmazlığı ise görevli mahkemece çözümlenmelidir. Bu durumda mahkemece, davanın Bakırköy Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf sebepleri ve dosya kapsamında yapılan incelemede verilen karar ve gerekçesi,  göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı ve bir kısım davalıların istinaf talepleri yerinde görülmemiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>İstinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br> İstinaf kanun yoluna başvurusu için yatırılan harcın mahsubuyla eksik 4,5 TL'nin davacıdan ilk derece mahkemesince tahsiline, <br> İstinaf kanun yoluna başvurusu için yatırılan harcın mahsubuyla eksik 4,5 TL'nin istinaf kanun yoluna başvuran davalılardan ilk derece mahkemesince tahsiline, <br>Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulanlar için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar,  açıkça okundu.   02/03/2018<br><br>\t\t\t\t<br>  <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bc2ad29afe43a9f","SID":"7ab3e9c71dc98587"}}