{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/122 E.  ,  2018/148 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/122 <br>KARAR NO \t: 2018/148<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2016<br>NUMARASI\t\t: 2016/673 2016/1109<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi<br><br>             TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br> Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın davalı şirkette % 20,  diğer müvekkili ...'ın ise 5.000,00-TL nispetinde hissedar olduğunu, davalı şirketin 25/04/2016 ve 06/01/2016 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, taleplerinin TTK 439.maddesindeki şartları taşımasına rağmen reddedildiğini, bu sebeple özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, şirket hissedarı ...'ın sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, bir takım muhasebe işlemleriyle şirketten alacaklı hale geldiğini, bu durumun yasaya aykırı olduğunu, şirketin diğer hissedarlarının kurmuş olduğu ... ve A.Ş, .... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti'ne örtülü kazanç transferi yapıldığını, şirket hissedarları ..    ve 'ın bu şirketlerde de hissedar olup aynı zamanda bu şirketlerin yönetiminde yer aldıklarını, bu şirketlerin 2014 ve 2015 yıllarında kurulduğunu, bu şirketlerin kurulmasından sonra davalı şirketin sürekli zarar ettiğini, yine şirket yönetim kurulu üyeleri  ve 'ın şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasağına aykırı hareket ettiklerini, bu şirketlerin yönetimde yer aldıklarını, yine davalı şirketin Çerkezköy'de bulunan taşınmazı değerinin altında satıldığını, SPK lisansı Gayrimenkul Değerlendirme raporlarında da bu durumun açıkça tespit edildiğini, bu şekilde şirketin zarara uğratıldığını belirterek bu hususlarda rapor hazırlanmak üzere özel denetçi atanmasını talep etmişlerdir.  <br>İlk derece mahkemesi, davacılardan ... tarafından açılan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ... yönünden ise davanın kabulü ile davacının iddialarının karşılanması ve araştırılması amacıyla özel denetçi atanmasına karar vermiştir. <br>Ara kararı doğrultusunda mahkemece özel denetçiler atanmıştır.<br>Davalı şirket vekili 26.05.2017 tarihli dilekçesinde, özel denetçiler tarafından TTK.nın 442/1.maddesi gereğince hazırlanacak raporun aynı maddenin 2.fıkrası gereğince davacı tarafa verilmesine muvafakat etmediklerini belirterek raporun davacıya tebliğ edilmemesine ve UYAP'a kayıt edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacının bu talebi 01.06.2017 tarihli ek karar ile karşılanmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk derece mahkemesi 10.11.2017 tarihli ek kararında, bilirkişi raporunun davacıya tebliğine ilişkin 23.05.2017 tarihli ara kararının oluşturulduğu, ara kararı gereğince raporun 19.09.2017 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, 13.10.2017 tarihli ara karar ile raporun TTK.'nın 442.maddesindeki şerhle birlikte yeniden tebliğine karar verildiği, çıkartılan davetiyenin 17.10.2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalıya verilen sürenin dolmasına rağmen beyanda bulunmadığı, buna istinaden raporun davacıya tebliğ edildiği ve UYAP sistemine tarandığı gerekçesiyle davalının talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararların hiçbirisinin taraflarına tebliğ edilmediğini, TTK.'nın11.maddesi gereğince vekil sıfatıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağını, raporun avukata tebliğ edilmediğini, <br>Özel denetçi raporunun davalı şirket açısından ticari sır niteliği taşıdığını belirterek özel denetçi raporunun davacılara tebliğine ilişkin işlemin ve tebligatın iptaline, özel denetçi raporunun davacılar tarafından mahkemeye iadesine, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi 24.11.2017 tarihli ek karar ile TTK.'nın 440/2.maddesi gereğince verilen kararların kesin olması sebebiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Red kararına karşı istinaf  yoluna başvurulmuştur.<br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Davacılar ... ve ...'ın davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep etmeleri üzerine 28.12.2016 tarih, 2016/1109 karar no ile şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmiştir. <br>Davalı, özel denetçinin düzenleyeceği raporun ticari sır niteliği taşıyacağı gerekçesiyle TTK.'nın 440/2.maddesi gereğince raporun davacıya tebliğ edilmemesine dair karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi, raporun öncelikle davalı tarafa tebliğine, davalının cevabı doğrultusunda raporun davacıya tebliğ edilip edilmeyeceğinin karara bağlanmasına dair karar vermiştir. <br>Özel denetçi raporu davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği ve verilen sürede rapora karşı beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle özel denetçi raporu davacıya tebliğ edilmiştir. Davalı iş bu kararın istinafını talep etmiş, verilen kararın kesin olması gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davalı ret kararını istinaf etmektedir.<br>Dava, TTK 438 vd. maddeleri uyarınca özel denetçi atanması isteğine ilişkindir. Söz konusu hukuk normlarına göre: genel kurulun  özel denetçi  isteminin reddi halinde pay sahipleri koşulları varsa ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir. TTK 439/2.maddesine göre, '' Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır.'' TTK 440/2 maddesinin son cümlesi uyarınca da mahkemenin kararı kesin olup ilk derece mahkemesinin kararına karşın yasa yoluna başvurulması mümkün değildir (Yargıtay 11.HD 11/06/2014 tarih ve 2013/16879E-2014/11122K Sayılı Kararı) <br>İlk  derece mahkemesi HMK 346.maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. <br>HMK.'nın 341.maddesine göre ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Mahkemelerce verilen ara kararlarına karşı istinaf  kanun yolu açık değildir. <br>TTK.'nın 440/2.maddesinin son cümlesi ve HMK.'nın 341.maddesi gereğince istinafı kabil olmayan karara yönelik davalı tarafından yapılan başvurunun usulden reddine dair ilk derece mahkemesinin kararı isabetli olduğundan, istinaf başvurusunun usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.<br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 341, TTK 440 ve 346. Maddeleri uyarınca,  istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, <br>2-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Gerekçeli kararın  ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br>HMK.352.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU : TTK 440/2.maddesi  ve  HMK 341.maddesi uyarınca karar kesindir.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/02/2018<br>\t\t\t\t<br>   <br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63c3652c685de40f","SID":"b58b04c2f91e824b"}}